ABD-İran Savaşı: Küfür Tek Millet, Müslümanlar Tek Ümmettir!
Başsız Ümmetin Dağınıklığı

Başsız Ümmetin Dağınıklığı

Bundan takriben bir asır önce, İslam Hilafet Devleti yıkıldı. Bir asırdan fazla zamandır dünya bütün genişliğine rağmen Müslümanlara dar gelmeye başladı. Aynı Kur’an’a iman eden, aynı Peygamber'in ümmeti olan ve aynı kıbleye yönelen milyonlarca Müslüman tek bir beden gibi hareket etmekten uzak bir hale geldi. Bir zamanlar kardeşlik bağıyla kenetlenen Ümmet, bugün suni sınırlarla ayrılmış, küfür fikirlerin etkisi altında kalıp parçalanmış ve farklı yönlere savrulmuştur.

Ümmetin bugünkü hali sadece sınırlara bölünmekten ibaret değildir. Aynı zamanda düşüncede ve hedefte de büyük bir dağınıklık yaşanmaktadır. Birçok İslam beldesi ise zulüm ve işgalin etkisi altındadır. Bunun en büyük sebeplerinden biri, ümmeti bir arada tutan liderlik anlayışının kaybedilmiş olmasıdır. Çünkü hilafetsizlik; sadece siyasi bir boşluk değil, Ümmetin maruz kaldığı işgalin temel sebebidir. İslam nizamı, başsız bir topluluğa müsaade etmez. Peygamberimiz (sav) vefat ettiğinde Sahabenin yaptığı ilk iş, bize çok derin bir hakikati öğretmiştir. Acıları taptazeydi, yürekleri yanıyordu. Ama buna rağmen Resulullah’ı (sav) defnetmeden önce Ümmetin başını seçtiler. Çünkü lider olmadan ümmet ayakta duramazdı. Bu hakikat bize göstermektedir ki halifenin seçilmesi, insanların en hayırlısının defnedilmesinden daha önemli bir farzdır. Allah (svt) Kur’an’da mealen şöyle buyuruyor:

“Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve sizden olan yöneticilere de (ulü’l-emre) itaat edin.” (Nisâ, 59)

Bu ayet, Ümmetin başı olmadan bir düzen kurulamayacağını açıkça bizlere gösterir. Çünkü İslam’da başsızlık yoktur. Halifelik makamı, ümmetin sorumluluğunu omuzlarında taşıyan ağır bir emanetti. Sahabe için bu görev, büyük bir mesuliyetti. Hz. Ömer (ra) halife olduğunda bu mesuliyeti iliklerine kadar hissederdi. Bir gün şöyle demişti:

“Fırat’ın kıyısında bir koyun kaybolsa, bundan Ömer sorumludur.” (İbn Sa’d, Tabakat)

Bu söz, onun kendisini sadece Medine’nin değil, bütün ümmetin sorumlusu olarak gördüğünü gösteriyordu. Bu yüzden adaletle hükmetti, gece gündüz halkını düşündü, mazlumun sesi oldu. Peygamberimiz (sav) de buyuruyor ki:

“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz.” (Buhari)

Hulefâ-i Râşidîn bu hadisi hayatlarıyla gösterdi. Onlar için liderlik; sorumluluktu, adaletti ve Ümmeti her daim korumaktı.

Müslüman dahi olmasa mazlumun feryadını karşılıksız bırakmamaktı. Hilafet sancağı Ümmeti birleştirmişti. Ümmet bir olduğunda güçlüydü. Sahabe, halifenin etrafında kenetlenmişti. Çünkü İslam’ın dışından olan milliyetçilik, kavmiyetçilik kavgası yoktu. Allah da buyuruyor ki:

“Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a) sarılın, ayrılığa düşmeyin.” (Âl-i İmrân, 103)

Bir halife varken bu ayetin manası hayata geçiyordu. Ümmet dağılmıyordu, bir arada duruyordu. Bugün geriye dönüp baktığımızda, halifelik makamının kaldırıldığı günden bu yana geçen zaman bize acı ama gerçek bir tablo gösterdi. Bir ümmetin başı yoksa onu bir arada tutan bağlar zamanla yok olur. Bizler 1924’ten beri birçok şeye şahitlik ettik; kardeşin kardeşe düşman olduğuna, mazlumların sahipsizliğine, gençlerin savrulduğuna, adaletin zayıfladığına, İslam coğrafyasının ise ortak bir çatıdan mahrum bırakıldığı bir döneme şahitlik ettik. O gün sahabe, Peygamberimiz’i (sav) defnetmeden önce halifeyi seçerek bize birliğin liderle korunacağını gösterdi. Bugün ise liderin yokluğu, birliğin ne kadar hayati olduğunu daha derin bir şekilde hatırlatıyor.

Ümmet başsız kalınca gördük ki lidersiz bir düzen olmaz, birlik olmaz. Ama bizlerin umudu diri. Çünkü Allah’ın vaadi var: “Eğer siz Allah’a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlamlaştırır.” (Muhammed, 7)

Bu ümmetin yeniden bir başa, bir çatıda toplanmaya, birbirini korumaya ihtiyacı var. Bugün dağınık olabiliriz ama İslam’ı ve Müslümanları muhafaza etmek, onlara kalkanları olan halifelerini iade etmek için çalışan nice yiğitler varlıklarını sürdürmektedirler. Elbette netice muttakilerin olacaktır. Allah bizi o dirilişi uzaktan izleyenlerden değil, omuz verenlerden eylesin. Vesselam.

Nurhayat Kaya

Köklü Değişim | Başsız Ümmetin Dağınıklığı