Arama: malum

Fetih Ayı Ramazan’ın Gölgesinde Yeni Dünya Düzeni Arayışları
Yazarımız Ömer Salman, makalesinde; Ramazan ayının İslâm tarihinde bir çok fetihlerin gerçekleştiği ay olduğunu hatırlatarak Ramazan 1441’i bu minvalde hatırlamanın önemine işaret ediyor.

Anıtkabir Serbest, Cami Yasak!
Yazarımız Muhammed Emin Yıldırım makalesinde, 23 Nisan tarihinin önemine ve yöneticilerin Batılı nizam uğruna İslâm’ın şiarlarından nasıl vazgeçebildiklerine dikkat çekiyor...

‘Biz Bize Yeteriz!’ Ama Nasıl?
Yazarımız Muhammed Emin Yıldırım bu makalesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı "Biz bize yeteriz" kampanyasını farklı bir bakış açısıyla değerlendiriyor...

Korona ‘Kapitalizmvirüsü’nün Eseri mi?
Yazarımız Abdullah İmamoğlu, koronavirüsün gündeminden hareketle dünyayı ifsat eden kapitalizmin özellikle kadın-erkek ilişkilerine etkisini yazdı.

Batı’dan İthal Yasalar, Ailenin Islahına Değil İfsadına Sebep Oluyor!
Av. Mustafa Kocamanbaş, "Aile, Nesil ve Toplum İslâm ile Korunur!" başlıklı kampanya çerçevesinde "Batı’dan İthal Yasalar, Ailenin Islahına Değil İfsadına Sebep Oluyor!" başlıklı bir makale kaleme aldı.

Gelin Göçmenler Üzerinden Demokrasiye Bir Kez Daha Bakalım!
Yazarımız İlyas Kösem, Avrupa’ya geçmek için sınırlara yığılan göçmenlere yapılanlar üzerinden Batılı değerlerin tutarsızlığını gözler önüne serdi.

Çocuk Eğitiminde Ebeveynlerin Duruşu
Çocuklarımızı Batı’nın pençesinden kurtarabilmemiz için biz aile bireyleri olarak İslâm’ı yaşamalıyız.

İncirlik’in Kapatılması Şer’an Vacip, Aklen Zaruridir!
“Gerekirse” söz kalabalığını bırakın. Amerika’yı bu topraklardan kovmak, onlarla işbirliğini sonlandırmak için bir değil binlerce şer’î ve akli sebep varken hâlâ “gerekirse kapatırız!” demek açık bir aldatmadır.

Şehir Hast-AVM’leri
Sağlık, eğitim gibi toplumun temel ihtiyaçlarını halkına herhangi bir bedel yüklemeden, zengin-fakir, emekli-çalışan, memur-işçi ayrımı yapmadan mümkün olan en üstün standartlarla ücretsiz olarak karşılamakla, garanti etmekle mükelleftir.

Şu İneği Kesecek misiniz?
Bu iktidarı destekleyen Müslümanların artık şu soruyu sormaları gerekmez mi: İneği hâlâ neden kesmiyorsunuz?

Muhafazakâr İslâmcılık Anlayışı ve İslâmcıların Zaviyesinden "Kadın"
Batılı kâfirlerin metodu hep aynı, hiç değişmedi. “On yılda on beş milyon genç yaratma” adına İslâm’ın mukaddesatına saldır! Müslümanları tartışma zeminine çek! Dinleri hakkında şüphe oluştur ve güvenlerini sars! Sonra batılın çözümünü ortaya koy!

Bu Gidiş Nereye?
Bizler, olmamızı istediğiniz laik kimliğe bürünmektense “muhakkak ki zindan sizin benden istediğinizden çok daha hayırlıdır” diyen Yusuflarız!

Piyon Olmayı Şah Olmaya Tercih Etmek
...ölümü öldüren ordularla korktukları şeyi onlara yaşatırsınız ki o vakit, bu satranç tahtasının piyonu değil şahı olursunuz.

Batıl Demokratik Yasalar Kadını Koruyamaz!
Dolayısıyla kadına yönelik şiddet olayları, bunların İslâm’dan değil bizzat kâfir Batı’nın demokratik/kapitalist nizamlarından kaynaklandığının bir başka kanıtıdır.

Türk Yargısı ve Adaleti...
Eğer Türkiye’de bir yargı reformu yapılacaksa öncelikle işe bugüne kadar verilen haksız ve hukuksuz kararlardan dolayı özür dileyerek başlanmalı. Ardından da siyasi davalardan dolayı bugün cezaevinde bulunan, tüm Müslüman tutsaklar serbest bırakılmalıdır.

AKP ile Ateist Gençlik
İşte bu gençliğin yani Müslüman siyasetçilere güvenmeyen gençliğin tahkiki imana sahip olmadığı için bir kaç propaganda neticesinde İslâm’dan uzaklaşması aslında şaşılacak bir şey değil.

Yüzyılın İhanet Antlaşması ve "İsrail" Sorunu!
Güçlü siyasi bir irade ve kavi bir ordu ile “İsrail” varlığının yok edilmesi ancak Râşidî Hilâfet Devleti’nin varlığı ile mümkün olabilir.

İstanbul’da Seçimden Önce Son Çıkış
Hey gidi İstanbul hey! Düştüğün durumlara bak. Yetmedi, bir de seni yönetmeye talip kişilerin düştüğü durumlara bak…

Batı’nın Yeni Silahı: Müslüman Feminist
Hayatımızı düzene sokan, değil insanlık tüm canlıların kurtuluşuna vesile olan en adil nizam İslâm risaleti, takriben 1400 yıl önce her türlü müşkülümüzü çözen İslâm Nizamı değil midir?

Kimliğimiz Sahipsiz Kaldı!
Fakat yaşananlar bu hususta İslâmi kimliğimizin savunmasız, korunmasız bir durumda olduğunu gösteriyor. Peki, İslâmi kimliğimiz böylesi durumlardan nasıl korunacak? Kim, İslâm’a ve O’nun değerlerine sahip çıkacak?