"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Putin: “Batı, Rusya’yı İkinci Sınıf Bir Ülke Olarak Görüyor”
08 Aralık 2022Köklü Değişim Medya

Putin: “Batı, Rusya’yı İkinci Sınıf Bir Ülke Olarak Görüyor”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’nın Rusya’yı "hiçbir şekilde var olma hakkı olmayan ikinci sınıf bir ülke" olarak gördüğünü ifade ettiği açıklamada, nükleer savaş tehdidinin büyüdüğünü ama bunu ilk kullananın kendileri olmayacağını da açıkladı.

Putin, Rusya İnsan Hakları Konseyi'nin televizyonda canlı yayımlanan toplantısında yaptığı konuşmada ülkesinin nükleer kapasitesini önce saldırmak için değil, tehditlere yanıt vermek için bir araç olarak gördüğünü açıkladı.

Nükleer silah kullanımıyla ilgili olarak Putin, "Biz çıldırmadık, nükleer silahların ne olduğunun farkındayız. Bu araçlara diğer tüm nükleer ülkelerden daha gelişmiş ve modern biçimde sahibiz. Ama bu silahı bir jilet gibi savurarak dünyanın karşısına da çıkacak değiliz" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın Batı'da "hiçbir şekilde var olma hakkı olmayan ikinci sınıf bir ülke" olarak görüldüğünü ifade eden Putin, Rusların "ellerindeki tüm araçlarla kendini savunacağını" söyledi.

Rusya’nın bu görüşte olduğunu 02 Ekim 2022 tarihindeki siyasi analizinde ifade eden Hizb-ut Tahrir mevcut durumu şöyle ifade etmişti:

_“Rusya, Donbass’ta Rusça konuşan insanları savunmak için Ukrayna savaşının fitilini ateşlemedi, her ne kadar gerekçesi bu olsa da. Aksine uluslararası konumunu güçlendirmek için savaş başlattı. Savaşın fitilini ateşlemeden hemen önce Avrupa, Amerika ve NATO’dan güvenlik garantileri istedi. _ _Ukrayna’nın NATO’ya dâhil edilmemesi bu güvenlik garantileri arasında yer alıyordu. Batının Rusya’ya haksızlık ettiği ve birinci sınıf bir nükleer güç olarak uluslararası konumuna insafsızlık yapıldığı düşüncesinden kaynaklanan Rusya’nın bu hedefleri, Moskova’nın savaştan önce yaptığı tüm açıklamalarda açıkça görülüyordu.” _

**Kısmi Seferberlikte Çağrılan 150 Bin Asker Ukrayna Sahasında **

Putin, açıklamasında ayrıca “Kısmi seferberlikte askere çağrılan 300 bine yakın askerin yaklaşık yarısı olan 150 bin asker savaş bölgesinde” bilgisini paylaştı.

Putin, bu 150 bin asker içinde 77 binin muharip birlikIerde savaştığını açıkladı.

Putin, Rus ordusunun Ukrayna’da uzun bir süre daha savaşabileceğini ancak şu aşamada orduya yeni asker çağrılmasını düşünmediklerini belirtti.

NATO: “Rusya, Çatışmayı Dondurmaya Çalışıyor”

Bu arada NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya'nın ilkbahar aylarında büyük bir saldırı başlatmadan önce Ukrayna'daki çatışmayı dondurmaya çalıştığını ileri sürdü.

Stoltenberg, Financial Times (FT) tarafından düzenlenen etkinliğe video konferans yöntemiyle bağlanarak açıklamalarda bulundu.

NATO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre FT Editörü Roula Khalaf'a konuşan Stoltenberg, NATO müttefiklerinin Ukrayna'ya desteğini sürdürmesinin önemine işaret etti.

Stoltenberg, çatışmanın muhtemelen kış boyunca daha sakin bir aşamaya gireceğini ancak Rusya'nın çatışmaya barışçıl bir şekilde son vermeye yönelik hiçbir işaret göstermediğini söyledi.

Ukrayna'nın sahada ilerleme kaydettiğini ifade eden Stoltenberg, "Rusya, güçlerini toplamak ve daha sonra ilkbaharda büyük bir saldırı başlatmak için çatışmayı dondurmaya çalışıyor" öngörüsünü paylaştı.

Stoltenberg, Rusya ile herhangi bir müzakerenin zamanlamasına ve içeriğine Ukrayna'nın karar vereceğini tekrar etti.

NATO Genel Sekreteri, "Barışçıl bir çözümü ne kadar çok istiyorsak, Ukrayna'ya askeri destek sağlamamız o kadar acildir" diyerek ilerde alacakları konumu ifade etti.

NATO lideri ABD, dünyaya hükmeden Batı egemenliğindeki kapitalist dünya düzeninin bekası için Rusya’yı tahrik ederek başlattığı Ukrayna’daki savaşı hedefine ulaşıncaya kadar sürdürmeyi planlıyor. Rusya her ne kadar müzakere için hazır olduğunu ifade etse de Biden son açıklamasında Kremlin’i aşağılayarak Ukrayna’dan askerini çekmeden masaya oturmayacaklarını açıklayıp, ön şart ileri sürmüştü.

Hizb-ut Tahrir, bu sürece dair yine “Rusya’nın Ukrayna’daki Savaşının Yansımaları” başlıklı yayımladığı aynı siyasi analizinde şu öngörülerini dile getirmişti:

_“Rusya’nın ilhaktan geri adım atması meselesine gelince, bu, Rusya’nın uluslararası arenadan silinmesi ve etkisinin sona erdiği anlamına gelir. Bu, Rus liderliğine çok ağır gelir. Bu yüzden Rusya’nın, bu dört bölgede yani ilhak referandumlarının düzenlendiği bölgelerin sınırlarında durması bekleniyor. _

_Belki Kharkov’da kaybettiği bölgeleri geri almak için biraz ileriye gidebilir. Rusya Devlet Başkanı, halkı önünde ‘güçlü’ görünüyor. 2014’te Kırım’ı ilhak ettikten sonra Rusya’ya yeni toprak kazanımları sağladı. Eğer bu gerçekleşirse, Ukrayna’yı kısa sürede yutmakla tehdit eden süper güç görüntüsündeki bir ülke için küçük bir hedef olur. Ama öte yandan Amerika ve Batılı ülkeler, Rusya’nın işgal ettiği bu bölgelerin kurtarılması için Ukrayna’yı cesaretlendiriyorlar ve ordusunu destekliyorlar. _ _Batının Ukrayna’ya artan askeri desteği ile Rusya’nın kısmı seferberliği arasında kalan Ukrayna savaşı, büyük ihtimalle yoğun çatışmalara sahne olacak ve daha uzun sürecektir. Rusya’nın, nükleer silah kullanımı dışında savaşı kazanma garantisi zayıflarken, Ukrayna’daki savaş, daha fazla uluslararası tehlikelere açık hale gelecektir... Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Rusya’nın müzakereleri reddetmediğini hatırlatsa da, Amerika ve özellikle İngiltere, Ukrayna’yı Rusya’nın büyük ülkeler listesinden çıkarıldığı arena haline getirme niyetindeler. Bu iradeler çatışması arasında Ukrayna sahası, işleri alt üste edebilecek sürprizlere gebedir.” _

Siyasi analizin tamamını okumak için aşağıdaki başlığı tıklayabilirsiniz.

“Rusya’nın Ukrayna’daki Savaşının Yansımaları”