ABD-İran Savaşı: Küfür Tek Millet, Müslümanlar Tek Ümmettir!
Ruveybida Kimdir/Nedir?
Abdullah İmamoğluAbdullah İmamoğlu15 Nisan 2026

Ruveybida Kimdir/Nedir?

Oynat: Ruveybida Kimdir/Nedir?
0:00

Son zamanlarda farklı vesilelerle gündeme gelen ve sıkça dile getirilen; Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellemin kendi zamanında olmayıp gelecekte ümmetinin başına gelecekleri anlattığı bir hadis-i şerifi bu yazımızda ele almak istiyorum. Bu yazının meseleyi bütün yönleriyle ele almaktan ziyade, yanlış bir anlayışa dikkat çekmeyi amaçlayan mütevazı bir çalışma olduğunu, sözlerimin başında ifade etmekte fayda görüyorum.

Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmaktadır:

[سَيَأْتِي عَلَى النَّاسِ سَنَوَاتٌ خَدَّاعَاتُ يُصَدَّقُ فِيهَا الْكَاذِبُ وَيُكَذَّبُ فِيهَا الصَّادِقُ وَيُؤْتَمَنُ فِيهَا الْخَائِنُ وَيُخَوَّنُ فِيهَا الأَمِينُ وَيَنْطِقُ فِيهَا الرُّوَيْبِضَةُ قِيلَ وَمَا الرُّوَيْبِضَةُ قَالَ الرَّجُلُ التَّافِهُ فِي أَمْرِ الْعَامَّةِ] İnsanlara öyle aldatıcı seneler gelecek ki, o zaman yalancılar doğrulanacak, doğru sözlü olanlar da yalanlanacaklardır. O zaman hainlere itimat edilecek, emin olanlar da ihanetle suçlanacaklardır. İşte o zaman Ruveybida konuşacaktır. Denildi ki: Ruveybida da nedir? Buyurdu ki: Kamunun işleri hakkında söz sahibi olan değersiz adamdır. [ibn Mace]

Her şeyden önce bu rivayet, birtakım değerlerin tersyüz olacağını haber vermektedir. Evet, o devir üzerimize adeta bir gölge gibi çöktü. İnsanların yalancıyı doğrulayıp doğru sözlüyü yalanladığına, haine güvenip güvenilir olanı hain ilan ettiğine artık kendi gözlerimizle şahit oluyoruz.

Son dönemin popüler kavramlarından bir tanesi de hadiste yer alan ruveybidadır. Özellikle ihtiva ettiği bilmezin toplumsal meselelerde söz sahibi olması anlamından hareketle; birileri kendi düşüncesine muhalif olanı ruveybida olmakla itham etmektedir. Kelimenin aynı anlamından hareketle kimileri de ruveybida dijital dünya için kullanmaktadır.

Hadisin siyak ve sibakına bakıldığında; ruveybida, sıradan bir konuşmacı değildir; o, konuşmasıyla toplumu yönlendiren ve aldatan bir yalancıdır, rezil kimsedir. Sözlerin dinleneceği makamın sahibidir. Makam olarak da halkın kanacağı bir makamdadır. Hadisin mesajı gayet nettir: Makamın ve sözün sahibi kimse, halkını kandıran bir demagoji ustasıdır.

Rivayetin ve özellikle ruveybida kelimesinin ihtiva ettiği anlamı daha iyi anlayabilmek için birlikte bakalım, buyurun

Ruveybida الرُّوَيبضة kelimesi, râbida الرَّابِضة kelimesinin küçültme ismidir (tasgiridir). Râbida; yüce işlerden geri kalan ve onlara talip olmayıp yerinde çakılıp kalan (oturan) aciz kişi demektir. Âlimler Ruveybida’yı şöyle betimlemişlerdir: Kamu meseleleri hakkında konuşmaya ehil-donanımlı olmadığı hâlde, toplumun genelini ilgilendiren önemli meselelerde konuşan değersiz kimsedir. [el-İ’tisâm, 2/681]

Kısacası ruveybida; ümmetin meselelerine soyunan sınırlı yeteneklere sahip, çapı düşük değersiz insanı kasteder. Yani değersiz olduğu hâlde kamu meseleleri hakkında söz söyleyen kişi demektir.

Yani rivayetteki ruveybida kelimesinin, her konuya şamil olmadığı anlaşılmaktadır. Rivayette, kamu işlerinde yetkili kimselerin kastedilmesinden hareketle; teşbih üslubundan yola çıkarak ruveybida kavramını genele teşmil etmek ve her saptırıcı durum için kullanmak doğru olmayacaktır.

Hadisteki yentiku emri'l-âmme (Kamu meselelerinde konuşur) ifadesinden de açıkça görüldüğü üzere ruveybida; toplumsal meselelerde etkin olan bir makamı ve işin hakkını vermekten aciz makamın sahibini kast etmektedir. Hal böyle olunca ruveybida kelimesini yönetici ve temsil ettiği makamdan ari olarak başkaca şeylerle -sosyal medya örneğinde olduğu gibi- sınırlandırmak ve değerlendirmek büyük bir anlam sapmasına sebebiyet verecektir.

Yukarıda da kısmen değindiğim gibi ihtiva ettiği bilmezin söz sahibi olması anlamından hareketle; ruveybida, dijital dünya için de kullanılmaktadır. Ya da algoritmik şöhret için din adına konuşan ve yönlendirme yapanlar, çağımızın ruveybidaları olarak değerlendirilmektedir.

Tabii ki söz konusu hadis bağlamında teşbihten yola çıkarak toplumsal meselelerde sosyal medyanın hoyratça kullanımına ve söz sahibi olması halinde açacağı devasa yaralara vurgular yapılabilir. Sosyal medyanın belirleyici söz sahibi olmasının tehlikelerine dikkat çekilebilir. Ancak ruveybidanın anlamını sadece bu yorumla sınırlandırmak; hadisin asıl ihtiva ettiği saptırıcı yöneticilerin toplum üzerindeki etkisi konusunun/yönünün ihmaline yol açacaktır.

Peki ruveybida kelimesine; toplumsal işlerde söz sahibi olan yöneticilerin ve etkin kimselerin dışında başka anlamlar yüklemek ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Başkaca anlamlar yüklemek her ne kadar masum birer yorum ve teşbih gibi görünse de hadisi asıl bağlamından koparacağı için hiç de iyi sonuçlar doğurmayacaktır. Bunu açıkça ifade etmekte fayda vardır.

Günümüzde en genel ifadeyle istikamet sorunsalının temel nedenini, sosyal medya kullanımını ve sadece fertlerin dini yaşamak hususunda gösterdikleri zafiyetlerle sınırlandırmak, -amiyane ifadeyle- topu taca atmaktır. Asıl suçlular olan yöneticileri görmezden gelmektir.

Ruveybida yentiku emri’l-âmme Kamu meselelerinde konuşan makam sahibi bilmez kimse ise eğer, çağımızın ruveybidaları;

Kapitalizm politikalarını uygulayarak halklarını sefalete mahkûm eden başımızdaki kifayetsiz yöneticiler değil midir?

Ulus devlet anlayışının bekçiliğini yaparak vahdetimize pranga vuran yöneticiler değil midir?

Dicle kenarındaki kuzunun sorumluluğunu dillerinden düşürmeyip Hz. Ömer’in adaletinden dem vuranlar; gerçek hayatta adaleti ve emaneti zayi ederek çağın ruveybidaları olmuyorlar ?

Laik-demokratik eğitim sistemi aracılığıyla nesilleri ahlaksızlaştıran ve manevi bir yıkıma zemin hazırlayanlar, günümüzün ruveybidaları değil mi?

Küstah Amerika ve Haçlı İttifakı karşısında ümmetin izzetini diplomatik masalarda feda eden yöneticiler, çağdaş ruveybidalar değil mi?

Coğrafyamızda ve de özellikle Gazze’de zulüm dayanılmaz bir hal almışken sadece kınama mesajları yayınlayan, elindeki askerî ve siyasi gücü mazlumu korumak için değil, koltuğunu korumak için kullananlar, asrımızın ruveybidaları değil mi?

İslam’ın değerlerini kendi siyasi emellerine alet eden, dilleri ile hak söyleyen ama icraatları batıl ile tutmak olan o aldatıcılar, zamanın ruveybidaları değil mi?

Hadisteki ruveybida ifadesinden asıl maksat; bilmez söz sahibi rezil yöneticiler ve söz sahipleridir. Bunun dışında yapılacak yorum, yöneticilerin kusurlarından ve asıl suçluların onlar olduğu düşüncesinden uzaklaşılmasına sebebiyet verecektir.

Bu da doğalında âlimlerin, İslami cemaatlerin ve dahi fertlerin, yöneticiler karşısındaki sorumluluklarının ihmaline yol açacaktır.

Yöneticilerin, halklarını, Allah’ın razı olduğu hükümler çerçevesinde siyase etme; âlimlerin ve camiaların da yöneticileri muhasebe etme gibi sorumlulukları vardır.

Emri bil maruf, nehyi anil münker amelinin işlevselliğinin anlamı, münkerle ve münkerin uygulayıcıları konumundaki yöneticilerle mücadele etmek, onları muhasebe etmektir.

Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem konuya ilişkin hadislerinde şöyle buyurmaktadırlar:

[إِنَّ النَّاسَ إِذَا رَأَوُا الظَّالِمَ فَلَمْ يَأْخُذُوا عَلَى يَدَيْهِ أَوْشَكَ أَنْ يَعُمَّهُمُ اللَّهُ بِعِقَابٍ مِنْهُ] İnsanlar zalimi gördükleri zaman eğer ellerini tutmaz ve onu zulümden engellemez ise, aradan fazla bir zaman geçmeden Allah kendi nezdinden onların hepsini kuşatacak bir azap gönderir. [Ebu Davud, Tirmizi]

[وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَتَأْمُرُنَّ بِالْمَعْرُوفِ وَلَتَنْهَوُنَّ عَنْ الْمُنْكَرِ أَوْ لَيُوشِكَنَّ اللّٰهُ أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عِقَابًا مِنْ عِنْدِهِ ثُمَّ لَتَدْعُنَّهُ فَلَا يَسْتَجِيبُ لَكُمْ] Nefsim elinde olana yemin ederim ki, mutlaka marufu emreder ve münkerden nehyedersiniz. Yahut Allah sizin üzerinize katından bir azap gönderiverir de sonra O’na dua edersiniz, ama size icabet edilmez. [Tirmizi]

Bu ve benzeri naslar; Allah’ın hükümleriyle/maruflarıyla hükmetmeleri için yöneticilere emretmeye, haram uygulamaları olan idarecileri münkerden nehyetmeye delalet etmektedir.

Bugün gerek âlimlerimizin gerekse de cemaatlerin toplumsal problemlerimize dair bir şeylerden(!) bahsetmeleri, hakikatin tamamının gizlenmeden anlatıldığı anlamına gelmez.

Zira ruveybida tipolojisinin güç kazanması, sadece o şahısların kendilerinden menkul cüretiyle ve kuvvetleriyle değil, hakikati söylemesi gerekenlerin sessizliği veya “hakikat soslu batılı” anlatmasıyla doğrudan ilintilidir.

Ruveybidaların hükümranlığı, ancak hakikat ehlinin izzetli duruşuyla son bulacaktır. Unutulmamalıdır ki; ruveybidaların varlık vesilesi, âlimlerin sükutu ve cemaatlerin maslahat gölgesine sığınmalarıdır.

Zaten bütün mesele de tam olarak bu değil mi?