
ABD, İsveç’e NATO İçin Onay Veren Türkiye’yi “Takdir” Etti
Türkiye’nin İsveç’in NATO üyelik protokolüne onay vermesi, ABD’yi memnun ederken, kapalı kapıların ardında pazarlık iddiaları yeniden gündemde.
Türkiye’nin 20 aydır devam eden uzun bir sürecin ardından İsveç’in NATO üyelik protokolüne onay vermesi, kapitalist nizamı dünyaya dayatan NATO’nun lideri ABD tarafından memnuniyetle karşılandı.
PKK terör örgütüne topraklarından hareket özgürlüğü veren ve Kur’an-ı Kerim yakılmasını özgürlük olarak nitelendirerek İslam düşmanlarına koruma sağlayan İsveç’in NATO’ya üyeliği için dün TBMM görüşmelerinde AK Parti ve Cumhur İttifakı ortağı MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) yoğun çaba sarf etti.

ABD’den Memnuniyet Açıklaması
Rusya’yı, Ukrayna’da tahrik ederek çıkardığı savaş ile liderlik ettiği NATO’yu yeniden dirilten Washington, paktın Finlandiya ve İsveç ile genişlemesini büyük önem veriyor. Zira İsveç'in katılımı Rusya'yı Baltık Denizi'nde zora sokacak. Çin ve Rusya’yı liderlik ettiği Batılı kapitalist hegemonyanın önünde tehdit olarak niteleyen ABD, TBMM’nin kararı sonrası memnuniyet mesajları yayımladı.
Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “Bu Başkan Biden için önemli bir öncelikti” ifadesi ile onay kararının önemine atıf yaptı.
Sosyal medya platformu X’ten paylaştığı mesajda Sullivan, “İsveç güçlü ve yetkin bir savunma ortağı ve NATO’ya üyeliği, ABD’yi ve ittifakı daha güvenli ve daha güçlü hale getirecek” açıklamasında bulundu.
Türkiye’nin onayının ardından son olarak Macaristan’ın da onay vermesi ile İsveç, NATO’ya dahil edilebilecek.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi, TBMM’yi Takdir Etti
TBMM’nin İsveç’in NATO’ya katılım protokolüne onay vermesinin ardından ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake de X sosyal medya platformundan paylaştığı mesajda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İsveç’in NATO’ya girmesine onay verme kararını ‘büyük bir takdirle’ karşıladığını ifade etti.
Flake, “İsveç’in NATO’ya katılımı bugün her zamankinden daha önemli olan İttifak’ın güçlendirilmesi yönünde atılmış kritik öneme sahip bir karardır. Türkiye’nin NATO ittifakına olan bağlılığı sarsılmaz ortaklığımızı açıkça ortaya koymaktadır. Türk halkına ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin İtirazları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in terörle mücadelede daha fazla adım atmasını talep ederek itirazını gündeme getirmiş ve bu ülkelerin gerekli yasaları çıkarması talebinde bulunmuştu. İki ülkenin üyeliğine önceleri veto edilmesinin sebebi terör olduğu ifade edilse de NATO’nun lideri ABD ve Avrupalı devletlerin açıktan terör örgütleri PKK/PYD’ye askeri ve siyasi destekte bulunması sebebin bu olmadığı hususundaki yorumları kuvvetlendirmişti.
Ayrıca İsveç’te, Kuran’ı Kerim yakma eylemleri de Stockholm ve Ankara arasında gerilime neden olsa da bu eylemlere yönelik İsveç’in yasa değişikliği yapmaması veto kararı ve ardından devam eden sürecin bu sorun olmadığını da ortaya koyuyor.
Her ne kadar Ankara açık bir şekilde ifade etmese de İsveç’in üyeliği için süren müzakereleri aslında Ankara-Stockholm arasında değil, Washington ile Ankara arasında olduğu açıklamalara yansıyor.
İsveç’in NATO üyeliği sürecinin tamamlanması, Rusya’nın Ukrayna işgalinde neredeyse iki yılın geride kaldığı bir dönemde, Biden yönetiminin en önemli dış politika önceliklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bazı ABD Kongre üyelerinin yanı sıra siyasi analistler de, Türkiye’ye F-16 satışı ve İsveç’in NATO’ya katılım protokolünün onaylanması arasında doğrudan bağlantı kuruyor. Ankara, bu noktada İsveç’in NATO üyeliğine ilişkin süreç tamamlanmadan F-16 konusunda beklediği yeşil ışık gelmemesine rağmen TBMM’de onayı verdi. Bu da Türkiye’nin onaydan önce ABD’den beklediği adımı attıramadığını ve elindeki kozu gerektiği gibi kullanamadığı yorumlarının yapılmasına neden oldu. Beyaz Saray, Ankara’nın 20 milyar dolarlık yeni F-16 alımı ve 79 adet modernizasyon kiti talebi konusunda Kongre ile istişare içinde olduğunu belirtmişti.
Son olarak süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası kalırken Erdoğan, daha önce “önüme gelirse imzalarım” diyerek reyini ortaya koymuştu.
Görevi sona eren Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Murat Mercan geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Türkiye’ye F-16 tedariki ile ilgili iyimser konuşmuş ve bir ay kadar kısa bir süre içinde olumlu gelişmelerin yaşanabileceğini söylemişti. Bu açıklama da önce Ankara’nın adımı daha sonra F-16 talebine onay verileceği yönünde bir pazarlığın olduğu iddialarını kuvvetlendiriyor.
Washington ile Ankara arasında F-35 satışından, F-16 satışına evrilen süreçte, Türkiye parasını ödediği halde uçaklarını alamazken, bugün ise İsveç’in NATO üyeliğine karşılık uçakları alma pazarlığı iddiaları iradenin ipotek altına alınması olarak nitelendiriliyor.
Daha önce Cumhurbaşkanlığı eski Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD'den Türkiye'ye F-16 satışına ilişkin, "Yönetim hala sürecin ilerlemesini istiyor. Kongre tabii bir onay süreci var. Oraya doğru gidiyoruz şu anda. Zaten Finlandiya'nın üyeliği onaylandıktan sonra süreç daha da hızlandı" diyerek pazarlığın olduğunu resmi olarak ifade etmişti.
Washigton’ın Küstah İsteğini Çavuşoğlu, Açıklamıştı
Washington, S-400’lerin Türkiye’de bulunmasını NATO’nun askeri sistemleri açısında sakınca teşkil ettiğini söylemiş ve küstah isteklerde bulunmuştu.
Önceki Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’li mevkidaşı ile arasında geçen diyaloğu anlatmıştı.
ABD'nin Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400'leri Ukrayna'ya göndermesini teklif ettiğini aktaran Çavuşoğlu ayrıca, "ABD, S-400'leri Ukrayna'ya gönderir misiniz dedi, biz olmaz dedik" ifadelerini kullanmıştı.
Türkiye, 2 milyar doları aşan S-400 anlaşmasından sonra “dost ve müttefik” olarak nitelediği ABD’nin CAATSA yaptırımlarına maruz kalmıştı. Bu kapsamda ayrıca F-35 programından da dışlanmıştı. Hem F-35’lere ödediği 1,4 milyar doları alabilmek için müzakereler yürütüyor hem de satın aldığı 2 milyar dolar değerindeki S-400’leri kullanamıyor.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








