Tayland yönetimi, Doğu Türkistanlı 48 Müslüman Uygur’u cellatları Çin’e teslim etmeye hazırlanıyor.
Tayland'da tutuklu bulunan 48 Uygur'un durumu uluslararası kamuoyunda aylardır yerini koruyor. Bugünlerde Çin’e iade edilme tehlikesi ile karşı karşıya olan Müslümanlar, Çin'e geri gönderilme olasılığını protesto etmek için haftalardır açlık grevindeler. Buna rağmen yetkililer şikayetleri ele almak yerine geri iade işlemini hızlandırıyor.
Bahse konu Müslüman Uygur grubu, Doğu Türkistan’ı işgal eden komünist Çin yönetiminin korkunç zulümler zulümden kaçmıştı. 2014'ten beri Bangkok'un Göçmen Gözaltı Merkezi'nde tutulan grup, on yıldan fazla bir süre gözaltında tutulduktan sonra, Tayland'ın insan hakları taahhütlerini yerine getirmesi yönündeki artan çağrılara rağmen geri iadenin çok yakında gerçekleşeceği bildiriliyor.
Bu kapsamda sosyal medyada mazlum Müslümanların geri iade edilmemesi için farklı etiketlerle çalışmalar sürdürülüyor.
Tayland Dışişleri Bakanlığı geçen hafta Cuma günü düzenlediği basın toplantısında, Uygur tutuklularla ilgili "henüz bir karar alınmadığını" söyledi.
Bakanlığın bilgi genel müdürü Nikorndej Balankura, "Bu konudaki herhangi bir karar, ilgili yerel yasal çerçevelere, insan hakları ilkelerine, özellikle geri göndermeme ilkesine, Tayland'ın insanları işkence veya zorla kaybetmeyle karşı karşıya kalacakları yerlere geri göndermekten kaçınma yükümlülüğüne dayanacaktır" demişti.
Bu açıklamalara rağmen kamuoyunda geri iade işlemini gerçekleşeceğine yönelik haberler gelmeye devam ediyor.
Avukatlardan Uyarı
Taylandlı yetkililerin güvencelerine rağmen insan hakları savunucuları Çin'e iade edilmesi halinde ağır sonuçlar doğabileceği konusunda uyarıyor.
2014 yılında Çin'in Yunnan eyaletinden Malezya'ya geçmeye çalışan 300'den fazla Uygur'la birlikte tutuklanan 48 kişi, on yıldan fazla bir süredir Tayland'da gözaltındalar.
2015 yılında Müslüman Uygurların 109'u zorla Çin'e sınır dışı edildi ve bu uluslararası kamuoyunda öfkeye yol açmış ve Müslümanların tepkisine neden olmuştu.
Bu arada, 173 kadın ve çocuk Türkiye'ye yerleştirilirken, İkisi çocuk beş tutuklu Tayland’da hayatını kaybetmişti.
Avukatlar, Tayland yönetiminin 2015’teki vahşeti tekrarlamaması için hükümete çağrıda bulunurken, o gün de böyle garantiler vermelerine rağmen Müslümanları Çin’e iade ettiklerini hatırlatıyor.
2015’te gönderilen 109 Uygurun akıbeti bilinmezken 2025'teki risklerin 2015'tekinden bile daha yüksek olduğu avukatlarca ifade ediliyor.
2014’ten beri Tayland’da gözaltı merkezinde tutulan 48 Uygurdan 23'ünün diyabet, böbrek yetmezliği, alt vücut felci, cilt hastalıkları, mide-bağırsak rahatsızlıkları ve kalp ve akciğer rahatsızlıkları gibi ciddi sağlık sorunları yaşadığı belirtiliyor.
Çin Zulmü
Komünist Çin yönetimi açık hava cezaevine dönüştürdüğü Doğu Türkistan’da Müslümanlara ibadet etmeyi yasaklıyor. Müslüman ailelerinin kızlarını Çinli erkeklere evlendiriyor. Organlarını çaldığı Müslümanları ailelerine teslim etmemek için cesetlerini yakarak yok ediyor. Müslümanların evlerine yatılı Çinli memurlar gönderiyor. Toplama kamplarında işkenceye tabi tuttuğu Müslüman ailelerin çocuklarını yetimhanelerde Çinli gibi yetiştirip asimile etmek için eğitim veriyor. Ayrıca kanaat önderlerini, ozanları, alimleri, hafızları ve ileri gelenleri işkenceyle hücrelerde katlediyor. İslam beldelerinin yöneticileri bu zulmü sürdüren Çin yönetimine ticari ve siyasi çıkarlar için susup alenen destek veriyor ya da bu zulmün olmadığını söyleyip kendi halklarını aldatmaya devam ediyor.