
İngiltere’den Hizb-ut Tahrir’e Antisemitizm Yasağı
İslam ve Hilafet düşmanı İngiltere, Filistin’e destek veren Hizb-ut Tahrir’i terörist örgütleri listesine almak için kolları sıvadı.
İngiltere hükümeti, Dünyanın yaklaşık 50 ülkesinde cebir ve şiddete bulaşmadan siyasi ve fikri çalışmalar yürüten, İslami hayatı yeniden başlatmak için çalışan Hizb-ut Tahrir’i yeniden hedefe koydu.
Müslümanların kendini savunmasını ve bu savunmaya destek vermesi için İslam beldelerinin ordularına çağrı yapmayı "terörizm" olarak kabul eden sömürgeci Batı, rahatsızlığını açıkça ortaya koyuyor. Zira Hizb-ut Tahrir'in Gazze'deki katliam başladığından bu yana "Ordular Aksa'ya" çağrısı, sadece Batılı başkentlerde değil, Ortadoğu'daki İslam beldelerinin yönetimlerinde de rahatsızlığa neden olmuştu.

İngiltere'de daha önce Başbakan Tony Blair, döneminde Hizb ut-Tahrir'in 2 kere yasaklanma teşebbüsü delil yetersizliğinden dolayı başarısız olmuştu. Almanya hükümeti ise 25 Ocak 2006'da Hizb-ut Tahrir’i düşünce ve ifade özgürlüğüne aykırı olmasına rağmen yasaklama kararı alarak savunduğu ideolojiyi ayaklar altına almıştı.
Bugün ise İngiltere İçişleri Bakanı Cleverly, Hizb-ut Tahrir'in Hamas'ın saldırılarını övmesinin yanı sıra “terörizmi teşvik ettiğini” iddia ederek parlementoya sunacağı taslağı savundu. İngiliz İçişleri Bakanlığı, kararın parlamento tarafından kabul edilmesi halinde 19 Ocak'tan itibaren yürürlüğe gireceğini açıkladı.
Hizb-ut Tahrir’in, “İsrail”in 7 Ekim’den bu yana yaklaşık 3,5 aydır Gazze ve Batı Şeria’da sürdürdüğü vahşi katliamlara karşı tüm Avrupa’da ve İngiltere’de geniş çaplı protestolar düzenlemesi rahatsızlığa neden oldu.
İçişleri Bakanı James Cleverly, açıklamasında Hamas'ın “İsrail”in güneyinde baskınına atıfta bulunarak, "Hizb-ut Tahrir, 7 Ekim'deki korkunç saldırıları övmek ve kutlamak da dahil olmak üzere terörizmi aktif olarak teşvik eden antisemitik bir örgüttür" ifadelerine yer verdi.
Yasaklama, Britanya'da gruba üye olmanın, grubun toplantılarını düzenlemenin veya grubun logosunu kamuya açık alanda taşımanın ceza gerektiren bir suç olacağı anlamına geliyor. Kuralları ihlal edenler 14 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Hizb-ut Tahrir, Türkiye’de de Anayasa Mahkemesi’nin 12 hak ihlali kararına rağmen alt mahkemeler halen hapis cezaları verebiliyor.
“Çaresizliğin İşareti”
Hizb-ut Tahrir, geçtiğimiz ay internet sitesinde yasaklanma çağrısını "çaresizliğin bir işareti" olarak nitelendirmişti.
Hizb-ut Tahrir İngiltere, dün resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yasaklama taslağını kınadı.
Açıklamada, İngiltere İçişleri Bakanı'nın yasaklama yönündeki hazırlığının, Filistin'deki soykırımı sansürleme ve İslam’ın yükselişini durdurmaya yönelik nafile bir çaba olduğu ifade edildi.
Hizb-ut Tahrir’in, Yahudi düşmanlığı yaptığı veya terörü teşvik ettiği yönündeki her türlü iddiayı reddettiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İngiliz Siyasetçiler Terörizme Destek Veriyor”
“Ortadoğu'da Yahudilerin, Müslümanların ve Hıristiyanların yüzyıllarca yan yana yaşamasına imkan veren İslami sistemin yeniden kurulması yönünde defalarca çağrıda bulunduk. Toplumdaki baskıyı ortadan kaldıran, renk, ırk, din, cinsiyet ayrımı yapmayan İslam'ın yüce değerleridir. Aslında şu anda gerçekleştirilen tek terörizm, savaş suçlarına, etnik temizliğe ve soykırıma suç ortağı olan İngiliz siyasetçilerin desteklediği Gazze'deki Siyonist oluşum tarafından gerçekleştirilmektedir.
‘İngiltere Putin’in Rusya’sına Katılacak’
İngiltere, Hizb-ut Tahrir'i yasaklamaya çalışarak, Müslüman dünyası için bir İslam medeniyeti alternatifinin yeniden kurulması yönündeki sesleri susturmak için Putin'in Rusya'sı, Sisi'nin Mısır'ı ve diğer birçok otoriter devlete katılacaktır.
Aynı zamanda çeşitlilik, sansür karşıtlığı ve ifade özgürlüğü hakkındaki tüm konuşmaların ancak Downing Street 10'daki aşırı Siyonist gündemi kabul edildiği sürece kabul edilebilir olduğunu da gösteriyor.
Hizb-ut Tahrir'in, Müslüman dünyasını Batı'nın onayıyla yöneten despotlara karşı 70 yılı aşkın süredir şiddet içermeyen bir siyasi faaliyet yöntemi izlediği biliniyor. Hizb-ut Tahrir, İslami Hilafet'i kurma çalışmalarında hiçbir zaman şiddete veya silahlı mücadeleye başvurmamıştır. Tarihi boyunca entelektüel ve politik yollarla çalışmış, binlerce üyesi işkenceye uğramış ve öldürülmüştür.
Hizb-ut Tahrir İngiltere, önerilen yasağa tüm hukuki yolları kullanarak itiraz edeceğini açıkça belirtiyor. Hizb-ut Tahrir'in sonucu ne olursa olsun, Gazze'deki soykırımı öne çıkarma, Batı'nın sömürgeci gündemini ortaya çıkarma ve İslam'ı adil bir yaşam biçimi olarak yeniden kurma çabası yükümlülüğünü ortaya koyma yönündeki siyasi mücadele her zaman devam edecektir.”
İngiltere'deki Müslümanlar ve STK'lar Hizb-ut Tahrir'e Destek
İngiltere yönetiminin yasaklama adımı sonrası bir açıklama yapan Britanya'da ikamet eden Müslümanlar ve STK'lar (Sivil Toplum Kuruluşları) destek çağrısında bulundu:
"Hizb-ut Tahrir hakkındaki düşünceniz ne olursa olsun birlik olup yasaklanmasına karşı çıkmalıyız.
Hükümetler şiddet içermeyen hareketleri hedef aldığında, bu hükümete hesap verme sorumluluğu olmaksızın bize baskı yapmalarına imkan tanıyor."
Küresel Antisemitizm Derneği'nden Teşekkür
Küresel "Antisemitizm" Derneği, Hizb-ut Tahrir'in yasaklanmasını isteyen İçişleri bakanına teşekkür etti:
"Hükümete yaptığımız çağrının ardından İslamcı grup Hizb-ut Tahrir'in terör örgütü olarak yasaklanacağını duyuran İçişleri Bakanı James Cleverly teşekkür ediyoruz."

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi







