ABD-İran Savaşı: Küfür Tek Millet, Müslümanlar Tek Ümmettir!
Laik Düzen Nesli İfsat Ediyor
Zehra DemirZehra Demir17 Eylül 2020

Laik Düzen Nesli İfsat Ediyor

Günler, saatler geçmiyor ki Batı’nın Müslüman nesle dayattığı fasit kanunlar işlev bulmasın. Nereden geldiği, niçin yaratıldığı ve nereye gideceği hakkında sahih bir çözüme ulaşamamış gençler, İslam’dan uzak gayesiz bir hayat sürdürmekte ve tüm yanlışları doğru bilip sonucunu düşünmeden yapabilme cesareti bulabilmektedir.

14 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleşen bir olayda, 13 yaşındaki kadın F.N.B, 17 yaşındaki Muhammed Reşit Yıldırım’ın kendisine tecavüz ettiğini, sonrasında hamile kaldığı için kürtaj olduğunu iddia etti. Bunu öğrenen kızın babası Emrah B. Muhammed Reşit Yıldırım’ı öldürdü. Olay sonrasında ise asıl gerçekler ortaya çıktı. Yürütülen davada, Yıldırım’dan ve F.N.B’ye ait ceninden alınan örneklerin tetkik edilmesi sonucunda baba-çocuk ilişkisi bulunmadığı belirlendi. Aslında F.N.B Muhammed Reşit Yıldırım ile değil de bir başkasıyla birlikte olduğunu, kendisini korumak istemesi sonucu suçu Yıldırım’a attığını itiraf etti. Ve iftira suçundan tutuklandı. Bir kadın, önce zina yapıyor, ardından karnındaki cana kıyıp katil oluyor, olayla hiçbir alakası olmayan iffetli bir erkeğe iftira atıyor ve yine katil oluyor! Burada öldürülen 17 yaşındaki erkek masum olduğu halde “çocuk” sayılmıyor. Fakat medyanın, siyasetin ve laik hukukun kullandığı dil; ahlaksız, zani, iftiracı ve üstelik katil olan “13 yaşındaki kadın” konusunda çok “ayrımcı” oluyor. Masum canları, toplumun iffetini yok eden bu kişi için “çocuk” tabirini vurgulayarak kullanıyor!

Yine başka bir olayda, Erzurum'da Üniversite öğrencisi 20 yaşındaki kadın A.K, gayri-meşru ilişki yaşadığı erkekle T.O (22) alkollü olduğunu, gece birlikte bekâr evine gittiğini belirterek T.O (22) ve onunla beraber 4 erkeğin daha kendisine tecavüz ettiğini iddia etti. Gözaltına alınan 5 erkek tutuklanıp 3,5 ay hapis yattı. Üniversite öğrencisi A.K daha sonra şikâyetinden vazgeçerek sanıklara iftira attığını söyledi. Yürütülen davada 20 yaşındaki kadın, T.O ile aynı okulda okuduğu için 4-5 ay birlikte olduğunu, bir süre sonra terk edildiğini, başka bir kızla okula gelince çok kızdığını, olay günü T.O (22) ve K.C (30) ile kendi rızasıyla birlikte olduğunu anlattı. Bunun üzerine mahkeme tutuklu 5 kişinin beraat etmesini kararlaştırarak tahliye etti ve A.K hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulundu. İşte ahlaksız, zani bir kadın, ahlaksız iki erkekle beraber zina ediyor, bununla ilgisi olmayan diğer üç kişiye de kolayca iftira atabiliyor. Kadının beyanı esas alınarak masum üç kişi aylarca hapis yatıyor ve kadın suçunu itiraf edene kadar suçsuz olduğunu kanıtlayamıyor.

Böylece laik kanunlar çerçevesinde yapılan haberlerde zina etmeyi, iftira atmayı ve katil olabilmeyi sade ve normalleştirilmiş bir halde okuyor veya dinleyebiliyoruz. Dolayısıyla her geçen gün daha fazla genç insan cürüm dolu haberlere maruz kalarak farkında olmadan kötüye doğru evriliyor. Oysa bugün bu gençler İslâm’ın gölgesi altında yetiştirilmiş olsalardı böylesi fasit bir bakış acısına sahip olmayacak, kötülüklere meyletmeyeceklerdi.

Laik devlet düzeni önce insanların hayatından olmasına sebep oluyor, sonra çözüm arıyor! İnsanlar öldükten sonra veya katil olduktan sonra çözüm(!) üretmeye koyuluyor ki onun çözümleri hiçbir zaman vakıayı değiştirmeye yetmiyor. Örneğin; genç yaşta evliliğe en ağır cezalarla mani olurken, çocuk yaşta zinayı çağdaşlık ve hürriyet olarak görüyor...

Fakat İslam insanı dünyaya ilk geldiği andan itibaren tüm hayatı boyunca yetiştirip terbiye eder ve sahih bir yola yönlendirir. Bir işe kalkışmadan önce uyarır, nasihat eder. Özellikle iffetli bir gençlik için Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:

﴿وَلْيَسْتَعْفِفِ ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّىٰ يُغْنِيَهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ﴾ “Evlenme imkânı bulmayanlar, Allah lütfundan ihtiyaçlarını giderinceye kadar iffetlerini korusunlar.” [Nur 33]

Rasulullah Aleyhi’s-Salatu ve’s-Selam şöyle buyurmuştur: «يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ مَنِ اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ، فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ، وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ، وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ، فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاء» “Ey gençler topluluğu! Kimin gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik, gözü (haramdan) sakındırır ve iffeti en iyi şekilde korur. Evlenmeye gücü yetmeyen kimse ise oruç tutsun. Çünkü oruç insanın şehvetini kırar.” [Buhari, İbni Mace, Müslim] Ve yine şöyle buyurmuştur:

«قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:أَرْبَعٌ مِنْ سُنَنِ المُرْسَلِينَ: الحَيَاءُ، وَالتَّعَطُّرُ، وَالسِّوَاكُ، وَالنِّكَاحُ» “Dört şey peygamberlerin sünnetlerindendir: Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek.” (Tirmizi)

Böylece İslam’ın içtimai nizamı kadın erkek ilişkilerini düzenleyerek sağlam evlilikler kurmayı, sağlıklı ve iffetli nesiller yetiştirmeyi başarmıştır.

Ne var ki Batı; Müslümanların zihinlerinde şer’i hükümleri silmeyi ve kendi bozuk, kokuşmuş kültürünü aşılamayı başarmıştır çünkü batı kendi dinlerine, peygamberlerine ve kitaplarına saygı duymayan, onu değiştirecek kadar alçak ve lanetlenmiş bir toplumdur.

Bu nedenledir ki Batı’nın aşıladığı kültürle, dayattığı devlet politikalarıyla, eğitim sistemiyle, kanun ve nizamlarıyla ve medyasının yaydığı atmosferle yetişen günümüz genç Müslüman nesilleri hadleri daha kolay aşabiliyor, Müslüman olduğunu biliyor ama Allah Azze ve Celle’nin kendisini gözettiğini umursamıyor veya hatırlamak dahi istemiyor. Batı’nın dayattığı zehirli kültür sayesinde Müslümanların kaybettiği asıl şey “Sorgulama yeteneğidir”. Sorgulamayı unuttukça küfür değer ve davranışlarına daha da açık, daha da alıcı hale geliyor. Buna dur demenin vakti gelmiş geçiyor bile.