Erdoğan: “Mekke Anlaşması, Caydırıcılığı Esas Alıyor”
12 Ağustos 2026Köklü Değişim Medya

Erdoğan: “Mekke Anlaşması, Caydırıcılığı Esas Alıyor”

Oynat: Erdoğan: “Mekke Anlaşması, Caydırıcılığı Esas Alıyor”
0:00

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Mekke Anlaşması ve bölgesel gelişmelere dair Şarku'l Avsat Gazetesi'ne verdiği mülakatta, anlaşmanın bloklaşma değil barışı ve caydırıcılığı esas aldığını söyledi.

ABD-İran arasındaki gerginlik bölgede genişleyerek yeni çatışmalara neden olurken geçtiğimiz hafta sürpriz bir şekilde, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında alelacele imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması” hakkında tartışmalar sürerken Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan açıklama geldi.

Bölgenin meselelerinin bölgenin aktörleri tarafından çözülmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef alan bir bloklaşmanın değil, barışı, istikrarı, dayanışmayı ve kolektif caydırıcılığı esas alan stratejik bir iradenin ürünüdür" dedi. Erdoğan Mekke Anlaşması'nın tüm kardeş ülkelere açık olduğunu da vurguladı.

Bölgenin geleceğine ilişkin Türkiye’nin güçlü iradesini ve kapsayıcı vizyonu olduğunu söyleyen Erdoğan, bölgenin geleceğinin artık bölge ülkelerinin iradesinden bağımsız biçimde şekillendirilemeyeceğinin altını çizerek; dışarıdan dayatılan reçeteler yerine bölgesel sahiplenmeyi, gerilim yerine diplomasiyi, çatışma yerine diyaloğu, ayrışma yerine iş birliğini işaret etti.

Mekke Anlaşması'nın tüm kardeş ülkelere açık olduğunu söyleyen Erdoğan, Körfez’den Hürmüz’e, Lübnan’dan Suriye’ye uzanan geniş coğrafyada Türkiye'nin egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygıyı esas alan, güvenliğin, kalkınmanın ve refahın birlikte güçlendiği bir bölgesel düzenin inşasını savunduğunun altını çizdi. Erdoğan, Türkiye'nin bölgesinde edilgen bir seyirci değil; barışın tesisi için inisiyatif alan, güven üreten ve sorumluluk üstlenen güçlü bir aktör olduğunu söyleyerek, Türkiye'nin bölgesel ve küresel barış için yapıcı ve kararlı diplomasi yürütmeye devam edeceğini ifade etti.

Erdoğan, “Bu anlaşma üç ülke arasındaki bir mutabakat olmanın ötesinde, bölgede istikrarı sağlamak ve kardeş ve dost halkların güvenlik ve huzur içinde yaşamasını mümkün kılmak konusunda üstlendiğimiz tarihi sorumluluğun bir göstergesidir” ifadesi ile özellikle ABD ve ABD'nin Türkiye Büyükelçisi aynı zamanda Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın açıklamalarına paralel bir ifade kullanıyor.

ABD’nin Yeni Ortadoğu Vizyonu

Tom Barrack da bölgedeki sorumluluğunda olan ülkeleri ziyaretinde sık sık “Yeni bir Orta Doğu vizyonu” ve “istikrarlı bölge” sloganlarını kullanıyor.

Bu kapsamda ABD, bölgede devlet dışı silahlı örgütler ve milis güçlerin tasfiye edilmesini, İran’ın rolünün sınırlandırılması ve etkisinin ortadan kaldırılması için “Yeni Ortadoğu Visyonu” adıyla çalışmalar yürütüyor. Türkiye ve Irak’ta PKK ve Suriye’de PYD’nin de tasfiyesi bu vizyona paralel bir şekilde yürüdüğü dikkat çekiyor. Ayrıca İran’a bağlı ve Irak’ta varlık gösteren milis güçler de bu tasfiye planın içinde yer alıyor.

Irak Başbakanı Ali El-Zeydi ve Tom Barrack Haziran ayında yayımladıkları ortak mesajda da bu ifadeler çokça geçiyor:

“Liderler, Irak hükümetinin terörden arınmış daha parlak bir gelecek inşa etme vizyonunu, tüm silahlı grupların ve devlet otoritesi dışında faaliyet gösteren oluşumların tamamen silahsızlandırılması ve dağıtılması planlarını uygulamayı, silahların yalnızca Irak devletinin yetkisi altında tutulmasını sağlamayı ve Irak’ın çatışmalardan uzak durarak topraklarının hiçbir tarafça bölgesel barışı tehdit etmek için kullanılmamasını garanti altına almayı ele aldılar. Başbakan el-Zeidi ve Elçi Barrack, bu çabaların eksiksiz tamamlanmasının aciliyetini vurguladılar.”

Washington, Ortadoğu’yu şekillendirmeye ve istikrarı sağladıktan sonra rakibi Çin’e odaklanmayı düşündüğü bir anda patlak veren Aksa Tufanı harekatıyla planı sekteye uğramıştı. Türkiye ile el sıkışan işgalci ‘İsrail’ yönetimi, Suudi Arabistan ile “normalleşmek” için son dönemeçteyken Gazze’deki savaş ile başlayan gerginlik İran savaşı ile devam ediyor. İran’ı tam bir teslimiyetle masaya oturtup tabi bir ülke olması için operasyona başlayan ABD, 28 Şubat’tan beri beklemediği bir direnç karşısında köşeye sıkışmış durumda. Trump liderliğindeki ABD, bu cendereden bölgedeki “dost ve müttefiklerinin” yardımıyla sıyrılmaya çalışıyor.

Uzmanlar, ABD tarafından Mekke Anlaşması'na yönelik bir eleştiride bulunulmamasını, bu adımın planlarına paralel bir adım olduğu şeklinde yorumlanıyor.

ABD’li Senatör: “Trump’ın Başarısıdır”

Cumhuriyetçi Senatör Joe Wilson’ın Mekke Anlaşması hakkında paylaştığı mesaj büyük yankı uyandırmıştı. Mesajında anlaşmanın Trump’ın bir başarısı olarak nitelmişti. Mesajda şu şu ifadeler yer alıyordu:

“Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki karşılıklı savunma paktı, Başkan Trump’ın Ortadoğu’da istikrarı, barışı ve refahı teşvik etmesinin bir başka başarısıdır. Müreffeh Körfez müttefiklerimiz, özgürleştirilmiş Suriye ve Lübnan-‘İsrail’ müzakereleriyle birlikte, İran’daki katil rejimin yalnızlaştırıldığı ve İran halkının İran’ın zengin tarihine layık yeni bir hükümete yeniden kavuşabileceği açıktır.”