
Laiklik; Bir Varmış Bir Yok Olmuş... Masal Bitti!
106 sene önce, bizleri özümüzden koparmak, değerlerimizden uzaklaştırmak ve inancımızı zayıflatmak için bir masal hazırladılar. Masal şöyleydi;
Bir varmış bir yokmuş.. Hilafet modası geçmiş, bize hiçbir faydası olmayan tarihsel bir kurummuş. Din terakkiye engel oluyormuş. Cumhuriyet fazilet, laiklik de insanlığın kurtuluşuymuş. Laiklik gelip din gidince hepimiz kalkınıp muasır medeniyetler seviyesine yükselmişiz. Masalın en can alıcı kısmı burası; Bağımsızlığımız ve özgürlüğümüz için bizler, işgalcilerin ellerinden kurtarılmışız. Eğer kurtarılmasaymışız, bu topraklar yabancı güçlerin elinde kalacak, adımız Ayşe, Fatma, Zeynep değil; Olivia, Sophia, Amelia olacakmış.
Böyle anlattılar, böyle öğrettiler ve böyle ezberlettiler.
Bu masala Türkiye halkını inandırdılar. İnsanların düşünmesine, sorgulamasına dahi izin vermediler. Sorgulayanı susturdular, farklı konuşanı ötekileştirdiler, gerçeği anlatanları cezalandırdılar. Tam anlamıyla bir dayatmaydı. Hile ve cebren getirilen bu düzen yalanlarla doluydu.
Halkı sözde yabancı güçlerin işgalinden kurtardıklarını söylediler, fakat halka o yabancılar gibi yaşamayı dayattılar. Şapka kanunu çıkartarak onlar gibi giyinmeye zorladılar ve bu kanuna uymayanları astılar. Bir dakika! Hani işgalden kurtarılmıştık?
Peki bizi kurtardıkları o yabancılardan aldıkları kanunlara ne demeli? Madem bizleri o yabancılardan kurtardılar neden ceza hukukunu İtalya’dan, Medeni hukuku İsviçre’den, Ticareti Almanya’dan, yönetimi Fransa’dan aldılar?
Bitmedi. Bizleri onlardan kurtardılar sonra da onlarla dostluk kurdular, işbirliği yaptılar. Hatta onları bizlere örnek, rol model olarak gösterdiler. Hani onlar bizim düşmanımızdı?
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demeyelim mi? Bizi onlar gibi olalım diye mi kurtardınız!
Hayır... Hayır... Vallahi siz bizi kurtarmadınız, siz bizi kandırdınız! Bizi Aldattınız! Bize ihanet ettiniz! Siz bizi ateşten kurtarmadınız ateşe attınız. Başından beri yüzünüzü batıya çevirdiniz. Hiçbir zaman bizim yanımızda olmadınız ve her olumsuzlukta da bizi suçladınız.
Ekonomik kriz oldu, suçlu milletin yastık altındaki altını oldu. Okullarda ahlak çöktü, küçücük çocuklar birbirlerini katletti suçlu aile oldu. Hep halk suçlu ilan edildi.. Ama kurdukları düzen asla suçlu olmadı.
Oysa yaşanılan ekonomik sorunlar, suç oranların artması Avrupa’dan aldınız kanunlardan dolayıdır. Toplumun bozulması, ailenin dağılması, gençliğin savrulması, neslin bozulması, hepsinin sebebi sizin laik düzeninizdir!
14 yaşındaki çocukları katil yapan sizsiniz! Halkı mutluluktan, huzurdan ve refahtan uzaklaştıran sistem sizin sisteminizdir! Kadın cinayetlerin, şiddetin, cinnetin, yozlaşmanın önünü açan zemin, sizin düzeninizdir!
Sizin o ‘kurtuluş’ diye anlattığınız şey, bizi kimliğimizden uzaklaştıran bir masaldı. Sizin nizamınız, yabancı güçlerden kurtuluş değil, onlara benzeyişin hikayesiydi.
Bırakın artık bize masal anlatmayı! Artık hiç kimseyi bu masala inandıramazsınız. Zira bu halk, yıllardır taktığınız maskeyi görmeye başladı.
Susturduğunuzu sandığınız sesler yeniden yükseliyor Uyuttuğunuzu sandığınız İslami bilinç yeniden uyanıyor Parçalandığını sandığınız Ümmet yeniden uyanıyor
Hem de öyle bir uyanış ki, bu düzeni başınıza geçirmek üzere. Bu saatten sonra uydurduğunuz masalı hiçbir şeyle süsleyemez ve ayakta tutamazsınız! Hakikati örtemezsiniz! Saklamaya çalıştığınız Raşid-i Hilafet hakikati kurulmak üzere.. Hazırlanın!
Laiklik; bir varmış, bir yok olmuş.. Masalınız artık bitti, dağılın!

BOZULAN DÜZENİN İÇİNDEN DİRİLEN GENÇLİK!

Hürriyetin Bedeli: Özgürlük mü Kaos mu?

Zihinsel İşgalden İslami İhyaya

BEKLEYİN! SİZİN DE “HÜKÜM SAATİNİZ” GELECEK!

İslam Ümmetinin Küçük Kardeşi Filistin İdam Ediliyor

Laiklik; Bir Varmış Bir Yok Olmuş... Masal Bitti!

Kıyâmet Günü Yükünüzü Kim Taşıyacak?

Zihinsel İşgalden İslami İhyaya

BOZULAN DÜZENİN İÇİNDEN DİRİLEN GENÇLİK!

