Samimiyseniz, Buyurun Size Anayasa!
25 Eylül 2023

Samimiyseniz, Buyurun Size Anayasa!

Geçen hafta yapılan Yeni Anayasa Sempozyumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefete, "En ideal anayasa metnini bulmak için gelin konuşalım, müzakere edelim." çağrısında bulundu.1

Bu çağrıyı vesile bilerek -yeri gelmişken bizler de mevcut anayasanın/sistemin muhalifleri olarak- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunalım:

Sayın Erdoğan, eğer teklifinizde samimi iseniz, işte Hizb-ut Tahrir’in kapsamlı bir şekilde hazırlamış olduğu İslami Anayasa2 önünüzdedir. Onu mütalaa, müzakere ve tatbik etmek üzere alınız. Zira bu anayasa, öyle gelişi güzel, koşulların boyunduruğu altında kalınarak alelacele kaleme alınmış bir anayasa tasarısı değildir. Maddeleri tamamıyla şer’i ahkâmdan fışkırmış, vakıayı bütünüyle kuşatmış, esbab-ı mucibesi detaylarıyla açıklanmış bir anayasa tasarısıdır. Graham Fuller’in “Türkiye ve Arap Baharı” kitabında dediği gibi, o bir web sitesi tasarımı değildir: “Geniş bir coğrafyaya yayılmış radikal (ama şiddet yanlısı olmayan) Hizb-ut Tahrir el-İslami (İslami Kurtuluş Partisi) günümüzde bir Hilâfet yönetimi altında kurumsallaşmış modern Müslüman yönetişiminin nasıl olabileceği konusunda son derece detaylı ve sistematik tavsiyeler önermektedir. Bu çaba herhangi bir Batılı web sitesinden indirilen bir ödünç anayasanın basitçe adapte edilmesinden ziyade, İslam toplumunun başlangıcında hakiki temelleri olan bir yönetim sistemi kurma arzusunu yansıtmaktadır.”3

Erdoğan’ın Yeni Anayasa Sempozyumu’nda yapmış olduğu konuşmada öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Neredeyse her hanenin yaşanan acılardan nasibini aldığı o meşum günler hafızalarımızdan asla silinmedi, silinmeyecek. Şu Ulucanlar Cezaevi’nin, Mamak Cezaevi’nin, Diyarbakır Cezaevi’nin, Sağmalcılar Cezaevi’nin dili olsa da o günleri anlatsa. İdamından sonra yargılandığı suçla ilgisinin olmadığı ortaya çıkan veya Hüseyin Kuru Mahmutoğlu gibi işkence ile öldürülen gençlerimizin vebali darbecilerin yakasını öteki dünyada da bırakmayacaktır.”

Şimdi soralım: Sayın Erdoğan! Sizler samimiyseniz eğer, darbecileri uyardığınız gibi, “öteki dünya” demiş olduğunuz ahirette sıkıntıya düşmek istemiyorsanız şayet, mevcut beşerî anayasayı bırakıp yerine başka, yeni bir beşerî anayasa koymaya çalışmamalısınız. Yapmanız gereken; esasları hiçbir şekilde insan akıl ve duygularına bırakılmamış olan, şer’i bir anayasa üzerinde çalışmak, onun yürürlüğe girmesi için elinizden gelen her şeyi,-canınıza, dünyanıza mal olsa bile- yapmanızdır. Zira bu, bir tercih değil iman meselesidir, gereği yapılmadığında dünya-ahiret bedbahtlığının sebebidir. Rabbimiz Celle ve A’lâ şöyle buyuruyor:

[ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَرٖيعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِـعْ اَهْوَٓاءَ الَّذٖينَ لَا يَعْلَمُونَ] “Sonra seni vahiyden gelen bir şeriat (yasa) üzere koyduk. Sen artık o şeriata uy ve bilmeyen o cahillerin heva ve heveslerine uyma!”4

[وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِـعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَؕ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ اَنَّمَا يُرٖيدُ اللّٰهُ اَنْ يُصٖيبَهُمْ بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْؕ وَاِنَّ كَثٖيراً مِنَ النَّاسِ لَفَاسِقُونَ] “Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet, onların arzularına uyma, Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamaları için onlardan sakın (diye onu indirdik)! Eğer yüz çevirirlerse bil ki Allah, (öyle istedikleri, bunu hak ettikleri için) onların bazı günahları sebebiyle başlarına bir belâ getirmek istiyordur. İnsanların birçoğu gerçekten Allah’ın yolundan çıkmışlardır.”5

Yukarıdaki nasslara benzer onlarca nass, yasamanın tamamıyla Allah Subhanehu ve Teâlâ’ya ait olduğunu bizlere beyan ediyor. “Önemli olan anayasaları modern dünyanın güzel kavramları ile süslemek değil. Bu metinlere göre uygulamalar koymak önemlidir. Bize düşen sistemi mümkün olan en sağlam, en gerçekçi, en sürdürülebilir bir şekilde kurmaktır. Parlamentodaki tüm gruplarla bunu konuşacağız. Onlar da olumlu bakarlarsa yolumuza devam edeceğiz. Olursa olur olmazsa olmaz. Bize düşen kapıları çalmak, Cumhur İttifakı olarak buna hazırız. Tüm siyasi partilere, sivil topluma, akademi mensuplarına sesleniyorum, en ideal anayasa metnini bulmak için konuşalım, tartışalım, müzakere edelim.”

Sayın Erdoğan, teşri meselesi sizin teklif ettiğiniz gibi “partilerin, STK’ların ve toplumun ileri gelenlerinin” kendi bilgi ve birikimlerine dahası zevklerine sunulacak bir mesele değildir. Bu hususta Müslüman için olsa olsa, şer’i delillerin iyice araştırılması, vakıaların ne olduğunun dakik bir şekilde anlaşılması çabası söz konusu olabilir ki bu, sizin ifade ettiğinizden bambaşka bir durumdur. Yadırgadığınız, “süsleme” olayına gelince; sanki sizler modern dünyanın süslemelerine-püslemelerine kanmışsınız da İslami anayasayı göz ucuyla dahi olsa gündeminize almıyorsunuz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yeni Anayasa Sempozyumu’ndaki konuşmasının başlıklarını tek tek ele almak yazımızın hacmini oldukça aşar. Kısaca özetleyecek olursak;

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında maalesef, modern dünyanın bilindik teşri-teknik karmaşasının izleri vardı.

-Medine Anayasası, Hammurabi Yasaları, Amerika ve İngiltere anayasalarını konuşmasında zikretmesi, anayasa meselesinde Erdoğan’ın, İslam ile diğer anayasalar arasında belirgin bir bilince ve hassasiyete sahip olmadığını göstermektedir.

-Eğer mevcut bir şeyi kınıyorsak ortaya, benzer başka mağduriyetler meydana getirecek bir şey koymamalıyız. Bu yönüyle de insana insan olarak bakan, adalet karşısında yönetenlerle yönetilenlerin eşit olduğu İslami Anayasadan başka kurtuluş yolu yoktur.

Sayın Erdoğan! Eğer kınadığınız darbecilerle yarın kıyamet günü haşr olunmak istemiyorsanız, Allah’a ve Rasulü’ne itaat ediniz ki dostlarınız, yarın kıyamet günü alemlerin Rabbinin buyurduğu şu kimseler olsun:

[وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذٖينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّٖنَ وَالصِّدّٖيقٖينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِحٖينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَفٖيقاًؕ] “Kim Allah’a ve peygambere itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salih kişilerle beraberdirler; bunlar ne güzel arkadaşlardır!”6

Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun…

--------------

Footnotes

  1. Ajanslar

  2. Hilâfet Devleti Anayasa Tasarısı veya Esbab-ı Mucibesi

  3. Türkiye ve Arap Baharı, s. 73-74

  4. Casiye Suresi 18

  5. Maide Suresi 49

  6. Nisa Suresi 69