"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Türkiye, Suriye Halkının Katilleri İle Moskova’da Bir Araya Geldi
04 Nisan 2023Köklü Değişim Medya

Türkiye, Suriye Halkının Katilleri İle Moskova’da Bir Araya Geldi

Türkiye, Suriye halkının katilleri Rusya, İran ve Esed rejimi ile “Dörtlü İstişare” kapsamında Moskova’da bir araya geldi.

Esed ile “normalleşme” sürecini yürüten Ankara, adım adım katil rejime meşruiyet kazandırma hedefi güden Rusya’nın arabuluculuğunda başlayan Ankara-Esed rejimi görüşmelerinin ikinci aşamaya geçeceğini daha önce duyurmuştu. İki kez ertelenen toplantı bugün gerçekleştirildi.

Suriye ile normalleşme sürecinde Rusya'nın başkenti Moskova'da Türkiye, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakan Yardımcıları dörtlü istişare gerçekleştirdi. Görüşmede, Dışişleri Bakanları düzeyinde yapılacak toplantının hazırlıklarına ilişkin hususların ele alındığı ve tarafların istişarelere devam edilmesi hususunda mutabık kaldıkları belirtildi.

Türkiye, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakan Yardımcıları düzeyinde gerçekleştirilen toplantıda, sığınmacıların güvenli geri dönüşlerinin sağlanması, sınır güvenliğinin tesis edilmesi, terör örgütleriyle mücadele ve siyasi çözümün sağlanması başlıklarında görüş alışverişinde bulunulduğu detayı paylaşıldı.

Diplomatik kaynaklar, tarafların istişarelere devam edilmesi konusunda mutabık kaldığını açıkladı. Taraflar, Dışişleri Bakanları seviyesindeki toplantının hazırlıklarına ilişkin hususları da ele aldı.

Esed Rejimine Meşruiyet Kazandırma Çabaları

Yüzbinlerce Müslümanı katleden ve milyonlarcasını yerinden eden Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için depremi de fırsata çeviren bölge ülkeleri Şam ile el sıkışmak için sıraya girmiş durumda.

Ankara’nın yanı sıra Arap Birliği ve bölge ülkelerin destek verdiği bu çalışma tıpkı “İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarında olduğu gibi bir düğmeye basılmış gibi toplu bir hareketlenme söz konusu…

Daha önce Arap Birliği'ni temsil eden bir heyet katil Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için Şam’a gitmişti.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, üst düzey Arap milletvekillerinin Esed rejimi liderliğindeki Suriye’yi yeniden Arap Birliği’ne katma konusunda görüşmek üzere ziyarette bulunduğu ifade edilmişti. Önceki gün de Suud rejiminin, Esed’i Arap Birliği Zirvesi’ne çağıracağı ileri sürülmüştü.

2011 yılında barışçıl halk gösterilerini bombalaması üzerine Arap Birliği’nden uzaklaştırılan Esed rejimi hala halkını katletmesine rağmen geri dönüş yolunun açılması dikkat çekiyor. Bu yöndeki çalışmalarda ABD’nin dost ve müttefikleri ciddi performans sarf ediyor.

6 Şubat'ta Türkiye ve Suriye'yi vuran depremi fırsata çeviren siyasiler, Esed rejimine meşruiyet için çaba sarf ederken Ankara, bu plana depremden çok önce dahil olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esed ile görüşmeye hazır olduğunu beyan ederken, Hulusi Akar da Moskova’da Suriyeli mevkidaşı ile bir görüşme yapmıştı. Bu sürece tepki gösteren Suriye halkı ise protesto gösterileri düzenleyerek “Esed’le asla uzlaşmayacağız” sloganları atmıştı. Depremden sonra da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye halkının katiline bir taziye mektubu göndermişti.

Köklü Değişim, Hulusi Akar, Suriyeli Mevkidaşı ile Moskova'da Bir Araya Geldi.jpg

Bilindiği üzere ABD’nin desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı gereği Esed’e meşruiyet kazandırılarak masada muhatap alınıyor ve resmi yönetici olarak tanınıyor. Ankara da BM’nin kararı doğrultusunda hareket ettiğini ifade ederek Esed ile münasebetini legal olarak lanse ediyor.

“İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarını başlatan Washington, Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güden “normalleşme” anlaşmalarını ise perde arkasından yürütüyor. Bölgedeki tüm müttefiklerini harekete geçiren ABD, Baba Esed’den beri bölgede çıkarlarını koruyan Esed rejimini Rusya, Türkiye ve İran’dan oluşan “Astana Üçlüsü” ile ayağa kaldırırken, Cenevre süreci ile de meşruiyet kazandırmayı planlıyor.

Ankara, Esed rejimi ile görüşmeleri BM’nin 2254 sayılı kararına binaen yaptığını sık sık vurguluyor ve ABD’nin Suriye’de desteklediği çözüm olan 2254 sayılı karar doğrultusunda bu siyasete angaje hareket ediyor. “Siyasi süreç” de denilen bu çalışma ile Esed rejiminin meşru yönetim olarak tanınması, geçiş sürecini yönetmesi ve yeniden halka dayatılması amaçlanıyor.