
Dilipak: Kendi Ellerimizle Boynumuza İp Geçiriyoruz!
Köklü Değişim Medya
STK ve derneklerin çalışmalarını baskı altına alan kararların da içine sıkıştırıldığı torba yasa Cumhurbaşkanın onayıyla resmiyet kazandı. Dilipak, Değişim TV’de konuya dair de önemli açıklamalarda bulundu.
Değişim TV’de, “Adil Şahitlik Görevimiz ve Sorumluluklarımız” konulu online katılımcıların da olduğu bir program gerçekleştirildi. Programa video-konferans yöntemiyle bağlanan Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, İstanbul Sözleşmesi ve CEDAW benzeri sözleşmeler başta olmak üzere, TBMM’de kabul edilen ve Cumhurbaşkanının onayından da geçen “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Yönelik Yaptırım Kararlarının Uygulanmasına” ilişkin kanun hakkında da çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Moderatör Süleyman Uğurlu’nun ‘İstanbul sözleşmesinin bir kısım kesimler tarafından sıklıkla savunulmasının gerekçesi ne olabilir, Bu durum Ak Partinin tabanında bir rahatsızlığa sebep olmuyor mu?’ şeklindeki sorusuna Dilipak, konuyla alakalı şahsı hakkında da bu çerçevede dava açıldığını ve iddianamenin savcılık tarafından kabul edildiğini’ söyledi. Dilipak ‘İstanbul sözleşmesini tek başına okursak pazılın bir parçasından resmin tamamına ulaşmanın kolay olmaz. CEDAW, Covid-19, LGBTİ ve daha birçok unsurla beraber düşünülmesi gerekir.İnsanın artık cinsiyeti bile belli olmayan bir bireye dönüştürüldü. Adeta, İnanç, ahlak ve gelenekten bağımsız izole bir birey meydana getirildi. Artık bu birey toplumun ona yüklediği bir kimlik olarak ortaya çıkıyor’ şeklinde konuştu.
1 Ocak 2021 itibariyle STK ve derneklerin çalışmalarını baskı altına alan kararların da içine sıkıştırıldığı torba yasa Cumhurbaşkanın onayıyla resmiyet kazandı. Dilipak, katıldığı programda bu konuya dair de önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamasında ‘Yasanın mali bir network denetimine olanak sağladığını, para hareketlerinin global ölçekte denetlenmesini de içerdiğini’ ifade etti. ‘Artık dünyanın 5 ten büyük olduğunu bir taraf bırakın,tek bir şirket bile dünyanın 4/3 ünden daha fazla büyük!’ dedi.
Yasanın ‘altın tas içerisinde balı göstermek olduğunu, 3 damla zehrin bala karıştırılarak verildiğini’ ifade eden Dilipak, sözlerini şöyle sürdürdü. ‘’Bizler kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, kendi celladımızın elindeki bıçağı biliyoruz. Bu yasa çıkarken bizim baromuz ne yapıyor? Uyuyor mu? Hipnoz mu edildiler? Bakınız Türkiye çok tehlikeli bir sürece girdi. Bundan sonra çok farklı adımlar da atılacaktır. HES Kodu bunlardan biridir. Bir sonraki adım ‘’Global Sağlık Pasaportu’ olacaktır. Bu olmadan uçağa da binemeyeceksiniz! İkinci adım ‘’Performans Baz’’. Ekonomik performansın, sahip olduğun gelirin, mal varlığın… İşte tüm bunlarla yeni bir uluslararası kimlik oluşturuyor. Ve biz artık siber diktatörlüğe doğru sürükleniyoruz!’’

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi







