"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Laik Kemalistlerden Hizb-ut Tahrir’e İftira Kampanyası
06 Ocak 2024Köklü Değişim Medya

Laik Kemalistlerden Hizb-ut Tahrir’e İftira Kampanyası

1 Ocak'ta, “Şehitlere Rahmet, Filistin’e Destek ve ‘İsrail’e Lanet” başlığıyla Galata Köprüsü’nde gerçekleştirilen yürüyüş sonrasında Kelime-i Tevhid bayrağı taşıyan bir kişiye yapılan yumruklu saldırının ardından, “Hilafet” ve “Kelime-i Tevhid”, Türkiye’nin bir numaralı gündemi oldu.

Günlerce sosyal medya listelerinde "TT" olan "Hilafet" ve "Kelime-i Tevhid" konusunu, bazı İslam düşmanı jakoben Kemalist, Sol çevreler, -miting ve saldırı ile alakası olmamasına rağmen- Hizb-ut Tahrir’e saldırmayı fırsat bildiler.

Laik Kemalist Ulusalcı güruh saldırılarını; sosyal medya, TV ekranları, gazete sayfalarından gerçekleştirdiler. Adalet, insaf, izan ve objektiflikten yoksun bu 28 Şubat artığı zihniyet, iftira, karalama, çarpıtma ve yalan dolu haber ve yorumlara imza attı.

Bu haberlerden bazıları şöyle:

Cumhuriyet Gazetesi,

Veryansın TV

ODA TV

İnternet Haber

internet-haber.jpg

“FETÖ” TARZI HABERCİLİK

Zamanlama olarak; AYM’nin Can Atalay davasında ikinci kez verdiği hak ihlali kararının Yargıtayca kabul edilmemesini eleştiren Kemalist Sol medya, benzer şekilde Hizb-ut Tahrir’e ayrı ayrı verilen 10’dan fazla hak ihlali kararını görmezden gelerek “Yargıtay’ın ‘terör örgütü’ dediği; Hizb-ut Tahrir!” şeklinde atılan başlıklarla “FETÖ’cü” medyanın izinden gittiğini ortaya koydu.

Zira Hizb-ut Tahrir’e ilişkin davalara bakan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin o dönemki hakimlerinin çoğu, “FETÖ” davasından ya tutuklu ya da firari konumunda. Muteber olmayan bu hâkim ve mahkemelerin yıllar önceki kararlarını yeniden ısıtarak servis edilmesi, Samanyolu TV, Zaman Gazetesi gibi “FETÖ” tarzı haberciliği akıllara getirdi.

Bu tip saldırılarla, İslam’ın topraklarında hem İslami değerler hem de İslami değerleri kendine referans edinen Hizb-ut Tahrir, marjinalleştirilmeye çalışıldı.

Halk TV

OBJEKTİF HABERCİLİK ÖRNEKLERİ DE YOK DEĞİL

Kindar Kemalist sol medyanın tozu dumana katarak türlü iftiralarla oluşturmaya çalıştığı sisli havada, kimi objektif gazeteciler de konuyu tarafsız bir şekilde ele aldı. Hatta bu gerçeği, Cüneyt Özdemir yaptığı canlı yayında itiraf etmiş ve “dezenformasyona kurban edildiğini” söyleyerek izleyicilerinden özür dilemek zorunda kalmıştı.

Cüneyt Özdemir

Cüneyt Özdemir, yalan ve iftiralarla yapılmış dezenformasyona alet olduğunu, Karar Gazetesi’nden Yıldıray Oğur’un makalesiyle fark ettiklerini ifade etti.

Yıldıray Oğur - Karar Gazetesi

Halbuki gerçekleri öğrenmek isteyen herhangi bir kişinin rahatlıkla ulaşabileceği gibi Yıldıray Oğur da Köklü Değişim’e ulaşmış, “Şehitlere Rahmet, Filistin’e Destek ve ‘İsrail’e Lanet” başlığıyla Galata Köprüsü’nde gerçekleştirilen yürüyüşe Hizb-ut Tahrir’in katılıp katılmadığını sorarak öğrenmiş ve makalesini buna göre kaleme almıştı.

Ahmet Sesli - KRT

Yine aynı şekilde KRT’den Ahmet Sesli de Köklü Değişim’i arayarak Yılmaz Çelik’e ulaşmış, yaşananları, Hizb-ut Tahrir’i, amacını, o çok konuşulan tweetteki kastını, Çelik’in ağzından dinleyerek röportajına hazırlamıştı.

Yine Akit TV ve Serbestiyet Haber Sitesi de, Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar'a ulaşarak, gerçekleri, birinci ağızdan öğrendiler.

Türkiye, yüz yıllardır İslam'a sancaktarlık yapmış ve Hilafet'in merkezi olmuştur. İlga edilmesinin üzerinden yüz yıl geçmesine rağmen "Kelime-i Tevhid"e olan bağlılık ve Hilafet'e duyulan özlem her geçen gün artmakta ve hala Müslümanların kalbinde canlılığını korumaktadır. Laik Kemalist çevreler her ne kadar bu gerçeği yok saysalar da, halkımızın İslam'a bağlılığını kalplerinden söküp atmaya asla muktedir olamayacaklardır.