
BEKLEYİN! SİZİN DE “HÜKÜM SAATİNİZ” GELECEK!
ABD-İran-“İsrail” Savaşı devam ederken alçak kâfirler zulümlerine hız kesmeden devam ediyorlar. “İsrail” bir yandan Mescid-i Aksa’yı günlerdir kapalı tutarken bir yandan da Filistinli esirlere yönelik “İdam Yasasını” onayladı. Filistinli mahkumlara ölüm cezası verilmesi hâlinde, af ve temyiz yolunun kapanacağının da tasarıya eklendiği kaydedildi.
Uluslararası kamuoyunun tepkisine yol açan yasayı, bölgede aşırı şiddet uygulayan ve yasanın öncülerinden olan aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir şampanya patlatarak kutladı. Ayrıca bu aşağılık Bakan, yasa tasarısının oylanmasından önce “hüküm saati geldi” diyerek tehditler savurmuş; kabul edilmesinden sonra da “teröristleri idam edelim, mümkün olduğunca fazla” ifadelerini kullanmıştır. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise idam yasasını çıkarmakla “tarih yazdıklarını” iddia etmiştir.
İşte bu yeryüzünün en aşağılık varlıkları tarafından yıllardır hapiste tutulan; belki de hayatlarının büyük bir kısmını parmaklıklar arkasında geçiren kardeşlerimiz var. Orada onlara sistematik olarak cinsel şiddet, köpek salma, aç bırakma, kaynar suyla yakma ve başka korkunç işkenceler yapıldığını dünya âlem biliyor. Ancak buna rağmen haksız bir şekilde alıkonan Filistinliler için bir şey yapılamıyor, daha doğrusu yapılmıyor! Yapma gücüne sahip olanlar ise alışık olduğumuz üzere papağan gibi tekrar ve tekrar “kınıyorlar!”
Bu durum karşısında Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın şu ayeti bizim tesellimiz oluyor: “Sakın Allah’ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; Allah onları, gözlerin korkudan dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor. O gün başlarını dikerek (çağrıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.” [İbrahim Suresi, 42-43]
Zalimlerin yaptıkları zulümlerin bir gün mutlaka karşılık bulacağına dair inancımız tamdır. Bu ayetle Rabbimiz, onların cezasını er ya da geç vereceğini hatırlatmaktadır. Bizim sorumluluğumuz ise, zulmün karşısında olanca gücümüzle durmak ve adaletin sağlanması için azami gayret göstermektir. Temennimiz odur ki, Rabbimiz bu dünyada bizim elimizle onları cezalandırsın.
Gazze’deki Müslümanlar onca acılara, yüz üstü bırakılmalara ve hayal kırıklıklarına rağmen umutlarını yitirmiyorlar ve başlarına gelen musibetlere sabrediyorlar. Ümmette kendilerini kurtaracak büyük bir hayır olduğuna inanıyorlar. “İdam Yasası”nda olduğu gibi her fırsatta yardım çağrısı yapıyorlar. Bizler de her fırsatta Ümmete, birlik olma ve kâfirlere karşı tek yumruk olma çağrısı yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki sömürgeci kâfirlerin tepesine yumruğu indirecek olan Halife’den başkası değildir.
Müslümanlar bir an evvel, Büyük Şeytan Amerika’nın Epstein sapığı Başkanı Trump tarafından “benim en favori diktatörüm” ya da “ben onu seviyorum o da beni sever” diye övdüğü yöneticilerinden yüz çevirmeliler. Bu yöneticilerin Müslümanların hayrına bir şey yapmayacaklarını artık idrak etmeliler. Kâfirlerin yenilmez süper güç oldukları vehminden kurtulup bilahare kendi güçlerinin farkına varmalılar. Zira İslâm toprağı olan İran’ın tek başına ABD ve “İsrail”e verdiği zarar ortadayken, küçücük Gazze hâlâ direnirken bir de bütün İslâm topraklarının birleştiğini düşünün…
Müslümanların muazzam güçleri var, kâfirlerinse sadece oluşturdukları sahte üstünlük algıları… Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın izniyle Râşidi Hilafet Devleti kurulduğunda; işte asıl o zaman “tarih yazılacak”, işgalci Yahudilerin ve destekçilerinin “hüküm saati” gelecek ve yaptıkları zulüm, onların tabutu olacaktır…

Başarılı Siyasi Nizam Vizyonu

ALLAH BİZDEN DE SİZDEN DE KABUL ETSİN!

Ağlama Ülkemin Türbanlı Kızı!

BEKLEYİN! SİZİN DE “HÜKÜM SAATİNİZ” GELECEK!

Başarılı Siyasi Nizam Vizyonu




