
Astana Üçlüsü, Masanın Altında Sakladığı Esed'i Koltuğa Oturttu
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güden, Rusya, Türkiye, İran ve Esed rejiminin katıldığı dörtlü görüşme hakkında açıklamalarda bulundu.
Bilindiği üzere Türkiye, Suriye halkının katilleri Rusya, İran ve Esed rejimi ile “Dörtlü İstişare” kapsamında Moskova’da bir araya 3-4 Nisan tarihleri arasında bir araya gelmişti. Rusya, Türkiye ve İran'dan oluşan "Astana Üçlüsü" 2015 yılında Esed rejimi yıkılmaya yüz tutmuşken sahaya müdahale ederek Suriye halkının katilini ayağa kaldırmıştı. Devrimi gerileten Astana Üçlüsü, şimdi masanın altında sakladığı Esed rejimini masanın üzerine çıkarıyor.
Türkiye ve Suriye arasındaki “normalleşme” süreci olarak bilinen görüşmeler, temelde adım adım katil Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güdüyor.
Suriye ile normalleşme sürecinde Rusya'nın başkenti Moskova'da Türkiye, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakan Yardımcıları dörtlü istişare gerçekleştirdi. Görüşmede, Dışişleri Bakanları düzeyinde yapılacak toplantının hazırlıklarına ilişkin hususların ele alındığı ve tarafların istişarelere devam edilmesi hususunda mutabık kaldıkları belirtilmişti.
Türkiye-Suriye görüşmelerinin başlamasına aracılık eden Rusya, dörtlü formattaki ilk toplantı öncesi taraflara önemli mesajlar verdi ve çağrıda bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye ve Suriye heyetlerine hitaben, “Sizlerden olabildiğince esnek ve yapıcı olmanızı bekliyoruz" dedi. Lavrov’un bugün yapacağı Türkiye ziyareti sırasında da konunun gündeme gelmesi bekleniyor.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Sergey Lavrov, Türkiye ve Suriye halklarının yüzyıllar süren ortak bir tarihle birbirine bağlı olduğunu, bölgede yaşayan Türk, Arap ve Kürtlerin kalplerinde gurur dolu dönemlere tanıklık ettiklerini belirtti. Bu sözleri sarf eden Rusya, yaklaşık 7 yıldır Suriye’de hava saldırılarıyla binlerce Müslümanı katledip, rejimi ayakta tutma rolünü üstlenmişti.
Türkiye ve Suriye arasındaki anlaşmazlığın, Ortadoğu’da barış, huzur ve refah isteyen tarafların istemlerine ters olduğunu belirten Lavrov, “Hem Suriye hem de Türkiye ile iyi ilişkileri olan, Rusya ve İran’ın, Ankara ve Şam arasındaki ilişkilerin kapsamlı normalleşmesini hedefleyen çok katmanlı müzakere sürecinde sadece arabulucular olarak değil aynı zamanda ilgili taraflar olarak yer almaları bir tesadüf değildir” ifadelerine yer verdi.
Lavrov, Suriye’de “iç savaşın” sonlandırılması için Türkiye-İran ve Rusya’nın oluşturduğu Astana Süreci’nin bundan sonra da Suriye’nin yeniden yapılandırılması, milyonlarca Suriyeli mültecinin Türkiye’den evlerine dönmeleri gibi hedeflere ulaşılmasında da kullanılacak önemli bir mekanizma işlevini sürdüreceğini kaydetti.
Lavrov’un konuşmasında Türkiye ve Suriye heyetlerine dönük çağrısında, “Sizlerden olabildiğince esnek ve yapıcı olmanızı bekliyoruz. Çatışmacı söylem ve geçmiş acıların anılarının bu müzakere odasının dışında tutulması en iyisi olacaktır” diyen Lavrov, sözlerini şöyle devam etti:
“Suriye ve Türkiye’nin egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne açık ve anlaşılır bir karşılıklı saygı ilkesi temelinde, birikmiş sorunların hızla aşılması ve iyi komşuluğun yeniden tesis edilmesi arzusunun rehberliğinde müzakereler yürütmenizi içtenlikle rica ediyorum.”
Lavrov, Türkiye ve Suriye arasındaki sorunların birkaç görüşmede çözülmeyeceğini, normalleşmenin uzun zaman alacağını kaydederken, “Ama bilge Çinli dostlarımızın dediği gibi ‘Güzel bir yolculuk küçük bir ilk adımla başlar’. Önemli olan çıkarların dengelenmesi için ortak bir zemin bulmak ve ön koşullardan kaçınmak” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Lavrov’un ön koşullar konusundaki çağrısına karşın Şam yönetiminin özellikle Türkiye’nin Suriye'nin kuzeyinde bulunan askeri birliklerinin geri çekilmesi konusundaki tutumunu devam ettirdiği ileri sürülüyor.
Esed Rejimine Meşruiyet Kazandırma Çabaları
Yüzbinlerce Müslümanı katleden ve milyonlarcasını yerinden eden Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için depremi de fırsata çeviren bölge ülkeleri Şam ile el sıkışmak için sıraya girmiş durumda.
Ankara’nın yanı sıra Arap Birliği ve bölge ülkelerin destek verdiği bu çalışma tıpkı “İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarında olduğu gibi bir düğmeye basılmış gibi toplu bir hareketlenme söz konusu…
Daha önce Arap Birliği'ni temsil eden bir heyet katil Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için Şam’a gitmişti.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, üst düzey Arap milletvekillerinin Esed rejimi liderliğindeki Suriye’yi yeniden Arap Birliği’ne katma konusunda görüşmek üzere ziyarette bulunduğu ifade edilmişti. Önceki gün de Suud rejiminin, Esed’i Arap Birliği Zirvesi’ne çağıracağı ileri sürülmüştü.
2011 yılında barışçıl halk gösterilerini bombalaması üzerine Arap Birliği’nden uzaklaştırılan Esed rejimi hala halkını katletmesine rağmen geri dönüş yolunun açılması dikkat çekiyor. Bu yöndeki çalışmalarda ABD’nin dost ve müttefikleri ciddi performans sarf ediyor.
6 Şubat'ta Türkiye ve Suriye'yi vuran depremi fırsata çeviren siyasiler, Esed rejimine meşruiyet için çaba sarf ederken Ankara, bu plana depremden çok önce dahil olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esed ile görüşmeye hazır olduğunu beyan ederken, Hulusi Akar da Moskova’da Suriyeli mevkidaşı ile bir görüşme yapmıştı. Bu sürece tepki gösteren Suriye halkı ise protesto gösterileri düzenleyerek “Esed’le asla uzlaşmayacağız” sloganları atmıştı. Depremden sonra da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye halkının katiline bir taziye mektubu göndermişti.
Bilindiği üzere ABD’nin desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı gereği Esed’e meşruiyet kazandırılarak masada muhatap alınıyor ve resmi yönetici olarak tanınıyor. Ankara da BM’nin kararı doğrultusunda hareket ettiğini ifade ederek Esed ile münasebetini legal olarak lanse ediyor.
“İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarını başlatan Washington, Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güden “normalleşme” anlaşmalarını ise perde arkasından yürütüyor. Bölgedeki tüm müttefiklerini harekete geçiren ABD, Baba Esed’den beri bölgede çıkarlarını koruyan Esed rejimini Rusya, Türkiye ve İran’dan oluşan “Astana Üçlüsü” ile ayağa kaldırırken, Cenevre süreci ile de meşruiyet kazandırmayı planlıyor.
Ankara, Esed rejimi ile görüşmeleri BM’nin 2254 sayılı kararına binaen yaptığını sık sık vurguluyor ve ABD’nin Suriye’de desteklediği çözüm olan 2254 sayılı karar doğrultusunda bu siyasete angaje hareket ediyor. “Siyasi süreç” de denilen bu çalışma ile Esed rejiminin meşru yönetim olarak tanınması, geçiş sürecini yönetmesi ve yeniden halka dayatılması amaçlanıyor.
Benzer Haberler

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








