Arama: laik

Şahit Ümmet Olma Zamanı
Yazarımız Mustafa Küçük, “Şahit Ümmet Olma Zamanı” başlıklı yazısında Ramazan’ın ümmet bilincini ve şahit ümmet sorumluluğunu yeniden kuşanma zamanı olduğunu vurguluyor.

Okullarda Ramazan Ayı Etkinlikleri: Bir İlahiden Çok Daha Fazlası
Yazarımız İbrahim Er, okullarda başlatılan Ramazan ayı etkinliklerini siyasi, kültürel ve sistemsel boyutlarıyla ele alarak meselenin görünen yüzünün ötesine dikkat çekiyor.

Ramazan Ümmet Olma Zamanı
Yazarımız Abdullah İmamoğlu, Ramazan ayını ümmet bilincinin yeniden dirilişi için bir fırsat olarak ele alıyor ve “tek ümmet” olmanın Kur’an ve Sünnet temelli zorunluluğunu güçlü bir dille hatırlatıyor.

Kobra Etkisi: Modern Rejimlerin Çözüm Çıkmazı
Yazarımız Burhan Ercan, modern seküler rejimlerin kriz üretme mekanizmasını “Kobra Etkisi” analojisi üzerinden ele alarak vahiyden kopuşun toplumsal ve ekonomik çöküşü nasıl derinleştirdiğini yazdı.

Sorun Kürtlerin ya da Türklerin Devleti Değil, Müslümanların Devletsizliğidir
Yazarımız Süleyman Uğurlu, milliyetçilik tartışmalarının arkasındaki asıl sorunu ele alarak meselenin Türklerin ya da Kürtlerin devleti değil, Müslümanların devletsizliği olduğunu fikrî ve tarihî temelleriyle ortaya koyuyor.

Amerika’nın Firavunu Trump’a Karşı Allah’ın Hükmü; Hilâfet Nizamını Kurun!
Yazarımız Hakan Bolat, çağın egemenlik doktrinlerini Kur’an’ın hüküm terazisinde sorgulayan net ve meydan okuyan bir analiz sunuyor.

Varoluşsal Bir Sorgulama
Yazarımız Remzi Özer, Müslümanların görünen sembollere gösterdiği hassasiyet ile hayatın tamamını kuşatan zihinsel taklit arasındaki büyük çelişkiyi bir muhasebe diliyle çözümlüyor.

“Aile Yılı” İlan Edilmesi Aileyi Kurtardı mı?
Yazarımız Burhan Ercan, aile kurumunun seküler politikalarla nasıl aşındırıldığını ve çözümün hangi temelde aranması gerektiğini net bir dille ortaya koyuyor.

Dinlerarası NATO
Yazarımız Fatih Doğdu, Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretini ve “Dinlerarası NATO” olarak adlandırdığı siyasî arka planı çarpıcı analizlerle ele alıyor.

Eğri Yaydan Doğru Ok Çıkmaz!
Yazarımız Yılmaz Çelik, eğri bir sistemden doğru sonuçların çıkmayacağını çarpıcı bir metafor eşliğinde anlatarak kapitalizmin toplumsal ve ahlâkî yıkımını gözler önüne seriyor.

Kemalizm Bu Topraklara Ait Değildir!
Yazarımız Remzi Özer, makalesinde; Kemalizm’in bu topraklara yabancı, sömürgeci Batı’ya ait bir ideoloji olduğunu ve Müslüman halkın değerlerini hedef alan bir proje olarak kurgulandığını vurguluyor.

İdeolojik Nötralizasyon
Yazarımız İslâm Boztepe, Batı’nın “özgürlük” ve “tarafsızlık” söylemleriyle yürüttüğü fikrî nötralizasyon sürecini ele alıyor.

Benim Yöneticim; Hilâfet İçin Yürüyendir!
Yazarımız Yılmaz Çelik, Gazze örneğinden yola çıkarak ümmetin yöneticilik sorununu ele aldı.

Gazze ve Müslümanlar İçin Tek Kurtuluş: Ulus Devlet Sisteminin Yıkılması
Yazarımız İbrahim Er, Gazze ve Müslümanların kurtuluşunun ancak ulus devlet sisteminin yıkılmasıyla mümkün olacağını ele alan makalesini yazdı.

Yerli ve Milli Olan Tek Şey Kemalizm'dir; Buyurun Sizin Olsun!
Yazarımız Süleyman Uğurlu, makalesinde Kemalizm’in “yerli ve milli” iddiasını sorgulayarak tarihsel arka planını analiz etti.

Öncesiyle Sonrasıyla “Sözü Muhatabına Söylemeye Var mısın?”
Yazarımız Süleyman Uğurlu, Gazze için yapılan tarihî yürüyüşün perde arkasını ve bilinmeyen detaylarını kaleme aldı.

Suveyda’da Neler Oluyor?
Yazarımız Muhammed Emin Yıldırım, bu makalesinde Suveyda’daki çatışmalar üzerinden bölgedeki yeni güç dengelerini ve ümmete yönelik ihanetleri akidevi bir perspektifle değerlendiriyor.

Kamçı Aynı Kamçı; Tutan El Farklı
Yazarımız Yılmaz Çelik, bu makalesinde zulmün kaynağının kişiler değil, laik kapitalist sistem olduğunu "kamçı" metaforu üzerinden vurguluyor.

Gerçekten Silahlar Susacak ve Terör Sona Erecek mi?
Yazarımız Remzi Özer, bu yazısında; PKK’nın silah bırakma sürecini, laik ulus-devletin tarihsel politikalarını ve terör sorununa karşı İslâmî çözüm perspektifini özlü bir şekilde ele alıyor.

Bir Yanda Ormanlar, Bir Yanda Kutsallar Yanıyor
Yazarımız İlyas Kösem, bu yazısında; orman yangınları ve Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e yönelik hakaretler üzerinden, mevcut sistemin zaaflarını ve Hilâfet’in gerekliliğini ortaya koyuyor.