
Bir Dernek Meselesi Değil, Bir Sistem Meselesi
Son günlerde Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent hakkında ortaya atılan iddialar ve başlatılan soruşturma kamuoyunun en önemli gündemlerinden biri oldu. Altını çizerek belirtelim ki tüm bu yaşananlar yalnızca bir dernek ya da dernek başkanının yetkisini kötüye kullanma sorunu değil. Sorunun kaynağı içinde yaşadığımız laik-demokratik sistemdir.
Kapitalizm, serveti belirli ellerde toplarken insanların çoğunluğunu ise açlık sınırında yaşamaya mecbur bırakıyor. Bir yandan insanları muhtaç hâle getirip diğer yandan bu muhtaçlığı gidermek için yardım organizasyonlarını vazgeçilmez gösteriyor. Böylece adaletsiz düzeni sorgulanmayıp zaten kendinin ürettiği mağduriyetler geçici olarak hafifletilmeye çalışılıyor.
İslam ise bizlere bambaşka bir hayat nizamı sunuyor. Hepimizin bildiği üzere İslam'da zekât, fitre, sadaka ve infak sadece bireysel ibadetler değildir; Allah'ın emrettiği iktisadi düzenin parçalarıdır. Vakıflar ise bu anlayışın medeniyet hâline gelmiş şeklidir. Açın, yoksulun, yetimin ve yolda kalmışın hakkı, insanların keyfî yardımlarına değil, Allah'ın hükümlerine emanet edilmiştir. Zekat, devletin görevlendirdiği memurlar tarafından toplanır ve ayeti kerimeyle belirlenen sekiz sınıfa dağıtılır. Bu sekiz sınıf haricinde hiçbir yere harcanmaz velev ki devletin kendi ihtiyacı olsa bile. Fitre, sadaka ve infakı ise her Müslüman en yakın akrabasına ve komşusuna verir. Böylece yardımların belli bir merkezde toplanması engellenir. Bundan dolayı yoksullara ve muhtaçlara yardım etmek için para toplanmasına ihtiyaç duyulmaz.
Kapitalist sistemde olduğu gibi insanlardan para toplayarak vakıf kurulmaz. Tam tersine Müslümanların zenginleri sadaka-i cariye olarak vakıf, medrese, camî, çeşme yaptırarak bütün insanlığın hizmetine sunarlar. Çünkü Müslümanlar nezdinde her şey Allah'ın rızasını kazanmak içindir. Osmanlı Hilafet Devleti'nden günümüze gelen vakfiyeler bunun en güzel örnekleridir.
Bugün ihtiyacımız olan şey, yardım organizasyonlarının çoğalması değil; insanı insana muhtaç eden kapitalist düzenin yerine Allah'ın hükümleriyle hükmeden bir nizamın yeniden hâkim olmasıdır. Çünkü gerçek çözüm, daha fazla bağış toplamak değil; İslam'ın hayat veren hükümlerini yeniden hayata taşımaktır. Raşidî Hilâfet'in adaletini, merhametini ve nizamını yeniden hatırlamak, bugünün krizlerine verilecek en köklü cevaptır.

İslam Bataklığı Kurutur, Kapitalizm Sinek Avlar

NATO’DAN 15 TEMMUZ’A

Kıtalar Dolaşan Ebu Cehil: Modern Mizah

ALLAH'A ADANMIŞLIĞIN ZİRVESİ: ŞEHİT OLMAK

Diplomasi Masalı Bitti: Ümmet Ordularını Bekliyor

HEPİMİZİ KANDIRDILAR!

Coğrafyaların İşgalinden Zihinlerin İfsadına

