
Hizb-ut Tahrir’den Endonezya-ABD Savunma Ortaklığına İlişkin Çarpıcı Analiz
Hizb-ut Tahrir, ABD ve Endonezya arasında imzalanan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı” (MDCP) üzerine kapsamlı bir siyasi analiz yayınladı. Analizde, anlaşmanın teknik bir işbirliğinden ziyade, Endonezya’nın egemenliğini Amerikan çıkarlarına kurban eden stratejik bir teslimiyet olduğu vurgulandı.
Hizb-ut Tahrir tarafından yayınlanan güncel analizde, Cakarta yönetiminin Washington ile girdiği askeri angajmanlar masaya yatırıldı. Analizde öne çıkan ve Müslümanların dikkatine sunulan temel hususlar şunlar oldu:
Hava Sahası ve Stratejik Geçitlerin Devri
Analiz, özellikle sızdırılan gizli belgelere dikkat çekerek, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’nun ABD’ye devasa tavizler verdiğini belirtti. Hizb-ut Tahrir; Amerikan savaş uçaklarına sağlanan geniş uçuş serbestisinin, Endonezya’yı ABD’nin bölgedeki operasyonel bir üssü haline getirdiğini vurguladı. Bu durumun, İslam topraklarının dokunulmazlığını ihlal ettiği ifade edildi.
Çin’i Kuşatma Planında “Piyon” Rolü
Yayınlanan analizde, ABD’nin asıl hedefinin Endonezya’yı güçlendirmek değil, Çin’i çevreleme stratejisinde Malakka Boğazı gibi kritik noktaları kontrol altında tutmak olduğu belirtildi. Endonezya rejiminin, iki sömürgeci güç (ABD ve Çin) arasındaki rekabette ABD safında yer alarak bölgeyi bir savaş alanına çevirme riski taşıdığına işaret edildi.
Gazze ve “Barış Gücü” Tuzağı
Hizb-ut Tahrir, analizinde çok kritik bir noktaya daha parmak bastı: Endonezya’nın Gazze’ye 8 bin asker gönderme taahhüdü. Analiz, bu hamlenin Filistin’i kurtarmak için değil, Trump’ın “İbrahim Anlaşmaları” ve "İsrail"in güvenliğini merkeze alan sömürgeci planlarını meşrulaştırmak için kurgulandığını savundu.
Siyasi ve Akidevi Çözüm Çağrısı
Analizin sonuç bölümünde Hizb-ut Tahrir, Endonezya halkını ve ordusundaki samimi subayları uyararak şu hususları vurguladı:
Müslümanların güvenliği, sömürgeci kafirlerin himayesine veya onlarla yapılan askeri anlaşmalara emanet edilemez.
Mevcut yöneticiler, ümmetin servetlerini ve topraklarını korumak yerine sömürgeci devletlerin çıkarlarına hizmet etmektedir.
Bölgedeki ve tüm dünyadaki Müslümanların tek kurtuluş reçetesi, sömürgeci nüfuzunu kökten söküp atacak olan nübüvvet metodu üzere Râşidî Hilâfet’in yeniden ikamesidir.
Köklü Değişim olarak, Hizb-ut Tahrir’in bu uyarısını ve bölgedeki sömürgeci planları deşifre eden analizini, “Suskunluğun Kırılma Noktası”nda olan ümmetin takdirine sunuyoruz.
Benzer Haberler

İran Savaşı’nın Perde Arkasında Ne Var?

Terör, Şiddet ve Kaos Laik Düzenin Eseridir

Şahbaz’ın Teklifi, Trump’a Nefes Aldırdı

Enflasyon Yükselirken İktidar Hayal Satıyor

ABD ve Körfez Ülkelerinden, İran’a Karşı BM Adımı










