"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Türkiye, Suriye Halkının Katilleri İle Yarın Moskova’da
24 Nisan 2023Köklü Değişim Medya

Türkiye, Suriye Halkının Katilleri İle Yarın Moskova’da

Milli Savunma Bakanı (MSB) Hulusi Akar, Esed rejimine meşruiyet kazandırmayı amaçlayan Türkiye ve Suriye halkının katilleri; Rusya, İran ve Esed rejiminin katıldığı 4’lü toplantının yarın bir kez daha Moskova’da gerçekleştirileceğini açıkladı.

2015 yılında Rusya, Türkiye ve İran’ın içinde bulunduğu “Astana Üçlüsü”nün müdahaleleri ile çökmek üzereyken ayağa kaldırılan katil Esed rejimine, devrimin zayıflatılması ve İdlib’e sıkıştırılmasının ardından uluslararası arenada meşruiyet kazandırmayı amaçlayan 4’lü toplantılar devam ediyor.

Bilindiği üzere Türkiye, Suriye halkının katilleri Rusya, İran ve Esed rejimi ile “Dörtlü İstişare” kapsamında Moskova’da 3-4 Nisan tarihleri arasında bir araya gelmişti.

Akar, Türkiye-Suriye ilişkilerine yönelik soruyu yanıtladı.

Moskova'da 28 Aralık'ta Türkiye-Rusya ve Suriye Savunma Bakanları ve İstihbarat Başkanlarının katılımıyla üçlü toplantı yapıldığını hatırlatan Akar, karşılıklı görüş alışverişinde bulunulan toplantıda, bunların sürdürülmesine yönelik mutabakata varıldığını dile getirdi. Toplantıların sonunda ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beşşar Esed’in el sıkışması hedefleniyor.

Konu ile ilgili olarak Bakan Akar, şunları açıkladı:

"Daha sonra gerçekleştirilen çalışmalarda bu toplantılara İran’ın da katılması konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. İlgili makamlar tarafından bu uygun görüldü. Bu toplantının devamı niteliğinde, bu sefer dörtlü olarak, savunma bakanları ve istihbarat başkanlarının katılacağı bir toplantı konusunda hazırlıklarımız devam ediyor. 25 Nisan'da bu toplantının Moskova'da icra edilmesi planlanıyor. Amacımız buradaki sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesi ve bir an önce bölgeye barış ve huzurun hakim olması."

İlişkilerin, temasların karşılıklı saygı çerçevesinde devam ettiğini belirten Akar, "Toplantının yapılmasına müteakip bazı olumlu gelişmelerin gerçekleşmesini de bekliyoruz. Bölge barışına katkı sağlamak için Türkiye, Bakanlık olarak elimizden gelen ne varsa gerekli gayreti gösteriyoruz" dedi.

Türkiye'nin terörle mücadelede kararlı olduğunu, ilave göçü arzu etmediğini, Türkiye'deki Suriyelilerin gerekli şartlar oluştuktan sonra topraklarına, evlerine gönüllü, güvenli ve saygın şekilde dönmelerini sağlamayı amaçladıklarını anlatan Akar, şöyle devam etti: "Bunların yanı sıra ister Türkiye'de ister Suriye'de olsun bizim birlikte olduğumuz Suriyeli kardeşlerimiz var. Onları zora sokacak herhangi bir durum veya böyle bir karar almamız asla söz konusu değil. Rahat, müsterih olsunlar. Bu tutumumuz herkes tarafından bilinmeli ve buna göre davranılmalı. Bu konuda son derece net bir politika izliyoruz."

Suriyeli muhacirlerin gönüllü geri dönmesindeki en büyük engel zorba Esed rejimi iken, Ankara bu toplantılarla Suriye halkına yeniden rejimin dayatılması planına destek veriyor.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 4'lü toplantının hedefine yönelik daha önce yaptığı açıklamada hedefi ortaya koymuştu:

"Bu yol haritasında önce istihbarat, savunma bakanları, dışişleri bakanları ki bunun hazırlık toplantısı yapıldı. Ve en son liderlerin bir araya gelmesiydi. Önce biz dışişleri bakanları olarak bir araya gelelim. Liderler düzeyinde bizim aslında yapacağımız toplantı tabii ki siyasi bir görüşme olsa da olası bir liderler zirvesinin hazırlığını da yapmak olacak."

Esed Rejimine Meşruiyet Kazandırma Çabaları

Yüzbinlerce Müslümanı katleden ve milyonlarcasını yerinden eden Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için depremi de fırsata çeviren bölge ülkeleri Şam ile el sıkışmak için seferber olmuş durumda.

Ankara’nın yanı sıra Arap Birliği ve bölge ülkelerin destek verdiği bu çalışma tıpkı “İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarında olduğu gibi bir düğmeye basılmış gibi toplu bir hareketlenme söz konusu…

Daha önce Arap Birliği'ni temsil eden bir heyet katil Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için Şam’a gitmişti.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, üst düzey Arap milletvekillerinin Esed rejimi liderliğindeki Suriye’yi yeniden Arap Birliği’ne katma konusunda görüşmek üzere ziyarette bulunduğu ifade edilmişti.

2011 yılında barışçıl halk gösterilerini bombalaması üzerine Arap Birliği’nden uzaklaştırılan Esed rejimi hala halkını katletmesine rağmen geri dönüş yolunun açılması dikkat çekiyor. Bu yöndeki çalışmalarda ABD’nin dost ve müttefikleri ciddi performans sarf ediyor.

6 Şubat'ta Türkiye ve Suriye'yi vuran depremi fırsata çeviren siyasiler, Esed rejimine meşruiyet için çaba sarf ederken Ankara, bu plana depremden çok önce dahil olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esed ile görüşmeye hazır olduğunu beyan ederken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Moskova’da Suriyeli mevkidaşı ile bir görüşme yapmıştı. Bu sürece tepki gösteren Suriye halkı ise protesto gösterileri düzenleyerek “Esed’le asla uzlaşmayacağız” sloganları atmıştı. Depremden sonra da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye halkının katiline bir taziye mektubu göndermişti.

Bilindiği üzere ABD’nin desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı gereği Esed’e meşruiyet kazandırılarak masada muhatap alınıyor ve resmi yönetici olarak tanınıyor. Ankara da BM’nin kararı doğrultusunda hareket ettiğini ifade ederek Esed ile münasebetini legal olarak lanse ediyor.

“İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarını başlatan Washington, Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güden “normalleşme” anlaşmalarını ise perde arkasından yürütüyor. Bölgedeki tüm müttefiklerini harekete geçiren ABD, Baba Esed’den beri bölgede çıkarlarını koruyan Esed rejimini Rusya, Türkiye ve İran’dan oluşan “Astana Üçlüsü” ile ayağa kaldırırken, Cenevre süreci ile de meşruiyet kazandırmayı planlıyor.

Ankara, Esed rejimi ile görüşmeleri BM’nin 2254 sayılı kararına binaen yaptığını sık sık vurguluyor ve ABD’nin Suriye’de desteklediği çözüm olan 2254 sayılı karar doğrultusunda bu siyasete angaje hareket ediyor. “Siyasi süreç” de denilen bu çalışma ile Esed rejiminin meşru yönetim olarak tanınması, geçiş sürecini yönetmesi ve yeniden halka dayatılması amaçlanıyor.