Model/Vasat Ümmet Olma Zamanı
25 Şubat 2026

Model/Vasat Ümmet Olma Zamanı

Kur’an, indiği zamanı şereflendirdi; “Ramazan-ı şerif” oldu. İndiği mekânı şereflendirdi; Mekke, “Şehirlerin Anası” (Ümmü’l-Kurâ) oldu. Ümmeti şereflendirdi; onlardan diğer ümmetlere model olacak büyük bir ümmet yaptı. Rabbimiz şöyle buyurdu:

[وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا] “Böylece, siz insanlara şahit olasınız, Rasul de size şahit olsun diye sizi vasat ümmet yaptık.” [Bakara Suresi 143]

Ayet-i kerimenin iki vurgusu var: Rasul’ün ümmetine şahitliği, ümmetinin diğer ümmetlere şahitliği.

Rasul’ün şahitliği: Düşünce ve davranışlarıyla; bireysel, toplumsal, siyasal ve devletlerarası hasılı tüm alanlarda ümmetine model alabilecekleri bir örneklik sunması... Elçinin ölçü olması.

Ümmetin şahitliği: Yukarıda zikredilen tüm yaşam alanlarında ümmetin tüm dünya milletlerine model olması. Ayet, âdeta şu mesajı veriyor: “Ümmetler sizi ölçü alsın, sizden hiza alsın diye sizi vasat/model ümmet olarak tasarladık.” Ümmetin ölçü olması.

Müfessirler, buradaki “vasat” kelimesini bazı ayet ve hadislere dayanarak “adil” ve “hayırlı” olmak şeklinde yorumlamışlardır. Burada tafsilatıyla ele almamıza imkan yok. Ancak şu kadarını söyleyelim. Adl, Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın isimlerinden biridir. O halde adalet, ancak adle (Allah’tan gelene) boyun eğmiş bir ümmet eliyle gerçekleşebilir. Hayır/İslâm ulaşacaksa bu, ona teslim olmuş bir ümmet aracılığıyla ulaşacaktır. Bu sebeple İslâm ümmeti, vasat ümmettir. Bu, büyük bir sorumluluktur.

**

İnsanlık, benzeri görülmemiş bir sefaletin, zulmün ve fesadın çepeçevre kuşattığı, yer küre çapında yaygınlaştığı bir dünyada yaşatılıyor. Rabbimiz şöyle buyuruyor:

[ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِي النَّاسِ لِيُذِيقَهُمْ بَعْضَ الَّذِي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ] “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah, dönüş yapsınlar diye işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.” [Rum Suresi 41]

Belki de Epstein, fesadın boyutlarını gözlerimizin önüne seren bir ayetti; yerde ve denizde, havada ve karada düzeni altüst eden kapitalizmin barbarlığını afişe eden; İslâm dışı hiçbir düzenin, adle boyun eğmemiş hiçbir ümmetin insanlığa model olamayacağını gösteren bir ayet.

Aslında Epstein, kapitalist ideolojinin nasıl bir dünya tasarladığını gösteren bir prototip, bir modeldi. Lakin zamansal olarak birkaç yılda olanlar, 300 yılda; mekânsal olarak adada olanlar, dünya çapında yaygın olunca sıradanlaşıyor ve vahşetin bizzat kapitalist modelin kendisinden kaynaklandığı dikkatlerden kaçabiliyor. Bugün, adada işlenen ürkütücü cinayetler, ilk ayak basıldığında Amerikan kıtasında ziyadesiyle işlendi. Ve sonra misliyle dünyanın geri kalanında…

İnsanî, ahlâkî, ruhî değerleri yok ettikten sonra insanı salt ekonomik bir organizmaya dönüştüren kapitalist model tam da bu! İnsanı, insanın kurdu olarak gören Batı düşüncesinin tasarımı. Bu, sadece bir adada sadece bir kıtada değil, âlem çapında soft şekilleriyle kendini gösteren vahşi bir model.

Bu model, üç yüzyıldır makyajlanarak sunuluyor. İnsan hakları, kadın hakları, çocuk hakları vb. göz kamaştırıcı argümanlarla pazarlanıyor. Teknolojik gelişmişliğin, ışıltılı şehirlerin, devasa gökdelenlerin arkasına saklayarak çocuklara tecavüz eden, etlerini çiğ çiğ yiyen barbarların modelini insanlık üzerinde uygulamaya devam ediyor. En az Epstein kadar dehşete düşürmesi gereken budur!

Trump’ın adada işlediği birkaç cinayeti açığa çıkaran gizli belgelere bakarak dehşete düşen birinin, Gazze’de yüz bine yakın cinayeti alenen işlemiş Trump’ın planıyla dehşete düşmemesi… Ya da Netenyahu’nun cinayetleri ile dehşete düşenlerin, onun bulunduğu “Barış Kurulu”nda yöneticilerinin de bulunuyor olmasından dehşete düşmemeleri… Bu canlı, “kanlı” örnekleri çoğaltabiliriz. Bu vahşi kapitalist modelin insanlığa bir “hayrı” dokunabilir mi? Bu sömürge ideolojisiyle dünyaya adalet gelir mi?

Adalet sisteminin tepesindeki Bakan Pam Bondi “Epstein dosyalarındaki herkesi yargılarsak tüm sistem çöker.” diyor. Milyonlarca belge ortalığa saçılıyor; tutuklanan bir kişi yok. Belgelerde ismi binlerce defa geçen barbarlar coğrafyamızı yönetiyor; yörüngesinden çıkan yok.

Bu Ramazan, bütün bunların muhasebesini yapmamız gereken bir zaman dilimidir. Bu Ramazan, Rabbimizin bizim için tasarladığı “vasat/model” ümmet olma misyonunu yeniden düşünme zamanıdır.

Adl’e boyun eğen bir ümmet olarak insanlığa model ümmet olduğumuz günlerin yakın olması duasıyla…