
Kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir kural tanımayan Amerika, dünyayı adeta kendisinin zannediyor.

“Bir toplumda suç ender görülüyorsa insan, sık görülüyorsa nizam bozuktur.” [Takiyyuddîn en-Nebhânî]

Ebu Ubeyde’nin şehadeti 29 Aralık 2025’te İzzeddin el-Kassam Tugayları tarafından resmen ilan edildi.

Son zamanlarda özellikle dijital mecralarda, “özgürlük” ve “mizah” söylemlerinin arkasına sığınan bazı gençlerin, İslam’ın değerlerini hedef alan aşağılayıcı paylaşımlar yaptığı görülmektedir.

Allah’ın (svt) insana bahşettiği nimetler göz önünde bulundurulduğunda, bugün gençliğin bolluk içinde bir yoksunluk yaşadığı açıkça görülüyor.

İslam dininde zamanlar, taşıdıkları manevi değerler açısından farklı derecelere sahiptir.

Müslüman beldelerde her yıl tekrar eden Noel ve yılbaşı telaşı, artık basit bir eğlence ya da süsleme meselesi değil; derin bir kimlik erozyonunun açık göstergesidir.

Bugün üzücü bir problemimiz var ki dünya üzerinde Müslüman sayısı çok olmasına rağmen Ümmetin vaziyeti her zamankinden vahim...

Allah’ın Rasulü (sav), Bedir Savaşı’na hazırlanırken Müslüman ordusunu daha düzenli bir yapıya kavuşturmuştur.

Katolik dünyasının ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun Türkiye ziyareti bize unuttuğumuz gizli bir tehlike olan “dinler arası diyalog”u yeniden hatırlattı.

İzzet ve zillet arasındaki bu keskin ayrım, Rabbimizin mutlak kudretini ve adaletini gösteren en önemli delillerden biridir.

Aydın’da, sosyal medya üzerinden Mustafa Kemal’e yönelik hakaret içerikli paylaşımlar yaptığı iddiasıyla bir Müslüman kardeşimiz tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Son günlerde art arda gelen gıda zehirlenmesi haberleri kamuoyunu meşgul ediyor.

İman yaşının sekiz, on; komutan ve lider olma yaşının on altı, on dokuz olduğu günlerden bugüne…

Türkiye Kadın Voleybol Takımı’nın şampiyonluğu ise sahadaki görüntülerle “İslâmi” etiket arasındaki keskin çelişkiyi açık biçimde ortaya koymaktadır.

Gündemimizden düşmeyen ve asla düşürülmemesi gereken Gazze’de; insanlar katlediliyor, masum çocukların hayalleri yarım bırakılıyor, çocuklar hiçbir çocuğun yaşamaması gereken dehşetlere tanıklık ediyor.

Zulüm, Ümmetin bir beldesinde bitmeden diğer beldesinde yeniden peydah oluyor. Son günlerde Sudan’dan gelen haberler gözlerin Gazze’den oraya çevrilmesine sebep oldu.

Öyleyse gelin, Allah’ın diniyle ve Hilafet Devleti ile kadınların haklarını yeniden iade edelim.

O halde bize ait olmayan düzenlere değil, bizlere hayat verecek, zulmü topyekün kaldıracak olan İslam’ın yönetim sistemine sarılın ve küfür olan Cumhuriyeti derhal terk edin!

Hiranur; "Işığın nuru" anlamına geliyor. Ne acıdır ki, o nur, karanlık bir sistemin içinde sönüp gitti.