Arama: NSU

İstanbul Sözleşmesine Karşı Tutumumuz Nasıl Olmalı?
Tek başına KADEM’i, İstanbul Sözleşmesi’ni ya da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ni tartışarak Müslüman kadın, aile ve toplum için hiçbir yere varamayız. Çünkü mesele KADEM’in çapından daha büyük bir meseledir.

Yüzyılın İhanet Antlaşması ve "İsrail" Sorunu!
Güçlü siyasi bir irade ve kavi bir ordu ile “İsrail” varlığının yok edilmesi ancak Râşidî Hilâfet Devleti’nin varlığı ile mümkün olabilir.

İstanbul’da Seçimden Önce Son Çıkış
Hey gidi İstanbul hey! Düştüğün durumlara bak. Yetmedi, bir de seni yönetmeye talip kişilerin düştüğü durumlara bak…

Herkes, Tercihi İle Kazanır ya da Kaybeder!
Evet, hepimiz tercih sahibiyiz. Her an bir yol ayırımındayız. Hak ve batıl, maruf ve münker, doğru ve yanlış belli olmuştur. Muhakkak ki tercih ettiklerimizin, yaptıklarımızın veya yapmamız gerekip de yapmadıklarımızın karşılığını bulacağız.

’Aile’yi Yıkma Kimlerin Projesi?
Ülkeyi idare edenler, ya demokrasi ve kapitalizmin aileyi, insanlığı ifsat edici uygulamalarını devam ettirirler ya da aileyi, toplumu, Müslümanları ve insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkaracak İslâm nizamına yönelirler.

Batı’nın Yeni Silahı: Müslüman Feminist
Hayatımızı düzene sokan, değil insanlık tüm canlıların kurtuluşuna vesile olan en adil nizam İslâm risaleti, takriben 1400 yıl önce her türlü müşkülümüzü çözen İslâm Nizamı değil midir?

Kimliğimiz Sahipsiz Kaldı!
Fakat yaşananlar bu hususta İslâmi kimliğimizin savunmasız, korunmasız bir durumda olduğunu gösteriyor. Peki, İslâmi kimliğimiz böylesi durumlardan nasıl korunacak? Kim, İslâm’a ve O’nun değerlerine sahip çıkacak?

Neyi Seçiyoruz?!
Gerek önceki parlamenter sistem, gerekse şimdi ki başkanlık sistemi, demokratik küfür nizamının üzerine kuruludur. Dolayısıyla yapılan tüm seçimlerde kazanan hep Batılı fikirler, Batılılar oldu. Hep Demokrasi kazandı, laiklik kazandı, kâfirler kazandı!

Cezaevinden Mektup Var!
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi O’nun hidayetine tabi olanların üzerine olsun. Bu satırları size Silivri 4 No’lu Cezaevinden yazıyorum.

Ben Hizb-ut Tahrirliyim, Terörist Değil!
Ben Hizb-ut Tahrirliyim. Görüşlerini ve fikirlerini paylaşıyorum. Bunu söylemekten utanmıyor, kokmuyor ve tekraren ilan ediyorum.

Hatırlatalım İstedim!
Bu ülkede ezana kimlerin tahammül edemediğini biz çok iyi biliyoruz. Ancak bu bir avuç zavallı azınlığın kimlerle uğraştıklarını bilmediklerini de buraya not düşmek isterim.

Yarınımız Olan Ahiret Yurdu
Bugün elde etmek için pesinde koştuğumuz şeylerin asılları ve tükenmeyenleri içinde bulunan cennetleri elde etmek için Ahireti sıkça gündemimizde tutmalı ve bunun için mücadele etmeliyiz.

Güç Mefhumunu Doğru Anlamak / Mehmet Aydın
...Müslümanlara tekrardan hatırlatıyorum: gerçek güç sahibi Allah Celle Celalehu, sadece O’na bağlanan ve yalnız O’ndan korkan muttaki Müslümanlar ile beraber olacaktır.

Kirli ve Haince Yapılan Siyaset
Evet, bu coğrafyanın çektiği bu ıstırabın birinci müsebbibi kesinlikle Müslümanlar ve başlarında bulunan zelil, hain yöneticilerdir.

Unutuyoruz! Unutmasa İdik Meleklerle Musafahalaşacaktık
...evet, çok ama çok unutuyoruz. Unutmasa idik neredeyse melekler ile musafahalaşacaktık. Unutmanın mutlak anlamda dermanı yok ancak minimize etmenin yolları var.

Yeniden Bismillah!
Dolayısıyla Yargı artık Hizb-ut Tahrir hakkında net bir karar vermelidir. Bu hukuksuzluklar böyle devam edemez, etmemeli…

İslâm, Kapsamlı ve Kuşatıcı İdeolojisiyle İnsanlık İçin Yegâne Alternatiftir!
Kapitalist ideoloji, tüm sömürüsüne rağmen hâlâ varlığını sürdürebiliyorsa, karşısında bu sömürüsüne engel olacak ve onu tarihin karanlık sayfalarındaki yerine gönderecek İslâmi ideolojinin tatbik-korunma-yayılma metodu Raşidî Hilâfet Devleti’nin olmaması

Durumdan Vazife Çıkarmak
Kapitalizmin ve beşerî sistemlerin uygulamaları altında hayatta kalma mücadelesi veren İslâm ümmetinin hâli izaha muhtaç değildir.

Olmuyor İşte! Niye Israr Ediyorsunuz?
Eskiden olduğu gibi bizi izzetli kılacak İslâmi hayata ve onun yönetimi olan Râşidî Hilâfet’e dönelim. İslâmi hayata dönmek akidemiz gereğidir. Sonucu ise tarihte görüldüğü üzere adil, şahit ve kalkınmış bir toplumdur.

Cenevre’den Tahran’a İhanet Yolu
Devrim, birkaç muhlisin küçük bir yerde “Rejim devrilecek!” sloganıyla başlamıştı. Bugün, dünden daha zor bir süreci yaşamaktayız. Ayı, sırtlan, çakallarla birlikte kuzu postuna girmiş kurtların bir olduğu; para, insan ve teçhizatla donatılan düşmanların