
Diplomalı Neslin Sessiz Çöküşü
Yeni bir eğitim-öğretim yılına girmiş bulunmaktayız. Müfredat yenilendi, bazı yeni kararlar alındı. Bu kararlardan bir kesim memnun bir kesim ise şikayetçi oldu. Okullara mescit yapılması çoğu veliyi sevindirirken birçok veliyi de öfkelendirdi. Bir veli, sosyal medyada paylaştığı video ile çocuğunun cuma namazı vaktinde okulda bulunmaması yönündeki isteğini dile getirip bu karara tepkisini gösterdi. Sistemin verdiği özgüvenle İslam'a olan kinlerini kusmaya devam ediyorlar.
Kapitalist düzende yeni nesil; İslam’dan uzak, fikirden bir haber, sorumluluk almaktan imtina eden bir hale geldi. Oysaki İslam’daki eğitim sistemine baktığımızda, İslam nizamı Dâr-ul Erkam’da yeryüzünün en hayırlı şahsiyetlerini, yani Sahabeyi yetiştirmişti. Öyle ki insanlık onlardan önce de sonra da onlar gibisine şahit olmamıştır. Onlardan sonra gelen nesiller de aynı esas üzere yetiştiler ve her daim yeryüzünün en hayırlı ümmeti oldular. Onların çocukları ve gençleri âlim, mütefekkir, ilim insanı, fizikçi, kimyacı, matematikçi, mimar, mühendis ve siyasetçi oldular.
Günümüzde ise soran, sorgulayan, düşünen, araştıran bir neslin olması imkânsız gibi... Çünkü çocuklarımızın ve gençlerimizin sormasına müsaade etmeyen müfredatlarla hayata bakış açısını, kim olduğunu, nereden gelip nereye gideceğini, nasıl bir hayat tarzı yaşaması gerektiğini, niçin yaratıldığını dahi çözemeyen bir nesil icat edildi. Sorması, düşünmesi, araştırması istenmedi; tüm gençlik ezberci bir eğitim sistemine maruz bırakıldı.
Tüm bunların yanı sıra eğitimin evde başlayıp okulda devam ettiğini, en doğru ve kapsamlı müfredatın İslam nizamı olduğunu idrak etmek gerekir. Ahlaklı, cesur, becerikli ve yeteneği doğrultusunda kendini geliştirmiş bir nesli hayallerimize hapsetmeyi bırakmalıyız. Artık şu hakikati kabullenmeliyiz: İslam'ın esaslarını temel almayan, Allah’a güzel bir kul olmayı amaç edinmeyen bir sistemden başarı bekleyemeyiz. En çok da yanlışı burada yapmadık mı zaten? Küçücük çocukların çantalarında silgi, defter yerine silah, kesici alet ve beyinlerini uyuşturan maddeler taşımasına şahit olduk. Eğitmeye, öğretmeye, elinden gelse annelik ve babalık yapmaya çalışan öğretmeninin ve aynı sırayı, belki de aynı lokmayı paylaştığı arkadaşının katili oldu bir nesil. Bunların özrü olarak da sistem, okulun ismini ölen öğretmenin adıyla değiştirerek helallik dilemiş oldu! “Ben okuyamadım, çocuğum okusun”, “Ceketimi satar yine çocuğumu okuturum” diyen anne babalar, maalesef sistemin bozukluğuna kurban giderek “diplomalı katiller” yetiştirmiş oldu.
Oysaki Peygamber Efendimiz (sav), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel ahlak ve terbiyeden daha kıymetli bir ikramda bulunmamıştır” buyurmuştu. Rabbim önce ailelere bu hadisin mefkuresini anlamayı, onu hayatlarına geçirmeyi nasip eylesin. Sonra da evlatlarımızın; güven içerisinde aklederek, düşünerek, sadece bir kâğıt parçası için değil topluma ve İslam’a faydalı olacağı bir düzen içerisinde okuyacakları Raşidi Hilafeti bizlere ikram eylesin. Âmin.

Kutsal Mekke’de İhanet Anlaşması

Kaybolan Heybet, Çiğnenen İffet

ALGILAR VE OPERASYONLAR

TEK SAF, TEK İRADE

Dijital Çağda Nesil Emniyeti

Diplomalı Neslin Sessiz Çöküşü

ÜÇLÜ İTTİFAK İLK SINAVINDA ÇÖKTÜ

İŞ BİRLİĞİNE Mİ YOKSA ÜMMETİN BİRLİĞİNE Mİ İHTİYACIMIZ VAR?

EKOSİSTEM VE ZİHİNSEL BAĞIMSIZLIK
