
Hizb-ut Tahrir’i Terör İle İlişkilendirmek Ya Cehalet Ya da İftiradır
Köklü Değişim Medya
Diplomasi tarihçisi ve İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Ragıp Kutay Karaca, Hizb-ut Tahrir hakkında asılsız ithamlarda bulundu.
Dün öğlen saatlerinde CNN Türk’te Sultan Arınır’ın ‘Gündem’ programına katılan Ragıp Kutay Karaca, İŞİD’’e bağlı Horasan grubu hakkında değerlendirme yaparken konuyu Özbekistan üzerinden Hizb-ut Tahrir’e getirdi. Hizb-ut Tahrir’in Özbekistan’da gerçekleşen terör olaylarına dair suçlamaları reddetmesine karşın yaptığı propagandalarda kişilerin İŞİD’in Horasan grubuna katılmasını istediğini dair gerçek dışı bir iddia dile getirdi. Prof. Karaca’nın Hizb-ut Tahrir hakkındaki bu sözleri cehaletten midir, yoksa kasıtlı bir iftira mıdır henüz net olmasa da, söyledikleri tamamen hezeyandan ibarettir. Zira Hizb-ut Tahrir, ilkesel olarak cebir ve şiddeti benimsemeyen, kurulduğu 1953 yılından itibaren sadece fikri ve siyasi çalışma yapan küresel İslami bir partidir. Tüm dünyada bu özelliği ile bilinmekle birlikte bugüne kadar herhangi bir maddi eylemine rastlanılmamıştır. Hele ki İslam’ın hiç bir şekilde caiz görmediği batı menşeili terör kavramı ile Hizb-ut Tahrir’in yana yana getirilemeyeceği izahtan varestedir.
Diğer yandan Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Prof. Kutay Karaca’nın ithamlarına Twitter hesabı üzerinden yanıt verdi.
Mahmut Kar yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“CNN TÜRK'te Kabil patlamalarını değerlendiren Prof Dr. Kutay Karaca Hizb-ut Tahrir hakkında bilmeden konuşuyor ve açıkça iftira atıyor. Hizb-ut Tahrir hiçbir ülkede şiddete başvurmadı, şiddete başvuran IŞİD gibi örgütlerin propagandasını yapmadı, kimseyi şiddete çağırmadı. Hizb-ut Tahrir ideolojik İslami siyasi bir partidir. 60 küsur yıllık siyasi tecrübeye sahiptir, çalışma yaptığı 40 küsur ülkede şiddetten uzak siyasi çalışma yapmaktadır. Suriye’de de Afganistan’da da Batı ve ABD'nin kirli tuzaklarını ifşa etmiş ve Müslümanları uyarmıştır.”
Son olarak Ragıp Kutay Karaca’ya aydınlatıcı bir cevap olması ve Hizb-ut Tahrir’in İŞİD hakkındaki görüşünü merak edenler için Hizb-ut Tahrir emiri Ata İbn Halil Ebu Raşta’nın 02 Temmuz 2014 tarihinde Facebook sayfasından yayınladığı açıklamanın bir bölümünü buraya aktarmakta fayda görüyoruz:
“Şüphesiz Hilafet, itibarı ve şanı olan bir devlettir. Şeriat, onun nasıl kurulacağını beyan ettiği gibi yönetim, siyaset, ekonomi ve uluslararası ilişkiler ile ilgili hükümlerinin nasıl çıkarılacağını beyan etmiştir. Hilafet, Web sitelerinde veya yazılı basında ya da görsel ve işitsel medyada ilan edilen ve anlamı olmayan sadece bir sembolden ibaret değildir. Aksine Hilafet, dünyayı sarsan ve kökleri toprak parçasında yerleşik büyük tarihi bir olaydır. İç ve dış güvenliği otoritesi korur, içeride İslam'ı uygular, davet ve cihat yoluyla İslam'ı dünyaya taşır.
İlan edilen Hilafet, hiç bir anlam ifade etmez. Ne öncesinde ne de sonrasında IŞİD'in vakasını da değiştirmez. Çünkü IŞİD, Hilafetin ilanının öncesinde de, sonrasında da silahlı bir harekettir. IŞİD'in durumu, kendi aralarında ve rejimler ile savaşan diğer silahlı hareketlerin durumuna benzer. Suriye veya Irak veya her ikisi üzerinde bu grupların hiç bir otoritesi yoktur. IŞİD de dâhil bu grupların, devlet dinamiklerine sahip herhangi bir bölge üzerinde otoriteleri olsaydı ve Hilafeti ilan edip İslam'ı da uygulasalardı, kurulan Hilafetin şeri hükümlere uygun olup olmadığını öğrenmek için araştırılmaya değerdi. Araştırma sonrasında da uyulurdu. Zira Hilafetin kurulması, sadece Hizb-ut Tahrir'e değil, bütün Müslümanlara farzdır. Kim onu hakkıyla ikame ederse, uyulur. Ama gel gör ki durum öyle değildir. Aksine IŞİD de dâhil olmak üzere bütün silahlı gruplar "milisler", ne devlet dinamiklerine ne toprak parçası üzerinde otoriteye ne de güvenlik ve emana sahiptirler. Dolayısıyla IŞİD tarafından ilan edilen Hilafet, anlamsızdır. Vakasını araştırmak için üzerinde durmaya bile gerek yoktur. Her şey ayan beyandır…”
Tüm bu izahatlardan sonra Prof. Kutay Karaca’dan Hizb-ut Tahrir hakkında söylediği sözleri tekzip etmesini talep ediyoruz. Ayrıca hakkında doğru bilgilere sahip olması için Hizb-ut Tahrir’i kendi dilinden dinlemesini ve kendi kaynaklarından araştırmasını tavsiye ediyoruz.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








