
AK Parti’nin "Kemalist Sansür" Dayatmasına İslami Camia’dan Tepki
“Torba Yasa” olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne Kemalist Sansür de eklendi. Kanun yasalaşırsa, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamayacak. AK Partili Milletvekilleri tarafından sunulan teklif İslami kamuoyunda büyük bir infial uyandırdı ve tepkilere yol açtı.
30.11.1994 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan Basın İlan Kurumu Basın Ahlak Esasları Hakkında Genel Kurul Kararının 1. maddesi a fırkasında “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve Cumhuriyetin insan haklarına dayalı, demokratik, lâik, hukuk devleti niteliği, Atatürk ilke ve inkılâpları ve Anayasa’nın 174’üncü maddesinde yazılı “İnkılâp Kanunları” aleyhine yayın yapılamaz.” ibaresi geçmekteydi.
Anayasa Mahkemesi (AYM), 2025 yılında bu ucu açık idari kararlarla basına ceza kesilmesini "kanunsuz ceza olmaz" ilkesi gereği iptal edince, rejim bu baskıcı ibareyi doğrudan 195 sayılı Kanun’un 49. maddesine (a fıkrası olarak) yasa hükmü halinde monte etmeye çalıştı. Böylece AYM'nin iptal kararı sinsi bir Meclis hamlesiyle baypas edilmek istendi.
İnternet Medyasına Dijital Abluka
Esas kritik boyut; geçmişte gazete ve dergiler için uygulanan, 2023 yılında ise internet haber sitelerine de genişletilen bu idari ceza mekanizması, yeni tasarıyla birlikte bizzat yasa maddesiyle (kanun gücüyle) kalıcı hale getirilmek isteniyor. Böylece, dijital alanda alternatif yayıncılık yapan, İslami ve muhalif çizgideki tüm internet mecraları BİK'in ucu açık ve keyfi yorumlara müsait "Atatürk ilke ve inkılapları" dayatmasıyla doğrudan hukuki ve finansal bir kıskaca alınmış oluyor.
İslami Camiadan Yoğun Tepki
İslami camianın önde gelen hoca, kanaat önderi ve STK temsilcileri Kemalist sistemin bu sansür yasasına karşı çok sert tepki verdi. İşte bu tepkilerden bazıları:
Hizb-ut Tahrir Türkiye Resmi Sözcüsü Mahmut Kar:
“ Günlerdir yeni torba yasadaki 195 sayılı kanunun 49. maddesi ile ilgi tartışma sürüyor.
Taslak metne konulan maddede; gazete, dergi ve internet sitelerinin bağlı kalacakları yayın ilkeleri belirlenmiş. Buna göre ‘Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayım yapılması kanun ile suç sayılacak.’
Peki önceden değil miydi?
Basın İlam Kurumu'nun 1994'te Basın Ahlakı Esasları hakkında aldığı Genel Kurul Kararı ile, ‘Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı yayın yapılamaz’ kararı var ama bu kararın yaptırım yetkisi yok, varsa da çok dar bir alanı kapsıyor.
Bugün 2026 torba yasa teklifi ile 195 sayılı Kanun’un 49. maddesi değiştirilerek bu ilke doğrudan "kanun metnine alınıyor" ve “gazete, dergi ve internet haber siteleri” açıkça kapsama dahil ediliyor. Yani eğer torba yasa geçerse kanun, bu tür haberler için hem yaptırım gerekçesi olacak hem de kapsamı geniş olacak.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin sesini duyduk, görüşlerinin farkındayız." şeklinde açıklama yaparak tepkileri yumuşatmaya çalışıyor ve güya eleştirileri dikkate aldıklarını söylüyor. Herkes çok iyi biliyor ki bu torba yasa hazırlanırken kamuoyunun hassasiyeti hiç dikkate alınmadı ve bu yasa taslağı iktidar grubundan üç beş hukukçunun elinden de çıkmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu kanun maddesinden haberdar olmaması mümkün değil.
Ayrıca 24 yıllık iktidarı sürecinde Ak Parti'nin Basın İlam Kurulu kararı ile bile olsa uygulamada olan böyle bir maddeyi yürürlükten kaldırmamış olması zaten hem büyük bir fecaattir hem de samimiyetsizliktir.
Zira bir taraftan Atatürk ilke ve inkılaplarını temsil eden altı oku partisinin logosu yapan ve on yıllarca bu devrim kanunları yapıp halka zulmeden CHP ile hesaplaşıp her seçim döneminde Müslümanlardan oy isteyeceksiniz, diğer taraftan da CHP'nin altı okuna aykırı yayın yapmayı yasaklayan kanun çıkarıp CHP devrimlerini koruyacaksınız. Bu samimiyetsizlik değil de nedir?”
Dr. İhsan Şenocak:
"Müslümanların vergileriyle ayakta duran kurumların, yine Müslümanların inancını, nizamını ve hakikatleri anlatmasını 'inkılaplara aykırılık' torbasıyla engellemeye çalışmak tam bir akıl tutulmasıdır! Bu milletin aslı İslam'dır, tarihi İslam'dır. Kalemleri resmi ilan tehditleriyle, ekonomik şantajlarla susturabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Hakikati haykıranlar rızkı kuldan değil, El-Rezzâk olan Allah'tan bilirler."
Nureddin Yıldız:
"Medyayı tek tipleştirmek, insanların inançlarına göre fikir beyan etmesini 'inkılap' adı altında cezalandırmak fıtrata ve adalete aykırıdır. Müslüman bir yazarın, bir derginin veya gazetenin kelimeleri, üç kuruşluk resmi ilan parasıyla ne tartılır ne de satılır. Zulüm ile abat olanın ahiri berbat olur. Biz hakkı söylemeye devam edeceğiz."
Gazeteci-Yazar Kenan Alpay:
“Takrir-i Sükun Kanunu ve 163. Maddeyi, Tek Parti despotizmi ve basın sansürünü hortlatmaya matuf şu rezil kanun teklifini Meclis'e nasıl teklif edebildiniz? Kemalizm'i tahkim etmek üzere CHP'ye omuz vermek kimlere düşmüş, yazık!?”
HÜDAPAR:
_Torba yasaya eklenen düzenleme ile, “Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamaz” anlayışının internet haber siteleri ve dijital mecraları da kapsayacak şekilde genişletilerek fiilen yasallaştırılmak istenmesi kabul edilemez.”
Büyük Tepkinin Ardından İktidardan Geri Adım Emaresi: Ömer Çelik İtiraf Etti
Tepkilerin yükselmesinden sonra kameralar karşısına geçen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yükselen kamuoyu baskısını itiraf ederek geri adım sinyali veren şu açıklamalarda bulundu:
"Torba kanunla ilgili bir taslak yansıdı kamuoyuna. Bu taslakta ifade hürriyetine aykırı, ifade hürriyetiyle ilgili sorun çıkarabilecek unsurlar olduğu çeşitli vatandaşlarımız, aydınlarımız ve değerli düşünürlerimiz tarafından bize gerek sosyal medya üzerinden gerek başka kanallarla iletildi. Şunu söylemek isterim; vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Görüşlerinin farkındayız. Dolayısıyla adı üstünde dediğim gibi bu bir taslak; değerlendirme süreci devam ediyor."

Mutlak Butlan Sonrası CHP’de Neler Oluyor?

Enflasyon Yükselirken İktidar Hayal Satıyor


Mutlak Butlan Sonrası CHP’de Neler Oluyor?








