"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Mahmut Kar İLKHA’ya Konuştu: “Kudüs Bizimdir, Bizim Kalacak!”
07 Şubat 2020İLKHA

Mahmut Kar İLKHA’ya Konuştu: “Kudüs Bizimdir, Bizim Kalacak!”

Köklü Değişim Medya

​Köklü Değişim Medya Genel Koordinatörü Mahmut Kar işgalci ABD’nin şer planıyla ilgili olarak İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.

Kudüs toprağının, Filistin toprağının ilelebet Yahudilere egemen kılmak için bu anlaşmaların yapıldığını dile getiren Kar, “Bu topraklarda Müslümanların, Filistinlilerin hiçbir egemenlik hakkı, İslâm’ın hiçbir izi kalmasın diye uğraşıyorlar.” şeklinde konuştu.

“Müslümanlar İslâmi değerleri ve kutsal beldeleri unutmuyorlar”

Kudüs’ün Müslümanların kutsal bir beldesi olduğunu dile getiren Kar, “Kudüs, Allah’ın mübarek kıldığı bir beldedir. Allahu Teâlâ bunu İsra Suresi’nde de ifade ediyor. Dolayısıyla Kudüs Müslümanlar için Allah’ın mübarek kıldığı bir belde olduğu günden itibaren, Hazreti Ömer fethettiği günden itibaren, Müslümanların toprağıdır; Yahudilerin, Hristiyanların, Nasranîlerin değildir. O toprak üzerinde söz sahibi olacak olanlar ancak Müslümanlardır. Bu anlamda Kudüs denildiğinde bütün Müslümanlar o toprakların mübarek olması açısından daha büyük bir hissiyatla o meseleye duyarlılık gösteriyorlar. Trump’un Netanyahu ile beraber yaptığı açıklama sonrası süreçte, Müslümanların tepkisi gerçekten önemlidir. Bu bize, şunu gösteriyor. Müslümanlar, üzerinden yüzyıl da geçse, işgal, sömürü yaşamış olsalar da batılılar tarafından kontrol edilemiyorlar. Müslümanlar İslâmi değerlerini, kutsal beldelerini, İslâm’a olan kıymetlerini unutmuyorlar ve bir şekilde ortaya çıkarıyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Bu topraklarda Müslümanların, İslâm’ın hiçbir izi kalmasın, diye uğraşıyorlar”

Bütün İslâmi yapıların daha güçlü bir şekilde meydanlara inmeleri gerektiğini açıklayan Kar, “Bu konuda diyanetin duyarlılık göstermesini beklerdik. Her meselede izahat yapan diyanetin bu meselede de duyarlılık göstermesini beklerdik. Bu anlamda Müslümanlar üzerine düşeni yaptılar. Ama Müslümanlar meydana ‘spor olsun, hobi olsun’ diye inmiyorlar. Bu toprakların, Müslümanlara ve İslâm’a ait topraklar olduğunu göstermek için iniyorlar. Müslümanların meydanlardaki tepkisi Batılı kâfirlere, Natenyahu’ya ve aynı zamanda bu mübarek beldeye sahip çıkacak İslâm beldelerinin yöneticilerine, ordularına bir çağrı olmalıdır. Yoksa biz biliyoruz ki kâfirler; Kudüs toprağının, Filistin toprağının ilelebet Yahudilerin egemenliği altında kalması için bu anlaşmaları ve açıklamaları yapıyorlar. Bu topraklarda Müslümanların ve Filistinlilerin hiçbir egemenlik hakkı, ‘İslâm’ın hiçbir izi kalmasın’ diye uğraşıyorlar.”

“Türkiye ve diğer Arap beldelerinin yöneticileri karara tepki göstermelidir”

Kar, “Müslümanların meydanlarda ortaya koyduğu tepki, kâfirleri korkutacak değil belki ama İslâm orduları ve Müslüman beldelerinin yöneticileri yapacakları açıklamalarla, uygulayacakları yaptırımlarla ve ortaya koyacakları tavırlar ile Müslüman beldelerin ordularının ortaya koyacakları tavırlar kâfirleri korkutabilir. Müslümanlar, sivil toplum kuruluşları, İslâmi camialar, İslâmi cemaatler, İslâmi hareketler görev ve sorumluluklarını yerine getiriyorlar, getirmeye devam ediyorlar. Bu kıyamete kadar devam edecek. İslâm ruhu Müslümanlarda olduğu müddetçe Müslümanların kutsallarına yönelik saldırılarına Müslümanlar sessiz kalmayacaklar. Burada sessiz kalan Arap liderlerine söz söylemek gerekir. Yüzyılın anlaşmasına destek veren Mısır’ın darbecisine söz söylemek gerekir. İşgalcinin varlığını devlet olarak tanıyan Türkiye’nin ve diğer Arap beldelerinin yöneticilerinin tepki vermesi gerekir.” dedi.

“Müslümanların bu diri tepkileri, İslâm beldelerindeki suskun yöneticileri de harekete geçirecektir”

Kar, pazar günü İstanbul, Sakarya ve Diyarbakır’da yapılacak mitingler ile ilgili şu ifadelere yer verdi:

“Bu mitinglere, bu tür toplantı ve basın açıklamalarına, eylemlere Müslümanlar yoğun iştirak etmeliler. Meydanlar Kudüs ve Filistin sevdalılarının tekbir sesleriyle dolup taşsın. Batılı kâfirler; İslâm ümmetinin ve Müslümanların ölmediğini, hala canlı ve dipdiri bir İslâm akidesine sahip olduklarını bilsinler. Filistin’i Selahaddinler, Hazreti Ömerler fethetti. Abdülhamitler korudu. Ama bugün işgal altında. Kâfirler, Filistin’i yeniden fethedecek Müslümanları canlı ve dipdiri görsünler. Bu manada meydanların dolu olması, meydanlarda bu tür amellerin olması güzeldir. Kudüs’ün bizim olacağını ve kıyamete kadar bizim kalacağını ne Nasranîler ne de Yahudilerin hiçbir hak talep etmelerine müsaade etmememiz gerektiğini de Müslümanlar meydanlarda haykırmalıdır. Kudüs bizimdir bizim kalacak. Her ne kadar Trump değil yüzyıllık, bin yıllık anlaşmalarda yapsalar, Müslümanların bu diri tepkileri, İslâm beldelerindeki sessiz ve suskun yöneticileri de harekete geçirecektir.”