Arama: çözüm

Sistem Tartışmalarının Neresindeyiz?
’Müslümanlar olarak biz bu sistem tartışmalarının neresindeyiz?’ demiştik makalenin başında, biz bu sistem tartışmalarının dışında değiliz bizatihi içindeyiz.

Yüzyılın İhanet Antlaşması ve "İsrail" Sorunu!
Güçlü siyasi bir irade ve kavi bir ordu ile “İsrail” varlığının yok edilmesi ancak Râşidî Hilâfet Devleti’nin varlığı ile mümkün olabilir.

Yüzyılın Tokadı!
Filistin’in büyük bir bölümünden vazgeçerek ‘67 sınırları içerisinde bir devlet istemenin anlamı tek cümle ile “Filistin’i Yahudilere peşkeş çekmektir!”

İstanbul’da Seçimden Önce Son Çıkış
Hey gidi İstanbul hey! Düştüğün durumlara bak. Yetmedi, bir de seni yönetmeye talip kişilerin düştüğü durumlara bak…

Herkes, Tercihi İle Kazanır ya da Kaybeder!
Evet, hepimiz tercih sahibiyiz. Her an bir yol ayırımındayız. Hak ve batıl, maruf ve münker, doğru ve yanlış belli olmuştur. Muhakkak ki tercih ettiklerimizin, yaptıklarımızın veya yapmamız gerekip de yapmadıklarımızın karşılığını bulacağız.

İman Slogandan Öte Bir Şeydir
Rabbimiz bizden sadece iman etmeyi değil, imanımıza herhangi bir şirk, küfür karıştırmamamızı; sadece amel işlemeyi değil, salih/Kur’an ve Sünnet’e uygun amel işlememizi bizlerden talep etmektedir.

İslâm’dan Uzaklaşan Toplum
...acilen tek çözüme odaklanmamız ve toplumsal değişimi gerçekleştirecek inkilabı gerçekleştirmek zorundayız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Bu Eğitim Modeli İle Asla!
Eğitimdeki bu kalitesizliğin kaynağı ise tatbik edilen laik seküler eğitim sistemi, kutsadıkları demokrasi ve özgürlükler fitnesidir.

Muhasebe Edil(e)meyen Lider, Zorba Olur!
İslâm’ın yönetim modeli olan Hilâfet’te, halife olacak olan kişi ister bir partinin lideri olsun, isterse belli bir partinin gösterdiği bir aday olsun, seçilip halife olduktan sonra söz konusu parti ile bağı kesilir.

Birileri Demokrasinin Namusundan mı Bahsediyor?
Gerçekten bir şeylerin namusunu dert ediniyorsanız bu ümmetin inancını, değerlerini, kanlarını, ırzlarını demokrasinin şerrinden muhafaza edip onu def etmek yapılacak en namuslu iş olsa gerek.

Ben Hizb-ut Tahrirliyim, Terörist Değil!
Ben Hizb-ut Tahrirliyim. Görüşlerini ve fikirlerini paylaşıyorum. Bunu söylemekten utanmıyor, kokmuyor ve tekraren ilan ediyorum.

Yönetim ile İktisat Nizamı Hak ve Batılın Kırmızı Çizgisidir
Yönetim ve iktisat konularında cehaletin koyu karanlığında bocalayanlar, bu konudan hiç bahsetmediler; bahsedenlerin çoğu da gayri İslâmi sistemden etkilendiler…

Rıfk ve Mevcut Toplum
“Benim adım Rıfkı. Bakmıyor musunuz toplumun haline? Nasıl sakin olayım? Devlet nerede? Tüm bu pislikler, suçlar yapılırken bir Müslüman nasıl sakin olabilir?”

Kapitalizm; Bumerang Etkisi
...kapitalizm artık tıpkı bumerang etkisi gibi kendi sonunu hazırlamaktadır. Hal böyle olunca bugün dünyanın hasta adamı ‘kapitalizm’, yarının sağlıklı adamı ise ‘İslâm’dır.

İslâm, Kapsamlı ve Kuşatıcı İdeolojisiyle İnsanlık İçin Yegâne Alternatiftir!
Kapitalist ideoloji, tüm sömürüsüne rağmen hâlâ varlığını sürdürebiliyorsa, karşısında bu sömürüsüne engel olacak ve onu tarihin karanlık sayfalarındaki yerine gönderecek İslâmi ideolojinin tatbik-korunma-yayılma metodu Raşidî Hilâfet Devleti’nin olmaması

Düşmanına Benzemek
Bu ümmetin ataları belki savaş meydanlarında düşmana yenildi fakat hiçbir zaman onlar gibi olmadı. Onların hadaratını kabul etmediği gibi buna karşı durarak canını vermekten çekinmedi. Fakat bugün Müslümanların başındaki yöneticiler o düşmanlara benzemek

Zaferini Çaldın!
Zaferini çaldırma! Allah’ın hükümlerini yeryüzüne hâkim kılmak için çalışmak, çalışmak, yine çalışmak lazım.

Geleceği Gençler, Peki Gençleri Kim Yönlendirir?
Ey Müslüman gençler! Evler, sokaklar, parklar ve meydanlar sizin. Çünkü gelecek sizindir ve gelecek, ancak sizin çalışmanızla güzelleşecektir.

Nefsin Esiri Olan Müslüman
Nefsin (insanın) gidebileceği iki yol örneklerimizde olduğu gibi ya haram olan yiyecek ve içecek olacaktır ya da helal kesilmiş et ile alkol içermeyen içecek olacaktır.

Cumhuriyet 95 Yılda Müslümanlara Ne Verdi?
Zaferlerle dolu İslâm tarihinin en utanç verici, en yıkıcı ve en uzun süreli tahribata neden olan musibeti, 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilanıyla yaşanmıştır.