Arama: İlah

Mülakat; Liyakatin Değil, ‘Benden Olmayan’ın Tespiti Olmuş!
Bir zamanlar imam hatip liselerine getirilen katsayı zulmü vardı. Bundan dolayı birçok meslek ve imam hatip lisesi mezunu üniversiteye gidemiyordu. Bu bir zulümdü elbette.

Kapitalizm; Bumerang Etkisi
...kapitalizm artık tıpkı bumerang etkisi gibi kendi sonunu hazırlamaktadır. Hal böyle olunca bugün dünyanın hasta adamı ‘kapitalizm’, yarının sağlıklı adamı ise ‘İslâm’dır.

Kirli ve Haince Yapılan Siyaset
Evet, bu coğrafyanın çektiği bu ıstırabın birinci müsebbibi kesinlikle Müslümanlar ve başlarında bulunan zelil, hain yöneticilerdir.

Yeniden Bismillah!
Dolayısıyla Yargı artık Hizb-ut Tahrir hakkında net bir karar vermelidir. Bu hukuksuzluklar böyle devam edemez, etmemeli…

Çaresizliğin Resmidir Cemal!
“Anneler çocuklarını emzirirken onlara İngiliz düşmanlığını da emzirsinler/anlatsınlar.”

Hayatı Değiştirmenin Yolu Sünnet’tir!
Bugün sıra bizde ve biz en değerli şeyleri korumak için İmam Maliklere, Abdullah Bin Amrlara, İmam Müslimlere ihtiyaç duyuyoruz. “Hayatın her alanına İslâm hâkim olsun” diyen, dininden asla şüphe etmeyen, kendilerini ve âlemi değiştirmek için harekete geç

Yemen’de Bir Mantık Hatası
Hilâfet Devleti ilga edildikten sonra bu topraklara sömürgeci kâfirler girmemiş, fakat İslâmi beldelerden hain yöneticileri memur tayin etmiştir. İşte Yemen’deki mantık hatası buradadır.
Hizb-ut Tahrir ve Bülent Kurşun
Hizb-ut Tahrir davası, 28 Şubat davaları ve en ufak bir eleştiriden dolayı örgüt üyeliğine sokularak haksız yere ceza verilen herkese yönelik mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor. Şuanda haksız yere cezaevlerinde yatan bu kardeşlerimizin vebali hepimizin

Yeniden Hicreti Hatırlamak ve Yaşamak
Bugün Müslümanların mustarip olduğu ekonomik, ahlaki, ilmî, sosyal vb. bütün sorunların en büyük sebebi, hicret ile başlayan İslâmi hayatın artık yaşanamamasıdır.

İhaneti Göremeyen Toplum
Bugün Müslümanlar, yıllardır kandırıldıkları Batı zihniyetli yöneticilerden bıktıklarından ve hafif bir kıpırdamada başlarını ezmek için kâfir Batı ve bölgedeki uşaklarının en şiddetli zulmüne maruz kaldıklarından, herhangi bir İslâmi söylem ve eylem onla

Cenevre’den Tahran’a İhanet Yolu
Devrim, birkaç muhlisin küçük bir yerde “Rejim devrilecek!” sloganıyla başlamıştı. Bugün, dünden daha zor bir süreci yaşamaktayız. Ayı, sırtlan, çakallarla birlikte kuzu postuna girmiş kurtların bir olduğu; para, insan ve teçhizatla donatılan düşmanların

İdlib’e Öldürücü Kılıç Darbesi Vuruluyor!
Eğer Türkiye gerçekten Amerika ile savaş halinde olsaydı, Irak ve Suriye’de Amerika’nın arkasında hatta kuyruğunda değil karşısında hem de tam hedefinde olurdu. Öyle değil mi, siz söyleyin?

Sen Benim Kardeşimken, Bizi Bize Düşman Eden Kim?
O halde kim, ne hakla aramıza ırkçı söylemlerin karanlık duvarlarını çekebilir? Kim, hangi hakla şovenizmi aramıza bir nifak tohumu olarak ekebilir? Zira kim, nasıl çalışırsa çalışsın, İslâm ümmeti ırkçı söylemlere prim vermeyecek ve Allah’ın izniyle yeni

Türkiye’nin Suriye’deki Rolü
Suriye’de zayıf kalmış olsalar da direnişçi muhlis gruplar, yeni cepheler açarak yine yeniden rejimin korkulu rüyası olmaya devam etmelidirler. Artık ne Astana’da, ne de Cenevre’de, Suriye halkının istek ve arzularına ihanet etmemelidirler. Bu görüşme ve

Bir Saadet Asrı Tekrar Yaşanır Mı?
Tarihî gerçekler bize, İslâm’ın asrısaadetten sonra da iktidarda olduğu süre içinde insanlara huzur ve şeref vermeye devam ettiğini göstermektedir. Daha bir asır öncesine kadar da böyle idi. Dolayısıyla elimizde ilk günkü hali ile Kur’an ve Rasulullah Sal

15 Temmuz’u Unutturmayın! Hatırlatın!
Üzerinden iki yıl geçen darbe girişimini ve sonrasını birbirimize hatırlamakta fayda var. Umulur ki hatırlatmak, müminlere fayda verir. Hatırlamanızı istediğim olay, ne bir rüya ne bir hayal ürünü, ne de bir efsane... Hemen anlatmaya, hatırlatmaya başlaya

Neden Hala NATO’nun İleri Karakolu Olmaya Devam Ediyoruz?
“Belki akledersiniz” diye soruyoruz: Uğrunda binlerce canın heba edildiği, on milyarlarca dolar haraç verilen, üslerini emrine verdiğiniz tek hedefleri İslam ve Müslümanlara zarar vermek olan bu cinayet, ihanet, fitne, sömürü şebekesi olan NATO’nun neden

25 Haziran’da Büyük Devlet Olur muyuz?
Fakat üzülerek söylemeliyim ki sonucu ne olursa olsun, 25 Haziran’da ne bu isteklerimiz gerçekleşmiş olacak, ne de “Büyük Devlet” olacağız. Onlarca defa aynı şeyi yapıp farklı bir sonuç beklemek beyhudedir, vesselam…

Ey Müslümanlar! Ben De Oyunuza/Desteğinize Talibim
Hilâfet Devleti’nin yıkılması akabinde, yaklaşık yüz yıldır ümmet olarak yaşadığımız sefalet ortadadır. Bütün bu acıları bize yaşatan kâfir Batı’nın yaşam tarzı; akidesi laiklik, nizamı demokrasi, ölçüsü menfaat, duyguları milliyetçilik, metodu sömürgecil

Bayramınız, Bayram Ola!
Ramazan’ın güzel kokusu üzerlerine sinmiş Müslümanlar, hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmayın! Sizler yeryüzündekilere merhamet ettiniz, gökyüzündekiler de size merhamet etti. Cahiliye hükümlerine rağmen sizler şer’i hükümlere bağlanmakta gevşeklik göstermed