Arama: kitap

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Fitnesi
Allah’ın yaratışını/fıtratı reddeden zihniyetin "eşitlik" söylemleri, İslâm nizamının asla kabul etmeyeceği ifsat projesinin söylemleridir.

Siyasal İslâm Gerçekten de Çöktü mü?
... laik rejimlerde kendilerine varlık alanı açmak isteyen -sözde- İslâmi partiler hem Türkiye’de hem de başka İslâm beldelerinde ömrünü tüketmiştir.

Huzurlu Bir Toplumun İnşasından Hepimiz Sorumluyuz!
Genel olarak tüm Müslümanlar özel olarak da yetki ve etki sahibi Müslümanlar bu gayri İslâmi gidişatı ıslah ile memurdurlar.

Beşerden Hiçbir Şey Beklemeden Peygamber Mesleğini Deruhte Edenler
Davet noktasında dik durmanın, kale gibi olup düşmanlara yol vermemenin, dostlara selamet düşmanlara eziyet olmanın en sağlam yollarının başında belki de “pazarlıksız, beklentisiz olmak” geliyordur.

Dünya Amerika’ya Nasıl Bu Denli Bağımlı Hale Geldi
Bu çemberi kırmanın yegâne yolu dünyaya gerçek barış ve güvenliği sağlayacak, içgüdü ve uzvi ihtiyaçları doğru bir şekilde düzenleyecek ideolojik bir değişimdir.

Zulüm Çarkında En Çok Ezilenler Analardır!
...devlet ve örgüt, milliyetçi duygulardan arınmadıkça, emperyalist devletler ile ilişkilerini kesmedikçe, kardeşlik ve merhamet duygularını yok eden laiklik ve materyalist fikirlerinden vazgeçmedikçe annelerin yüreğine ateş düşmeye devam edecek maalesef.

Yaw He He Fukuyama!
...eğer gerçekten sizler İslâm’ın kendi alanında, fikirler alanında, liberal demokrasinin karşısına çıkamayacağına inanıyorsanız, neden demokrasiyi bu topraklara, sempozyumlarla değil de savaşlarla getirdiniz?

Müslümanlar İçin Hayat ve Ölüm
Sekulerizmin ve modernizmin bize dayattığı gayr-ı İslâmi ve gayr-ı insanî hayatı reddedip Rabbimiz katında diri olan kullardan olmaya çalışmalıyız…

Ben Artık Büyüdüm!
O halde henüz küçük olan yavrularımıza Allah, peygamber sevgisini aşılamaya ne dersiniz? Henüz küçük olan evlatlarımızı, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden korumak için onları hayata hazırlamaya ne dersiniz?

Herkes, Tercihi İle Kazanır ya da Kaybeder!
Evet, hepimiz tercih sahibiyiz. Her an bir yol ayırımındayız. Hak ve batıl, maruf ve münker, doğru ve yanlış belli olmuştur. Muhakkak ki tercih ettiklerimizin, yaptıklarımızın veya yapmamız gerekip de yapmadıklarımızın karşılığını bulacağız.

Arife Çiçeklerimiz Solmasın
Belki bu bayram arife çiçeklerimizin yeniden can bulduğu bayram olmadı/olmayacak. Ancak Hilâfet Devleti çatısı altında arife çiçeklerimizin sokaklarımızı çiçek bahçesine çevireceği huzur ve güven dolu günler yakındır.

Bu Eğitim Modeli İle Asla!
Eğitimdeki bu kalitesizliğin kaynağı ise tatbik edilen laik seküler eğitim sistemi, kutsadıkları demokrasi ve özgürlükler fitnesidir.

Hoş Geldin Ama Hoş Görmedin Değil mi Ya Şehr-i Ramazan!
Ne Ramazan sadece yemeden-içmeden belli bir süreliğine kesilmektir, ne de diğer aylar sırf yeme-içmenin olduğu aylardır.

Oruç Kalkandır; Halife de Kalkandır!
Oruç kalkandır! Aynı şekilde İmam(Halife) da kalkandır! Oruç koruyandır, Halifede koruyandır. Ramazanı ramazan yapan Kur’an’ı Kerim ancak İslâmi bir devlet ile uygulanabilir.

Ben Hizb-ut Tahrirliyim, Terörist Değil!
Ben Hizb-ut Tahrirliyim. Görüşlerini ve fikirlerini paylaşıyorum. Bunu söylemekten utanmıyor, kokmuyor ve tekraren ilan ediyorum.

Yönetim ile İktisat Nizamı Hak ve Batılın Kırmızı Çizgisidir
Yönetim ve iktisat konularında cehaletin koyu karanlığında bocalayanlar, bu konudan hiç bahsetmediler; bahsedenlerin çoğu da gayri İslâmi sistemden etkilendiler…

Kardeşine Merhamet Etmelisin Kardeşim!
Merhamet, zulmün ve küfrün karşısında durmaya engel değildir. Buna en güzel örnek de kerim Rasulümüz SallAllahu Aleyhi ve Sellem ve O’nun kutlu ashabıdır.

Fikrî Liderliğin Amelî Yönü
İslâm Devleti olmasa dahi, İslâm Devleti kurulana kadar var gücü ile daveti taşıyan dava taşıyıcısı, İslâm’ın fikrî liderliğini pratik olarak insanlara göstermelidir.

Sosyal Medya Bağımlısı Mı Olduk?
Sosyal Medya olarak bildiğimiz internet âlemi ve daha özelde Twitter, Facebook, Instagram veya WhatsApp gibi kanalların, neredeyse günümüzün vazgeçilemeyen birer iletişim aracı olduğu herkesçe malum.
Hizb-ut Tahrir ve Bülent Kurşun
Hizb-ut Tahrir davası, 28 Şubat davaları ve en ufak bir eleştiriden dolayı örgüt üyeliğine sokularak haksız yere ceza verilen herkese yönelik mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor. Şuanda haksız yere cezaevlerinde yatan bu kardeşlerimizin vebali hepimizin