
Türk Savunma Sanayisi NATO’ya Hizmet Edemez!
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 07 Temmuz 2026 Salı günü gerçekleştirdiği Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda, 22 yıl sonra yeniden Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleşen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ele alındı.
Toplantıda konuşan Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Türkiye’nin haftalardır NATO gündemiyle yatıp kalktığını; zirvenin Ankara’da yapılmasının ve Trump’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği için zirveye katıldığını söylemesinin iktidar ve medya tarafından övünülerek anlatıldığını belirtti. Bu durumun, kâfir Batı’nın Türkiye üzerindeki kültürel sömürgeciliğinin acı bir göstergesi olduğunu söyledi.
"İktidar NATO İçin Müslümanları Baskı Altına Aldı"
Zirve öncesinde Ankara’da hayatın durma noktasına geldiğini ve kamu kaynaklarının NATO için harcandığını belirten Kar, meselenin diğer yüzünde çok daha utanç verici uygulamalara şahit olunduğunu dile getirdi. Kar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Batılı sömürgeci liderler Ankara’ya gelecek diye insanların evleri şafak vakti basılıyor, kâfirlere yaranmak için bu toprakların öz evlatları Müslümanlara zulümler yapılıyor. Hiçbir suçları olmadığı hâlde, sırf NATO karşıtı paylaşımlar yaptıkları veya NATO’yu düşman gördükleri için, aralarında Müslüman aktivist kadınların da olduğu yüzlerce kişi şafak baskınlarıyla evlerinin kapıları kırılarak gözaltına alındı, bazıları ise tutuklandı. Böylece İslam’ın ve Müslümanların düşmanı olan NATO’ya yeni kurbanlar sunuldu. Bu vesileyle, şer ittifakı olan NATO için yapılan zulümler karşısında mağdur olan Müslümanların yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum.”
Türkiye’de halkın büyük çoğunluğunun ABD ve NATO karşıtı olduğunu söyleyen Kar, “Bu tablo bize, ‘halkın iradesi’ sloganıyla Müslümanlara pazarlanan demokrasinin ne kadar büyük bir yalan olduğunu gösterdi. Laik-kapitalist ulus devlet sisteminde halkın hiçbir değerinin olmadığını, asıl olanın siyaset elitlerinin ve Batılı efendilerinin çıkarları olduğunu tekrar gördük.” ifadelerini kullandı.
"NATO 3.0 Konsepti İslam’ı Hedef Alıyor"
Mahmut Kar, zirvenin ana stratejisi olan "NATO 3.0" konseptinin arkasındaki tehlikelere dikkat çekerek, NATO 2.0 döneminde Bosna, Irak ve Afganistan gibi İslam beldelerinin hedef alındığını hatırlattı. Yeni konseptin de benzer bir amaca hizmet ettiğini söyleyerek şunları kaydetti:
“ABD, Aksa Tufanı sonrası İslam coğrafyasında ortaya çıkan devrim ruhuna karşı NATO’yu savaş alanına dâhil etmeyi amaçlıyor. Türkiye’nin stratejik konumu ve savunma sanayii, çöküş dönemine giren ABD’nin iştahını kabartıyor. Trump’ın sürekli Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Türkiye’yi övmesi işte bundan... NATO Genel Sekreteri'nin, başta ASELSAN olmak üzere sayıları 3 bini aşan Türk savunma şirketlerine salya akıtması işte bundan... Aynı şekilde Türkiye’nin siyasi ve askerî liderliğinin, terörizmle mücadelede NATO’ya önemli bilgiler ve değerlendirmeler sağladığını söylemesi de bundan...** Onların ‘terörizm’ derken İslam’ı kastettiklerini çok iyi biliyoruz. Çünkü NATO, komünizmle mücadele ederken bile bir gözü hep İslam coğrafyasındaydı. Çünkü tarihteki en büyük mücadele ve savaşlar hak ile batıl, İslam ile küfür, Batı ile Müslümanlar arasında olmuştur; bundan sonra da hep böyle olacaktır."**
Kar, Türkiye’nin NATO ile ilişkilerine yönelik eleştirilerini şu sorularla dile getirdi:
"Şimdi buradan soruyorum: Sömürgeci kâfirlerin İslam’a karşı yürütecekleri savaşlarda küfür tarafının silah tedarikçisi olmak başarı mıdır? Bu övünülecek bir şey midir? İslam’a karşı yürütecekleri savaşlarda küfür tarafının silah tedarikçisi olmak başarı mıdır? Onlara askerî üs sağlamak, Müslümanların askerlerini onların kirli operasyonlarının hizmetine sunmak, topraklarımızda onlara yeni karargâhlar kurmak büyüklük müdür? Bunun adı kullanılmak değil de nedir?”
"Tek Çözüm Hilafettir"
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin NATO’dan başka alternatifinin olmadığı yönündeki görüşleri değerlendiren Kar, Nisa Suresi 141. ayetini hatırlatarak kâfirlerle müttefik olmanın onların siyasi ve askeri egemenliği altına girmenin haram olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin Batı’nın peşinden gitmek yerine İslam dünyasına liderlik etmesi gerektiğini belirterek toplantıyı şu sözlerle noktaladı:
“Türkiye, mevcut gücüyle İslam âlemine liderlik edebilecek pozisyona sahiptir. Batılı devletlerin kuyruğu hâline gelmek kabul edilemez. Türkiye, İslam’ın ideolojik liderliğini benimseyerek yeniden hilafetin kurulması için çalışmalıdır. Küresel küfür ittifakına karşı ancak küresel bir proje ile, hilafet ile karşı konulur.”
Konuşmanın tamamını Medya Bürosu’nun yayımladığı toplantı videosundan izleyebilirsiniz.
#NATOyaVETO

Aydın’da Müslümanlara Operasyon

Dünya Kupası'nda İmani Rest: "Namazdan Daha Önemli Ne Var?"

NATO'ya Sadakat, İslami Camiaya Barikat

İslami Camiaya NATO Operasyonları Sürüyor

Türk Savunma Sanayisi NATO’ya Hizmet Edemez!

ABD-İran Çatışması Yeniden Başladı

Trump: “Türkiye, Sadık Bir Dostumuz”

İslami Camiaya NATO Operasyonları Sürüyor


