"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Zorba Diktatörler, Dostları Katil Esed’le Cidde’de Kucaklaştı
20 Mayıs 2023Köklü Değişim Medya

Zorba Diktatörler, Dostları Katil Esed’le Cidde’de Kucaklaştı

12 yıldır Suriye halkını katleden Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için Arap Birliği Zirvesi’ne davet eden zorba diktatörler dostları Esed’le kucaklaştı.

Beşşar Esed, 32’nci Arap Birliği Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere dün Suudi Arabistan’ın Cidde kentine gitti. Bu, 2011 yılında başlayan iç savaşın ardından Arap Birliği üyeliği askıya alınan Suriye’nin birliğe geri alınması sonrası Esed’in katıldığı ilk Arap Birliği zirvesi oldu. 12 yıl önce ABD'nin sahayı ve cepheleri şekillendirmek ve devrimi akamete uğratmak için başlattığı senaryoda Esed rejimini Arap Birliği'nden uzaklaştıran maskeli balo, hedefe ulaşılınca yine ABD'nin isteği ile sona erdirilmiş oldu.

Esed, Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Mükerreme Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Badir bin Sultan bin Abdulaziz Al Suud, Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Abu El Gayiz, Cidde Valisi Salih bin Ali El Türki, Onur Misyonu Başkanı Tam Yetkili Bakan Selman bin Hazaa El Mutayri ve Mekke Mükerreme Bölgesi Polis Müdürü Tümgeneral Salih Avvad El Cabiri tarafından karşılandı.

Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için en ön sırada yer alan ABD’nin bir dediğini iki etmeyen sıkı müttefiki Suud rejiminin seremoni için ciddi hazırlık yaptığını ortaya koyuyor.

Önceleri muhaliflere silah ve para yardımında bulunarak yanına çeken Suudi Arabistan, Esed lehine sahayı şekillendirebilmek için isteklerde bulunmuştu. Kirli para ve silahları kabul eden muhalif güçler ise bu şekilde Riyad'ın tuzağına düşmüştü. Devrimin zayıflatılmasının ve İdlib'de kontrollü bir şekilde sıkıştırılmasının ardından Suud rejimi, maskesini çıkararak hangi cephede olduğunu bugün beyan etmiş oldu.

Köklü-Değişim,32.-Arap-Birliği-Zirvesi.jpg

Arap Zirvesi’nde konuşan Esed: “Tarihi Bir Fırsatla Karşı Karşıyayız”

Beşşar Esed, bugün Cidde’de gerçekleşen 32. Arap Birliği Liderler Zirvesi’nin Arap ülkeleri ile ilişkileri yeniden düzenlemek ve uzlaşı yapmak için tarihi bir fırsat olduğunu ifade etti.

Esed, “Bu zirveyi çalkantılı bir dünyada yapıyoruz. Bu zirve, Arap-Arap, bölgesel ve uluslararası yakınlaşma ışığında umut artıyor. Savaş ve yıkım yerine bölgemizde kalkınma, refah ve barış için aramızda dayanışmacı Arap eyleminin yeni bir aşamasının başlangıcı olacağını umuyorum” ifadeleriyle ayağına serilen fırsat ile umutlandığını ortaya koydu.

Köklü-Değişim,-Esed-Arap-Birliği-Zirvesi'nde-Konuştu.jpg

Esed, “Çok kutuplu bir dünyada kendini gösteren uluslararası durumu değiştirme fırsatıyla karşı karşıyayız. Bugün şekillenmekte olan bu dünyanın aktif bir parçası olmak için, zirve öncesinde yaşanan uzlaşmalardan bugüne kadar gelen olumlu havaya yatırım yaparak en az dış müdahale ile işlerimizi yeniden düzenlemek için tarihi bir fırsat” dedi.

Arap milliyetçiliğini öne çıkaran sözlerine Arap ülkelerinin dış müdahaleler karşısında birlik olması gerektiğini söyleyen Esed, Türkiye'nin askeri politikalarını eleştirdi ve şu ifadeleri kullandı:

“Bölgemizdeki en büyük tehlikelerden biri de tahrif edici İhvancı zihniyetle karışmış yayılmacı Osmanlı zihniyetidir”

Esed her ne kadar Türkiye’yi suçlayıp sahte düşmanlıklar üzerinden kendine meşruiyet kazandırma çabasına girse de “Astana Üçlüsü” içinde yer alan Türkiye’nin de çabalarıyla ayakta kaldığının üzerini örtüyor. Sahada girift bir rol paylaşımı yapan Washington’ın yazdığı senaryo üzerine hareket eden Esed rejimi Rusya ve İran ile yakın bir ilişki sürdürüyor. Türkiye’nin Suriye muhalefetini yanına çekerek başlattığı terörle mücadele kapsamındaki seri operasyonlar sayesinde Halep ve diğer şehirlerde kontrolü sağlayabilen Esed rejimi, ordusu ve arkasında halk olmamasına rağmen bu şekilde ayakta tutulabilmişti. Bugün ise siyasi süreç adı verilen yeni oyunla meşruiyet kazandırılmaya çalışılıyor.

Bu kapsamda yine ABD’nin sıkı müttefikleri Suudi Arabistan, Mısır ve Irak’ın yanı sıra Türkiye de “Dörtlü Zirve” ile “normalleşme” adımları atıyor. Suriye halkının ihanet olarak nitelediği bu “normalleşme” adımlarının atıldığı masada Rusya, Türkiye ve İran’dan müteşekkil “Astana Üçlüsü” artık masada Esed rejimini de dördüncü olarak kabul edip, uzun zamandır planladığı kareyi oluşturmuş durumda.

Astana süreci ile ayağa kaldırılan Esed rejimi bugün de BM’nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda başlatılan Cenevre süreci ile meşruiyet kazandırılıyor. Böylece vahşi katliamlar gerçekleştiren Esed rejmi, yeniden resmi yönetim olarak tanınıp, 12 yıldır katlettiği halka dayatılıyor. Baba Esed’den beri ABD’nin bölgedeki uydusu olan Esed rejimini ayakta tutmak isteyen Washington, perde arkasından Astana ve Cenevre süreçlerini yönettiği açıklamalarına yansıyor.