
Laik Diktatör Said, Askıya Aldığı Tunus Meclsi’ni Feshetti
Köklü Değişim Medya
2021 Eylül ayında orduyu arkasına alarak darbe gerçekleştiren Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, 8 ay önce askıya aldığı Tunus Meclisi’ni darbeyle suçlayarak feshetti. Tunus halkının devrimini laiklere peşkeş çeken muhafazakâr demokrat Nahda Partisi’ni arkasına aldığı orduyla kapı dışarı eden laik diktatör Kays Said, iktidarını kuvvetlendirmek için yeni zorba kararlara imza atıyor. Halkın devrimini çalan İngiltere yanlısı Nahda ile Fransa'ya sırtını dayayan Kays Said arasındaki iktidar kavgası hararetleniyor.
Meclis Genel Kurulu’nun çevrim içi toplanma kararının ardından Ulusal Güvenlik Konseyi, Cumhurbaşkanı Kays Said’in başkanlığında toplandı.
Çevrimiçi yapılan Meclis oturumunu yasadışı olarak değerlendiren Said, parlamenterleri “başarısız bir darbe” yapmakla suçladı.
Bu toplantının ardından yapılan açıklamada 8 ay önce askıya alınan Meclis’in tamamen feshedildiği duyuruldu.
Tunus Meclisi’nde Hangi Karar Alındı?
Tunus Meclis Başkan Yardımcısı Tarık el-Fetiti başkanlığında çevrim içi düzenlenen oturumda, Cumhurbaşkanı Said'in Meclis'i askıya alan ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran 25 Temmuz 2021'deki olağanüstü kararlarının iptali için sunulan yasa tasarısı 116 oy ile kabul edildi.
Tunus Meclisi sosyal medya hesabından yapılan canlı yayında oylamanın ardından konuşan Fetiti, 116 oy ile Cumhurbaşkanı Said’in olağanüstü kararlarını iptal eden yasanın onaylandığını, “Yaşasın Tunus” ve “Diyalog, yine diyalog tekrar diyalog” sloganlarıyla duyurdu.
Arap Baharının Başladığı Yer: Muhafazakâr Demokrat Nahda, Devrimi Laiklere Teslim Etti
Tunus'ta 17 Aralık 2010'da üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulamadığı için seyyar satıcılık yapan Muhammed Buazizi de, polisler seyyar tezgahına el koymasından sonra kendisini yakarak intihar etmişti. Yaşanan olay 23 yıllık Zeynel Abidin Bin Ali iktidarını deviren ve "Yasemin Devrimi" olarak bilinen geniş çaplı halk protestolarına yol açmıştı. Tunus'ta yaşanan bu olay daha sonra pek çok Arap ülkesine yayılmış ve 'Arap Baharı' hareketinin de başlangıcı sayılmıştı.
Devrim, kapitalist laik demokratik nizamın zulmüne karşı bir başkaldırı olmasına ve Müslümanların omuzlarında yükselmesine rağmen hedefinde saptırıldı. Sorunun sadece yöneticilerde olduğu telkin edildi. Bu saptırma sürecinde halkın desteğini alan Raşid Gannuşi liderliğindeki muhafazakâr El Nahda hareketi kıytırık makamlar uğruna Müslümanların devrimini götürüp, laiklere teslim etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Said arkasına orduyu da alarak El Nahda hareketini kapı dışarı etti.
Bugün Tunus halkı bir sömürü düzeni olan kapitalist laik demokrasi ile yönetildiği için 2010 öncesi durumunu aynen yaşıyor. Sokaklarda halk açlık, sefalet ve nizamın zulmünü protesto ediyor.
Köklü bir değişim ve kapitalist zulmün sona ermesi için halkın yaktığı devrim ateşinin tüm saptırmalara rağmen hedefine ulaşacağı arayışların sürmesi ortaya koyuyor. Çözümsüzlük ve sefalet dışında bir şey vadetmeyen laik demokratik kapitalist nizam, isimleri ve hükümetleri değiştirerek ömrünü uzatmak istese de beyhude bir çabanın içinde olduğu gözlemleniyor. Son seçimlerde katılımın yüzde 50’nin altında kaldığı birçok İslam beldesinde halkın demokratik seçimlerle bir şeylerin değişmediğini asıl sorunun bozuk ve batıl nizam olduğunu kavradığına işaret ettiği görülebiliyor. Fransa'nın Kays Said'in arkasında İngiltere ile tutuştuğu ikitdar çekişmesi tüm hararetiyle sürüyor.
Benzer Haberler

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








