
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli mesajlar verirken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ramazan ayı genelgesine de desteğini açıkladı ve laikliğe vurgu yaptı.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği Ramazan ayı genelgesini desteklediğini belirtirken, Bakan Yusuf Tekin ve bakanlık personelini tebrik etti.
Genelge üzerinden bakanlığa dönük eleştirilere tepki gösteren Bahçeli, "Bu genelgenin neresi yanlıştır? Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz. Türkiye'nin Talibanlaştığına dair en küçük bir delil göreniniz var mıdır? 'Gericilik' diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değil midir?" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine yönelik olarak, "Af ve cezasızlık algısına prim vermeden yasal düzenlemelerin çerçevesi çizilmelidir." İfadeleriyle hukuki düzenlemeler için çalışmaların başlatılması çağrısında bulundu.
Bahçeli bu konuda bir de uyarıda bulundu. Af ve cezasızlık algısına prim verilmemesi gerektiğini vurgulayan MHP lideri, "Adalet duygusunu zedelemeden silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması aşama aşama gerçekleştirilecektir" dedi.
"Dışımız kayarken, içimizi kaynaştırmalıyız. İçimizde birbirimiz yarı, yareni olmalıyız." diyen Bahçeli, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2024'te yaptığı açıklamaya atıfta bulunup, "Çağrısı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır. Örgütün feshi, derhal sağlanmalıdır." dedi
Bahçeli, ABD ile İran arasındaki savaş gerilimine ilişkin, "ABD'nin İran'a saldırması coğrafyaların ayarını bozacak, yaygın bir savaş döneminin kapısını kıra kıra açacaktır." yorumunda bulundu.
Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle:
-Ramazanın maneviyat iklimindeyiz. Ramazan ayının mübarek adabını yeni yetişen nesillere öğretilmeli.
-Bir türlü anlamadığımız esas şudur; manevi erimenin küresel salgın halini aldığı, her cepheden tehditler savurduğu bugünkü dünyanın alacakaranlık tablosunda çocuklarımızı düşünmeyelim mi? Geleceğimiz için kaygılanmayalım mı? Ne yapsaydık, akışa mı bıraksaydık. Ölen öldü, kaybolan kayboldu, kalanlar bizim mi deseydik?
-Bu bahsi neden açtığımı elbette izah edeceğim. Milli Eğitim Bakanlığı, 12 Şubat'ta Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında bir genelge yayımladı. Yerinde bir adımla, doğrusunu yapmıştır. Bu genelgenin neresi yanlıştır? Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz. Türkiye'nin Talibanlaştığına dair en küçük bir delil göreniniz var mıdır? 'Gericilik' diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değil midir?
CHP'ye Ramazan Tepkisi
-CHP Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yöneticileri bir anlatsın da öğrenelim. Din düşmanı olmayıp, yalnızca İslam düşmanlığında mevziye giren çürük aydınlar ne istediklerini hele bir söylesinler. Kültürel mirasımızı güçlendiren samimi faaliyetlerin neresinde pürüz, neresinde laiklikle çelişen bir çarpıklık söz konusudur? Allah'a iman etmek gericilikse biz de gericiyiz.
-Milli Eğitim Bakanımızı ve bakanlık personelini kutluyorum. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yayımlanan ramazan ayı etkinlikleri konulu genelgeyi sonuna kadar destekliyorum.
Laikliğe Vurgu
-Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Ankara'dan yönetilen üniter devlet yapısına, milli devlet yapısına, inançlarımız ile yönetim ilişkilerinin belirlendiği laik devlet yapısına dayanmaktadır. Bu yapı kurucu kahramanlar tarafından mükemmel bir vizyon ile belirlenmiştir. Bir devlet çatısı altında beraberce yaşayabilmemizin asgari kuralları 29 Ekim 1923 tarihinde koyulmuştur. Bundan dönüş yok. Taviz söz konusu değildir. Cumhuriyet'in 103 yıllık tarihi bu ilkeleri benimsemekte zorlananların zaman zaman beyhude çıkışlarına şahit olmuştur. Bu girişimler her defasında lanetlenmiştir.
“Türk Neyse Kürt Odur"
-Hiçbir vatandaşımız bu ülkede ikinci sınıf insan muamelesi görmemiştir. Bu topraklar üzerinde ayrımcılığın izini asla bulamazsınız. 103 yıllık Cumhuriyet tarihinin farklı etaplarında iktidar mevkisinde bulunan bir kısım zevatın ön yargılı ve ideolojik tutumundan kaynaklanan dönemsel yanlışları olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nde Türk neyse Kürt odur, Kürt ne ise Türk de aynısıdır.
-Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'dir. Milletimiz Türk milleti, terörsüz Türkiye hedefiyle devlet ve millet kudreti teyit edilmiş, yıkılamaz kardeşlik şuuru güncellenerek yeni yüzyılın rotası belirlenmiştir. Siyasi partilerin büyük çoğunluğu meseleye duyarlı yaklaşmışlardır. Komisyon 20 toplantı yapmış, bilgi ve görüşlere başvurmuş nihayet hazırlığı yapılan rapor tamamlanmıştır. Rapor, kabul edilmiştir.
-Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili gayret ve girişimlerin en önemli ayağı raporla teşekkül etmiştir. Demokratik, katılımcı bir anlayışla kurulan komisyon, üstlendiği tarihi rolle tabuları yıkmıştır. Kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır. Devir Türk ve Türkiye devridir.
"İki Ahmet Makamlarına Oturmalı"
-Kayyum meselesi demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli; iki Ahmet'in makamlarına oturması sağlanmalı. Biz yer yüzüne Ankara'dan bakmak zorundayız, başka merkezlerin tesirinde kalarak yapacağımız yorumları savunmak, küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır.



