"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Müslümanların “İsrail”le Normalleşmesi İsteniyor
26 Nisan 2022Köklü Değişim Medya

Müslümanların “İsrail”le Normalleşmesi İsteniyor

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 26 Nisan 2022 Salı günü gerçekleştirdiği Haftalık Gündem Değerlendirme Toplantısında, Türkiye’nin Yahudi varlığı ile normalleşme çalışmaları ele alındı. Toplantıda ayrıca Türkiye hava sahasının Rusya’ya kapatılması ve “Ramazan teslimiyet zamanı” faaliyetlerimiz hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Toplantıda konuşan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, İşgalci varlığın her sene özellikle de Ramazan ayında düzenli olarak yaptığı saldırılar ile Kudüs halkını sindirmek istediğini, ABD ve Batı’nın İslam ile olan savaşında Yahudilere destek ve cesaret verdiğini söyledi.

Yahudi ve Hristiyanlar İslam’a karşı birbirleriyle yardımlaşırken, Müslümanların başındaki yöneticilerin Müslümanlarla değil kafirler ile yardımlaştığına dikkat çeken Kar, İslam ülkelerindeki rejimlerin kendi korkaklık ve pısırıklarını Müslüman halkta da var etmeye çalıştıklarını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “İslam beldelerinin yöneticileri, Kudüs meselesinde Müslümanları duyarsız ve tepkisiz hale getirmek istiyorlar. Düşüncelerini yok ettikleri yetmedi, yıllarca istismar ettikleri Müslümanların İslami duygularını da tamamen öldürmeye çalışıyorlar. Kudüs davası başka, “İsrail” ile ekonomik ve siyasi ilişkilerimiz başka diyecek kadar ileri gidebiliyorlar. Kendilerinin işgalci varlık ile normalleşmeleri yetmezmiş gibi Müslümanların da normalleşmesini istiyorlar. “BM tarafından üyeliği tescillenmiş ve Türkiye tarafından da sözde meşru devlet olarak tanınmış “İsrail” ile küresel, siyasi, ekonomik ilişkilerin olmasından daha doğal ne olabilir” diyorlar.

“Bu sözü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sormak istiyorum; ne zamandan beri BM’ye üye olması işgalci Yahudi varlığına meşruiyet kazandırdı?” diyen Mahmut Kar şöyle konuştu: “Filistin davasını savunmanın yolunun İsrail ile makul dengeli bir ilişki kurmaktan geçtiğini söylüyorsunuz. Kıymetli Müslümanlar! Düşünebiliyor musunuz? Filistin’e yardım etmeni yolu Filistin’i yok etmek isteyen Yahudilerle dost olmaktan geçiyormuş! Bu açıklamalar, azgınlaşan işgalci Yahudiler ile Müslümanların normalleşmesi amaçlıyor. İşgalci varlığın yapıp ettiklerine karşı başta alimler olmak üzere tüm Müslümanların susması ve bu yaklaşıma teslim olmaları isteniyor. Ancak onların bilmedikleri, anlamadıkları bir şey var; Kudüs’ün İslam’a ait olduğuna inanan hiçbir Müslüman bu düşünceyi yani normalleşmeyi kabul etmez, etmeyecektir. Müslümanlar kınayıcının kınamasından korkmadan “İsrail”e işgalci varlık demeye devam etmeliler. Orduları Aksa’yı kurtarmak için harekete geçmeye çağırmalılar. Her ne pahasına olursa olsun. Kudüs ve Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşana kadar bunu yapmalıyız.”

Mahmut Kar, konuşmasının sonunda Hizb-ut Tahrir Türkiye’nin Kudüs konusunda 20’den fazla şehirde yaptığı etkinliklere değinerek, yapılan basın açıklamasından alıntılara yer verdi. Kar, şunları söyledi: “Bakın bizler geçen hafta Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak normalleşmeye teslim olmayacağımızı göstermek ve Kudüs’e sahip çıkmak için meydanlara indik. Türkiye’nin 20’den fazla şehrinde Müslümanları meydanlara çağırdık. “İşgalci varlık “İsrail”i telin ediyoruz, dualarda birleşiyoruz dedik. “Eller Semaya Ordular Aksaya” dedik. Müslümanlara sorumluluklarını hatırlattık, Mübarek Aksa topraklarının Yahudi virüsünden temizlenmesi için ümmetin ordularına çağrı yaptık. “İki milyardan fazla Müslümanın yaşadığı bir dünyada sadece 9 milyon nüfusa sahip Yahudi varlığı, “Mescidi Aksa’ya saldırıyorsa, kadınları ve gençleri katlediyor, Müslümanları tutukluyorsa sorumluluk yöneticilerindir. Kudüs’te ayaklar altına alınan Aksa’nın halıları değil; Müslümanların izzeti ve başındaki yöneticilerin şerefidir.” Dedik. “Ayaklar altına alınan, kışlalarda bekletilen ordular ve omuzlarında sadece rütbe taşıyan komutanlardır.” dedik. “Ayaklar altına alınan, yöneticilere dalkavukluk yaparken Yahudi varlığının zorbalıklarına ses çıkarmayan saray alimleridir.” dedik.” İşgalci varlık ortadan kalkmadan sorun asla ve kata çözülemez! Kudüs esaretten kurtulamaz! Mescid-i Aksa özgürlüğüne kavuşamaz!” dedik. Mehmetçiği göreve çağırdık; “Mehmetçiğe düşen görev gasıp Yahudi varlığına ait paçavrayı at sırtında taşımak değildir! Bilakis Rasulullah’ın sancağını dalgalandırmaktır!” dedik. “Mehmetçiğe düşen görev mazlum Filistin halkının çağrısına icabet etmektir. Kudüs’ün esaretine artık son vermektir!” dedik. Rabbimiz Raşidi Hilafet çatısı altında o günleri görmeyi bizlere nasip eylesin."

Gündem değerlendirme toplantısında Türkiye’nin Rus uçaklarına hava sahasını kapatması ayrıca ele alınarak, “Ramazan Teslimiyet Zamanı” kapsamında gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında bilgi verildi.

Konuşmanın tamamını toplantı videomuzdan dinleyebilirsiniz.

------------

#EllerSemayaOrdularAksaya