Arama: Devrin

Şahit Ümmet Olma Zamanı
Yazarımız Mustafa Küçük, “Şahit Ümmet Olma Zamanı” başlıklı yazısında Ramazan’ın ümmet bilincini ve şahit ümmet sorumluluğunu yeniden kuşanma zamanı olduğunu vurguluyor.

"Terörsüz Türkiye" Süreci ve Esen Barış Rüzgarları
Yazarımız Burhan Ercan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan "Terörsüz Türkiye" sürecini değerlendiren bir makale kaleme aldı.

Bir Anksiyete Makinesi: Kapitalist Laik Düzen!
Yazarımız İlyas Kösem, kapitalist laik düzenin toplumu ifsat eden boyutunu çeşitli açılardan ortaya koyan bir makale kaleme adı.

Başkan Trump ve Yeni Amerika’dan Beklentiler
Yazarımız İbrahim Er, ABD'nin yeni başkanı Trump'ın ikinci kez göreve gelmesi sonrası ABD siyasetini ve İslam beldelerindeki yöneticilerin tavrını konu edinen bir makale kaleme aldı.

Irkçılık, Laik Cumhuriyetin Zehirli Meyvesidir!
Yazarımız Süleyman Uğurlu, Kayseri'de başlayıp ülkenin farklı şehirlerine yayılan saldırıları, Türk ırkçılığının fikrî ve tarihsel kökenine ışık tutarak irdeleyen bir makale kaleme aldı.

Kapitalizm; Zararı Genelleştirir, Faydayı Özelleştirir!
Yazarımız İlyas Kösem, kapitalist ideolojinin fayda-zarar meselesine bakışını ve toplumun zengin azınlığını bu minvalde nasıl kayırdığını ortaya koyan bir makale kaleme aldı.

Abdulkadir Selvi ve Türkiye’nin Yazar Profili
Yazarımız Süleyman Uğurlu, Türkiye'nin gazeteci profilini analiz ettiği bir makale kaleme aldı.

Bir Hutbe Bir Kılıç: Demir-Kılıç Operasyonuna Karşı Kılıcı Kim Kuşanacak?
Yazarımız Dr. Abdurrahim Şen, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Ayasofya Camiinde kılıçla verdiği hutbeyi değerlendiren bir makale kaleme aldı.

Kirli Demokratik Siyaset Müslümanları Kirletmesin!
Yazarımız Hakkı Eren, demokratik siyasi arenada yaşanan ilkesiz "git-gel"i ve "İslâmi"(!) partilerdeki omurgasızlığı yazdı.

Fikir, Hayatta Siyasetle Varlık Gösterir!
Yazarımız İlyas Kösem, fikrin hayatta varlık gösterebilmesinin yegane yolunun siyaset olduğunu ortaya koyan bir makale kaleme aldı.

Korku Duvarları!
Yazarımız Ramazan Gümüş, kapitalist sistem tarafından örülen korku duvarlarını, özellikle pandemi korkusunu konu edinen bir makale kaleme aldı.

Her Devrin Sihrini Bozacak Bir Musa Vardır Elbette!
Yazarımız Yılmaz Çelik makalesinde, günümüz kapitalist göz boyacıları ile firavunun sihirbazları arasındaki benzerliği ortaya koydu...

İstanbul Bizim, Ayasofya Kimin?
İşte ahval, işte hakikat! Unuttuğunuz bir şey var: Biz vazgeçmedik! Görmediğiniz bir şey var: Biz buradayız! Bilmediğiniz bir şey var: İstanbul gibi Roma’nın fethi de müjdelendi! Korktuğunuz bir şey var: “O demişse doğrudur” diyen Rasulullah SallAllahu Al

Bir Saadet Asrı Tekrar Yaşanır Mı?
Tarihî gerçekler bize, İslâm’ın asrısaadetten sonra da iktidarda olduğu süre içinde insanlara huzur ve şeref vermeye devam ettiğini göstermektedir. Daha bir asır öncesine kadar da böyle idi. Dolayısıyla elimizde ilk günkü hali ile Kur’an ve Rasulullah Sal

Ey Müslümanlar! Ben De Oyunuza/Desteğinize Talibim
Hilâfet Devleti’nin yıkılması akabinde, yaklaşık yüz yıldır ümmet olarak yaşadığımız sefalet ortadadır. Bütün bu acıları bize yaşatan kâfir Batı’nın yaşam tarzı; akidesi laiklik, nizamı demokrasi, ölçüsü menfaat, duyguları milliyetçilik, metodu sömürgecil

Adaletin Balyozu Bu Defada Statükoya İndi
Balyoz Darbe Planı Davası 21 Eylül günü sonuçlandı. 19 Haziran 2010' da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanan ve

Ümmete Zehirli Fikirler Nerden Geldi?
İslam ümmetinin bugünkü geri kalmışlığının ve taşımış olduğu bozuk fikirlerin nedeni İslam’ı anlamadaki zafiyetindendir.

İstanbul’un Fethi
" Kostantîniyye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır! Onu fetheden askerler ne güzel askerlerdir!"

“Sultanahmet Dolmazsa Ayasofya’yı Unutun”
Her sene 29 Mayıs ta Ayasofya’nın ibadete açılması için yazılar, şiirler yazılıyor, eylemler yapılıyor, dualar ediliyor ve bu konu gündemin en önemli konusu haline getirilmeye çalışılıyor

İNGİLTERE NEYLER? ABD NE NEYLER?
Küffarın fikirleri, nizamları ve uşakları sayesinde Müslümanlar üzerlerinde siyasi tahakkümleri üstün çıktı. Bu sayede İslâm dini, ümmetin evlatlarının nefislerinde siyasî ve teşriî niteliklerini kaybetti.