Arama: Temmuz

Küresel Servet Eşitsizliği
Yazarımız Suat Altıparmak, kapitalist sistemin uygulanması sonucunda açığa çıkan küresel servet eşitsizliği zulmünü yazdı...

Hilâfet Ümmetin Projesi ve Özlemidir!
Yazarımız Haluk Özdoğan, kaç zamandır gündemi meşgul eden Hilâfet tartışmalarını konu edinen bir makale kaleme aldı.

Ezan, Başörtüsü ve Ayasofya!
Yazarımız Mustafa Küçük makalesinde; ezan, başörtüsü ve Ayasofya üzerinden Türkiye’de dönemsel hakim siyasi mantaliteye bir bakış sundu.

Demokrasi Onların, İslâm Bizimdir!
Yazarımız Fatih Doğdu, kapitalist nizamın bozukluğundan hareketle bugünün demokrasi sevicilerinin tutarsız tavırlarını ortaya koyuyor.

Ayasofya’ya Dair Farklı Bir Mesele
Yazarımız Abdullah İmamoğlu makalesinde; Ayasofya’nın statüsüne dair fıkhi hususlara değinen bir makale kaleme aldı.

Siyasal İslâm Gerçekten de Çöktü mü?
... laik rejimlerde kendilerine varlık alanı açmak isteyen -sözde- İslâmi partiler hem Türkiye’de hem de başka İslâm beldelerinde ömrünü tüketmiştir.

Muhafazakâr İslâmcılık Anlayışı ve İslâmcıların Zaviyesinden "Kadın"
Batılı kâfirlerin metodu hep aynı, hiç değişmedi. “On yılda on beş milyon genç yaratma” adına İslâm’ın mukaddesatına saldır! Müslümanları tartışma zeminine çek! Dinleri hakkında şüphe oluştur ve güvenlerini sars! Sonra batılın çözümünü ortaya koy!

AKP ile Ateist Gençlik
İşte bu gençliğin yani Müslüman siyasetçilere güvenmeyen gençliğin tahkiki imana sahip olmadığı için bir kaç propaganda neticesinde İslâm’dan uzaklaşması aslında şaşılacak bir şey değil.

Suriyeli Mülteciler ve Türkiye’nin Göç Politikası
Türkiye’nin Suriye devrimi ve Ortadoğu’ya yönelik kendine ait bir siyasi çözüm planı olmuş olsaydı Türkiye’deki 2-3 milyon Suriyeli Türkiye’nin sırtına hiçbir zaman yük olmazdı.

Adı Ne Fark Eder?
... İslâmi bir hayat arzuluyorsan sana reva görülecek olan sadece ve sadece zulümdür!

İstanbul Sözleşmesine Karşı Tutumumuz Nasıl Olmalı?
Tek başına KADEM’i, İstanbul Sözleşmesi’ni ya da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ni tartışarak Müslüman kadın, aile ve toplum için hiçbir yere varamayız. Çünkü mesele KADEM’in çapından daha büyük bir meseledir.

Urumçi ve Başbağlar Katliamı
Halkı Müslüman olan 56 devletin yönetimlerine rağmen, Türkistan coğrafyasında, Ortadoğu’da, Afrika’da velhasıl İslâm coğrafyasında yüzyılın dramı yaşanıyor!

Çin’in Yalanlarına Siz de mi İnanacaksınız?
Bugün 5 Temmuz Urumçi katliamının 10. Yıldönümü. Her yıl yeni uygulamalar ve projeler ile Müslümanlara akıl almaz zulümleri uygulayan kâfir Çin yönetimi 2009 yılında Urumçi’de büyük bir katliam yaptı.

“Demokrasi Despotizme Dönüşür”
Seçimden sonraki gün manşetlerde, siyasilerin, gazetecilerin, muhalefetin, iktidarın, sözde sanatçıların dilinde aynı söz: “Demokrasi kazandı!”

Mülakat; Liyakatin Değil, ‘Benden Olmayan’ın Tespiti Olmuş!
Bir zamanlar imam hatip liselerine getirilen katsayı zulmü vardı. Bundan dolayı birçok meslek ve imam hatip lisesi mezunu üniversiteye gidemiyordu. Bu bir zulümdü elbette.

Cumhuriyet 95 Yılda Müslümanlara Ne Verdi?
Zaferlerle dolu İslâm tarihinin en utanç verici, en yıkıcı ve en uzun süreli tahribata neden olan musibeti, 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilanıyla yaşanmıştır.

Olmuyor İşte! Niye Israr Ediyorsunuz?
Eskiden olduğu gibi bizi izzetli kılacak İslâmi hayata ve onun yönetimi olan Râşidî Hilâfet’e dönelim. İslâmi hayata dönmek akidemiz gereğidir. Sonucu ise tarihte görüldüğü üzere adil, şahit ve kalkınmış bir toplumdur.

Milliyetçilik Sahih Bir Bağ Değildir!
Tıpkı vatancılık, menfaatçilik ve ruhi bağ gibi Milliyetçilik de Müslümanları bir araya getirmeye yarayan sahih bir bağ değildir. İslâm ümmetini bir araya getirecek, onun kardeşliğini pekiştirecek en sahih bağ, İslâm akide bağıdır.

Erdoğan Başkan Olduktan Sonra Nasıl Bir Yol İzleyecek?
Batı güdümündeki İslâm beldelerinin sanki Batı’dan bağımsızmış gibi hareket etmesi suretiyle bir şekilde ılımlı İslâm’ı savunan bir zemin oluşturulmak istenecek. Bu şekilde ümmetin arzuladığı Hilâfet fikri biraz daha ötelenmiş olacak.

24 Temmuz Lozan; Kazandık!
Lozan ile askerî ve siyasi birliğimiz sona erdirilmiş, beldelerimiz tarumar olmuş, Ümmet-i Muhammed’in coğrafyası 55 ayrı ülkeye bölünmüştür.