
Türkiye siyasi tarihinde "postmodern darbe" olarak tanımlanan 28 Şubat 1997'deki MGK bildirisinin üzerinden 29 yıl geçti.
Başbakan Necmettin Erbakan'ın istifası, Refah Partisi'nin kapatılması ve siyasi yasaklarla hafızalarda kalan bu dönem, sonuçları itibarıyla, uzun süre Türkiye gündeminde yer alırken, asıl hedef alınan İslam olmasına rağmen demokrasi hedef alındı diyerek üzeri örtülmeye kalkışıldı.
Hala 28 Şubat’ın soğuğu Müslümanların ensesinde ve o günün azılıları bugün başka argümanlar üzerinden İslam’a saldırıyor. Dün başörtüsü üzerinden İslam’a saldıranlar, bugün farklı argümanlar kullanarak İslam’ı ve Müslümanları hedef almaya devam ediyor.
Laik Cumhuriyet kurulduğundan bu yana hayran oldukları Batı’yı adımı adımına takip edip, kokuşmuş kapitalizmi tatbik edenler, halkın dinine, örfüne, konuşmasından, oturmasına kadar her şeyi ile savaşmaya devam ediyor.
Asıl mağdur olan Müslümanlar yıllarca tesettürü nedeniyle üniversitelere sokulmadı, cezaevlerinde esir edildi, okul kapılarında vahşi zulümlere imza atıldı, cezaevlerine “Rabbim Allah’tır” diyenler doldurulurken, 2002’de iktidara gelen AK Parti, bu zulmü ortadan kaldıracağına dair söz verse de halen zulüm sürdürülüyor.
28 Şubat’ın faillerine ise aradan geçen 26 yıl boyunca hakettikleri cezalar verilmedi. Önce hapis cezaları villalarında ev hapsine çevrilerek ödüllendirilirken, cezaevine koyulanlar ise hastalık bahaneleri ile tahliye edilmişti.
MAZLUMDER’den Açıklama: “Darbe Hukukunun Ürünü Kararlar Cari”
28 Şubat’ın yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yayımlayan MAZLUMDER, “onlarca yıl geçmesine rağmen, bu karanlık dönemin ürettiği birtakım mağduriyetlerin toplumun vicdanında kanayan bir yara olmaya devam ettiğinin” altını çizdi.
“28 Şubat İçin Gerçek Bir Yüzleşme ve Adalet Çağrısı” başlıklı açıklamada ayrıca bu zulümden kaynaklı olarak cezaevlerinde halen çok sayıda mahpus olduğu hatırlatıldı. Darbenin askeri kanadı yargılansa da darbe hukukunun ürünü olan kararların halen cari olduğunun da altı çizildi.
Üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen fişleme ve istihbarat bilgilerinin halen mağduriyetlere yol açtığı ifade edilerek bu sorunların giderilmesi için maddeler halinde çözüm yolu sunuldu.
28 Şubat geride kalsa da, hükümetler değişse de, devletin kodlarına işlemiş kemalist zihniyet, Müslümanların başında “Demokles’in Kılıcı” gibi sallanmaya devam ediyor.



