
Yazarımız Abdullah İmamoğlu, Ramazan ayını ümmet bilincinin yeniden dirilişi için bir fırsat olarak ele alıyor ve “tek ümmet” olmanın Kur’an ve Sünnet temelli zorunluluğunu güçlü bir dille hatırlatıyor.

Yazarımız Muhammed Emin Yıldırım, Suriye’nin yeniden imarı ve kalkınma süreci üzerinden ekonomik bağımlılık, küresel projeler ve İslâmî çözüm perspektifini ele alıyor.

Yazarımız Burhan Ercan, modern seküler rejimlerin kriz üretme mekanizmasını “Kobra Etkisi” analojisi üzerinden ele alarak vahiyden kopuşun toplumsal ve ekonomik çöküşü nasıl derinleştirdiğini yazdı.

Yazarımız Mehmet Çetinbudak, modern çağın “kendin ol” söylemini İslâm ahlâkı ekseninde ele alarak istikamet, olgunluk ve samimiyet kavramlarını değerlendiriyor.

Yazarımız Yaşar Sami Tarhan, Epstein skandalı üzerinden Batı medeniyetinin ahlaki ve fikrî çöküşünü sorgularken, bu çürümenin arkasındaki nizam anlayışını ve insan fıtratına aykırı yapısını ele alıyor.

Yazarımız İbrahim Er, “suça sürüklenen çocuklar” kavramının ardındaki hukuki, toplumsal ve sistemsel çelişkileri ele alarak meselenin gerçek sorumlusunun bireyler değil, bizzat mevcut düzen olduğunu ortaya koyuyor.

Yazarımız Süleyman Uğurlu, milliyetçilik tartışmalarının arkasındaki asıl sorunu ele alarak meselenin Türklerin ya da Kürtlerin devleti değil, Müslümanların devletsizliği olduğunu fikrî ve tarihî temelleriyle ortaya koyuyor.

Yazarımız İlyas Kösem, küresel güç ilişkilerinin arkasındaki düzeni sorgularken, Amerika merkezli zorbalığın bir sonuç mu yoksa sistemin doğal ürünü mü olduğunu ele alıyor.

Yazarımız Remzi Özer, “Yaşam Maliyeti Krizi”ni sistemin iflası üzerinden okurken, çözümü, geçici tasarruf reçetelerinde değil, İslâm’ın adalet ve refahı güvence altına alan hayat nizamında arıyor.

Yazarımız Hakan Bolat, çağın egemenlik doktrinlerini Kur’an’ın hüküm terazisinde sorgulayan net ve meydan okuyan bir analiz sunuyor.

Yazarımız Remzi Özer, Müslümanların görünen sembollere gösterdiği hassasiyet ile hayatın tamamını kuşatan zihinsel taklit arasındaki büyük çelişkiyi bir muhasebe diliyle çözümlüyor.

Yazarımız Mehmet Çetinbudak, insanın ve toplumların kaderini belirleyen en kritik eşiklerin “seçim anları” olduğunu, gücün arttığı yerde sorumluluğun da büyüdüğünü siyer ve tarih üzerinden örneklerle hatırlatıyor.

Yazarımız İbrahim Er, 2026 asgari ücret artışını rakamların ötesine taşıyarak, komisyonun işleyişindeki yapısal etkisizliği ve kapitalist ücret siyasetinin tabandaki sömürü boyutunu analiz ediyor.

Yazarımız Emrah Akay, MESEM üzerinden yürütülen “meslek eğitimi” söyleminin arkasındaki çocuk emeği sömürüsünü, kapitalist sistemin yapısal bir sonucu olarak ele alıyor.

Yazarımız Dr. Abdurrahim Şen, Suriye üzerinden yürüyen küresel tahakküm düzenini, “devrim”, “meşruiyet” ve “uluslararası sistem” kavramları etrafında çarpıcı bir siyasal okuma ile analiz ediyor.

Yazarımız Burhan Ercan, aile kurumunun seküler politikalarla nasıl aşındırıldığını ve çözümün hangi temelde aranması gerektiğini net bir dille ortaya koyuyor.

Yazarımız Fatih Doğdu, Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretini ve “Dinlerarası NATO” olarak adlandırdığı siyasî arka planı çarpıcı analizlerle ele alıyor.

Yazarımız Yılmaz Çelik, eğri bir sistemden doğru sonuçların çıkmayacağını çarpıcı bir metafor eşliğinde anlatarak kapitalizmin toplumsal ve ahlâkî yıkımını gözler önüne seriyor.

Yazarımız İbrahim Er, G-20 Zirvesi üzerinden küresel ekonomi düzeninin gerçek yüzünü, sömürgeci devletlerin servet kontrol mekanizmasını ve Filistin–Gazze meselesinin bu jeopolitik denklemde nasıl araçsallaştırıldığını ifade eden bir makale kaleme aldı..

Yazarımız Mahmut Kar, Trump’ın Gazze planının arka planını ve bölge rejimlerinin bu plana verdiği desteğin tehlikeli sonuçlarını değerlendiriyor.