
DİKTATÖR YÖNETİCİLERE RAĞMEN İSLAM GALİP GELECEK
Zulüm, her çağda farklı yüzlerle ortaya çıktı.
Kıymetli kardeşlerim, malum olduğu üzere Müslümanlar Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar; işkence, propaganda, asimilasyon, psikolojik savaş, tehdit gibi birçok zulmün ağırlığını yıllarca omuzladılar ve o yükü hâlâ üzerlerinde taşımaya devam ediyorlar. Dün olduğu gibi bugün de görüyoruz ki firavunların, nemrutların değiştiği şu çağda zulüm aynı seyirde devam ediyor. Her ne kadar zulme devam etseler de, her ne kadar İslam'ı ekarte etmeye çalışsalar da; ne rutubet kokan hücrelerde ömür tüketen Müslümanları ne de yıkılmış şehirlerin enkazında çocuklarını arayan anneleri direnişlerinden alıkoyamayacaklarını gördüler. Ne zindanlar onların imanını söndürebildi ne de savaş uçakları umutlarını. Çünkü Müslümanlar, firavunların çirkef zulmüne ve tuğyanın azgınlığına rağmen direnmeye devam ediyorlar. Onlar, Allah’ın (svt) kendilerini yalnız bırakmayacağına ve verdiği vaadi mutlaka gerçekleştireceğine dair içlerinde hiçbir şüphe barındırmıyorlar. Nitekim şunun farkındalar: Allah, Müslümanları tüm güçlere rağmen yalnız bırakmayacaktır.
Bugün Amerika’nın büyük pompaları (veya debdebeleri) olabilir ya da teknik anlamda donanmaları çok güçlü olabilir. Allah Azze ve Celle Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ
“Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler?” [Fatır 44]
Ve Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor:
أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ ۚ كَانُوا أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَآثَارًا فِي الْأَرْضِ فَمَا أَغْنَىٰ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
“Onlar kendilerinden daha çoktular, daha güçlüydüler ve yeryüzünde daha kalıcı eserler bırakmışlardı. Fakat kazandıkları şeyler onlara hiçbir fayda sağlamadı.” [Ğafir 82]
Onlar çoktular; ki bugün de biz Müslümanlardan sayı bakımından daha fazlalar. Güç sahipleriydiler ve yeryüzünde eserleri vardı. Olabilir diyor Allah Teâlâ. Onlar Müslümanları zayıf sanıyorlar, sahipsiz sanıyorlar, az ve güçsüz sanıyorlar. Bu yüzden pervasızca, acımasızca, bütün imkânlarıyla üzerlerine yürüdüler ve yürümeye de devam ediyorlar. Bâtılı hakka galip getirebileceklerini zannettiler. Kendi elleriyle ürettikleri kanunları kutsallaştırdılar, hevalarından doğan ideolojileri hakikat yerine koydular ve bunlarla hakka üstün geleceklerini sanıyorlar.
Ama biz diyoruz ki:
وَقُلْ جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ ۚ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
“De ki: Hak geldi, bâtıl zail oldu. Şüphesiz bâtıl zaten yok olmaya mahkûmdur.” [İsrâ 81]
İşte bu ayet bize bir sığınak, bir ferahlık, bir müjde oluyor. Diyoruz ki: Son söz bizim değil, Allah’ındır. Son zafer bizim değil, hakkındır. Ve nihayetinde varılacak çizgide galip olan biz olacağız biiznillah.
Bugün ey Allah’ın düşmanları! Ne kadar gayret gösterirseniz gösterin… Ne kadar plan kurarsanız kurun… Ne kadar malınızı, gücünüzü, imkânınızı bu yola harcarsanız harcayın… Allah Azze ve Celle buyuruyor ki:
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ
“Şüphesiz inkâr edenler, mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcarlar.” [Enfâl 36]
Azim olan Allah doğruyu söylemiştir. Onlar bütün güçleriyle bâtılı ayakta tutmaya çalışsalar da Allah yine hükmünü bildiriyor. Onlar bugün iktidar sahibi olabilirler ama biz bu durumu değiştireceğiz diyor Allah. Buyuruyor ki:
وَتِلْكَ الْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ
“Biz bu günleri insanlar arasında döndürür dururuz.” [Âl-i İmrân 140]
Onlar bugün iktidarlarının gölgesinde dilediklerini yapıyorlar… Ama unutmasınlar ki yarın, aynı sahnede söz sahibi olan siz olacaksınız ve bugün size reva görülen ne varsa, adaletin terazisinde karşılığını bulacaktır. Hak geldiğinde bâtılı paramparça edecek ve hakikatin karşısında bâtılın nasıl yok olup gittiğini gözler görecektir. Ve son olarak kıymetli dostlar, biz Müslümanların tek inancı da şudur ki: إِنَّ اللَّهَ لَا يُخْلِفُ الْمِيعَادَ “Şüphesiz Allah vaadinden asla dönmez.”
“Öyleyse üzülmeyin, gevşemeyin; eğer gerçekten iman ettiyseniz üstün/galip gelecek olanlar sizlersiniz. [Âl-i İmrân 139]
Vesselam...
Lila Aytula

BOZULAN DÜZENİN İÇİNDEN DİRİLEN GENÇLİK!

ZALİMİN SARAYINDA ASİYE OLMAK

Zihinsel İşgalden İslami İhyaya

AYNI ŞEYLERİ YAPIP FARKLI SONUÇLAR BEKLEMEK

Sancak mı Düştü, Sahip mi Değişti?

DİKTATÖR YÖNETİCİLERE RAĞMEN İSLAM GALİP GELECEK

Naveed Butt’un ve Eşi Sadia Rahat’ın Yanındayız

UNUTMAK ORTAK OLMAKTIR

Sancak mı Düştü, Sahip mi Değişti?

