"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Esed Rejimi İle Masaya Oturan Akar: “Suriyelilerin Aleyhine Bir Durum Yok”
26 Nisan 2023Köklü Değişim Medya

Esed Rejimi İle Masaya Oturan Akar: “Suriyelilerin Aleyhine Bir Durum Yok”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, dün Moskova’da Suriye halkının katilleri Rusya, İran ve Esed rejimi ile aynı masaya oturduğu toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, “İster Türkiye’de, ister Suriye’de beraber olduğumuz Suriyeli kardeşlerimiz var. Hiçbir şekilde onların aleyhine bir durum söz konusu değil” açıklamasında bulundu.

Suriye’de 12 yıldır zorba Esed rejiminin katliamları Rusya’nın havadan, İran’ın karadan saldırıları ile devam ederken, Hulusi Akar, dün Suriye halkının katilleri ile yaptığı “Dörtlü Zirve” sonrası başkent Moskova’dan ayrılmadan önce Vnukova Havalimanı'nda, toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Esed rejimine meşruiyet kazandırmayı hedefleyen toplantı, yıkılmaya yüz tutmuş rejimi ayağa kaldırmayı başaran Rusya, Türkiye ve İran’ın içinde bulunduğu “Astana Üçlüsü”nün yanı sıra bugüne kadar masanın altında bekletilen Esed rejiminin katılımıyla gerçekleştirildi. Savunma bakanları sonrasında dışişleri bakanları ve en sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Şam kasabı Esed’in el sıkışması ile sonuçlanması planlanan toplantılar silsilesi devam ediyor. Toplantıların asıl hedefi; uluslararası arenada Esed rejimine meşruiyet kazandırmak ve ABD’nin de desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda yeniden zorba rejimi Suriye halkına dayatmayı amaçlıyor.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar (sağda), beraberindeki MİT Başkanı Hakan Fidan ile Rusya'nın başkenti Moskova'da, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Suriye Savunma Bakanı Korgeneral Ali Mahmud Abbas, İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Muhammed Reza Aştiyani, Rusya, İran ve Suriye istihbarat başkanları ile “Dörtlü Zirve”de bir araya geldi.

Köklü Değişim,Dörtlü Zirve,Hulusi Akar,Hakan Fidan.jpg

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türkiye-Rusya-Suriye ve İran savunma bakanları ile istihbarat başkanları arasında gerçekleşen 'Dörtlü Toplantı”ya ilişkin "Bir an önce terör belasından kurtulmak, ülkemizin, sınırlarımızın, vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak ve bölgeye bir an önce barış, istikrar ve huzurun gelmesi için gayret gösteriyoruz" ifadeleri ile masumiyet kazandırmaya çalışsa da asıl hedefin bu olmadığı biliniyor.

Suriye’nin Egemenlik Hakları ve Terör

Dörtlü toplantıda çeşitli konularda karşılıklı görüş alışverişinde bulunulduğunu açıklayan Akar, “Muhataplarımızın görüş ve değerlendirmelerini dinledik, kendi görüş ve değerlendirmelerimizi ayrıntılı şekilde aktarma fırsatı bulduk. Her zaman ifade ettiğimiz gibi Suriye’nin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne saygılı olduğumuzu, bizim Suriye’de bulunmamızın tek nedeninin orada bulunan terör örgütü PKK/YPG/PYD ve DEAŞ başta olmak üzere teröristlerle mücadele etmek olduğunu, teröristleri etkisiz hale getirmek için çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdüreceğimizi, bunun sadece bizim için değil Suriye’nin bütünlüğü için de önemli olduğunu vurguladık” dedi.

Akar, Türkiye’nin Suriye’de bulunmasının tek nedeninin terörle mücadele olduğunu ifade etse de yapılan operasyonların sonunda Esed rejiminin toprak kazanarak çıktığı ve terör örgütlerinin de hala Türkiye sınırında ABD’nin himayesinde olduğu gözlemleniyor. Hatırlanacağı üzere Halep’in muhalifler tarafından ele geçirileceği sırada başlatılan Fırat Kalkanı harekatı ile muhaliflerin bir kısmı kuzeye çekilerek bu cepheyi zayıflatmış nihayetinde Halep de Rusya ve İran’ın da yardımıyla Esed rejiminin kontrolüne geçmişti. Ayrıca diğer operasyonlar ve Astana sürecinde imzalanan mutabakatlarla muhalifler tamamen İdlib’e sıkıştırılmıştı. Bu süreçte Türkiye ile hareket eden gruplar Esed rejimi ile çatışmadan uzaklaştırılarak rejimin nefes alması sağlanmıştı.

Köklü Değişim,Dörtlü Zirve,Moskova.jpg

Akar, BM’nin 2254 Sayılı Kararını Zikretti

Bir diğer amaçlarının da Suriye’den Türkiye’ye yönelik olası yeni bir mülteci akınını önlemek olduğunu ifade eden Bakan Akar, “Yaptığımız çalışmalarla Suriye’de olabildiğince olumlu, istikrarlı ortamı sağlamak, şartları oluşturmak suretiyle ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimizin gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde evlerine, topraklarına dönmelerini sağlamayı amaçladığımızı da kendileriyle paylaştık. Suriye sorununun BMGK 2254 sayılı kararı çerçevesinde tüm unsurları kapsayıcı şekilde ve bütüncül bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğini muhataplarımıza ifade ettik” açıklamasında bulundu.

Bilindiği üzere ABD’nin desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı gereği Esed’e meşruiyet kazandırılarak masada muhatap alınıyor ve resmi yönetici olarak tanınıyor. Ankara da BM’nin kararı doğrultusunda hareket ettiğini ifade ederek halkını kimyasal silah ve varil bombalarıyla katleden Esed ile münasebetini legal olarak lanse ediyor. Ankara ve son olarak Akar’ın Suriye’de asıl sorun Esed rejiminin varlığı iken, rejimi ayakta tutarak Suriyelilerin gönüllü geri dönüşünden bahsetmesi dikkat çekiyor.

“İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarını başlatan Washington, Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güden “normalleşme” anlaşmalarını ise perde arkasından yürütüyor. Bölgedeki tüm müttefiklerini harekete geçiren ABD, Baba Esed’den beri bölgede çıkarlarını koruyan Esed rejimini Rusya, Türkiye ve İran’dan oluşan “Astana Üçlüsü” ile ayağa kaldırırken, Cenevre süreci ile de meşruiyet kazandırmayı planlıyor.

Ankara, Esed rejimi ile görüşmeleri BM’nin 2254 sayılı kararına binaen yaptığını sık sık vurguluyor ve ABD’nin Suriye’de desteklediği çözüm olan 2254 sayılı karar doğrultusunda bu siyasete angaje hareket ediyor. “Siyasi süreç” de denilen bu çalışma ile Esed rejiminin meşru yönetim olarak tanınması, geçiş sürecini yönetmesi ve yeniden halka dayatılması amaçlanıyor.

Dörtlü toplantı kapsamında çeşitli ikili görüşmeler de yapma fırsatı bulduklarını aktaran Akar, “Bu toplantı ve görüşmeler faydalı ve olumlu oldu. Önemli katkılar sağlandı. Bölgeye barış, istikrar ve huzurun getirilmesi konusunda bu çalışmalara ihtiyaç olduğu konusunda taraflarla mutabık kaldık. Önümüzdeki günlerde bunun devamını ifade ettik” dedi.