
Gazze’de Katliam: Can Kaybı 29’a Yükseldi
İşgalci “İsrail”in Gazze'de kadın ve çocukları da hedef aldığı saldırılarda hayatını kaybeden Müslümanların sayısı 29'a yükseldi.
“İsrail”in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne 9 Mayıs'ta başlattığı katliamlarda şu ana kadar hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 29'a yükseldi, yaralı sayısı ise 90’ı aştı.
“İsrail” ordusunun paylaştığı görüntülerde hava saldırılarında sivil yerleşim bölgelerinin vurulduğu kadın ve çocukların katledildiği kameralara yansıdı.
Gazze'den 800 Roket ve Havan Mermisi İle Misilleme Yapıldı
Bu arada saldırı altındaki Gazze'den de “İsrail”e katliamlara misilleme olarak bir dizi roket atıldı.
Gazze Şeridi'nin çevresindeki Yahudi yerleşim yerlerinin yanı sıra Askalan (Aşkelon), Usdud (Aşdod), başkent Tel Aviv'in yakınındaki Bat Yam ve Holon gibi kentlerde saldırı alarmları çaldı.
Sosyal medyada Sderot ve Askalan'da da bazı noktalara roket isabet ettiği ve hasar oluştuğu bilgisi paylaşıldı.
Filistinli tutuklu Hıdır Adnan'ın, “İsrail”in keyfi uygulamasıyla yargılama olmaksızın cezaevinde tutulmasına karşı sürdürdüğü 87 günlük açlık grevinden sonra 2 Mayıs'ta hayatını kaybetmesiyle bölgede gerilim tırmanmıştı. “İsrail”, Adnan'ın naaşını ailesine teslim etmeyi reddetmişti.
Netanyahu, Saldırılarla Yolsuzluk Dosyalarından Sıyrılmaya Çalışıyor
Hizb-ut Tahrir, 10 Mart 2023 tarihinde “ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları” başlıklı siyasi analizinde, Netanyahu’nun yolsuzluk dosyalarından kurtulabilmek için çıkarmayı düşündüğü “yargı düzenlemesi” nedeni ile başlayan geniş katılımlı kitlesel protestoları bertaraf edip, kamuoyunu arkasına alabilmek için İran’a bir saldırı başlatmayı ciddi ciddi düşündüğüne yer vermişti.
İran’a geniş çaplı bir saldırı başlatmayı düşünen Netanyahu’nun önünü kesmek isteyen ABD, iki üst düzey askeri yetkiliyi (ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ve ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley) “İsrail” ile görüşmek için Tel-Aviv’e göndermişti. ABD böyle bir saldırıda "İsrail"i mecburen desteklemek zorunda kalacağı için saldırıyı önceden görmüş ve engellemek için üst düzey yetkilileri göndermiş ve uyarılarda bulunmuştu.
Biden yönetimi, Rusya ve Çin’e odaklanmışken “İsrail” ile İran arasında Netahyahu’nun hırsı ve iktidarda kalmak için çıkarabileceği bir savaşı istemediğine ve Biden yönetimine yakın partilerle koalisyon kurmadığı için Netanyahu’ya karşı Yahudi muhalefetini ve protestoları desteklediği siyasi analizde ortaya koyulmuştu.
ABD’deki Cumhuriyetçi partinin iktidarda olmaması nedeniyle desteğinden mahrum kalan Netanyahu’ya Biden’ın randevu vermediği ve aşağıladığı biliniyor. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı McCarthy’nin, “Biden, görmezden gelmeye devam ederse Netanyahu'yu Washington'a ben davet edeceğim” açıklamasında bulunması, Biden yönetimindeki Demokrat Parti’nin bu boykotunu doğrulamıştı.
Ayrıca Biden liderliğindeki ABD, Çin arabuluculuğuna gerçekleşen Suudi Arabistan-İran anlaşması ile de Netanyahu'ya sert bir tokat indirerek önünü kesmişti.
İran’a saldırmaktan ümidini kesen Netanyahu’nun alternatifleri ise siyasi analizde şöyle ifade edilmişti:
“Filistin arenasını daha da kızıştırmaktan veya Gazze Şeridi ya da Lübnan’ı vurmaktan başka çaresi kalmayabilir. Çünkü iktidar takıntısı var ve iktidarı bırakmayı da düşünmüyor. Sağcı partiler ve Yahudi dini sağcılardan oluşan bir koalisyon kurmuştur ve bunlar, her yerde Müslüman kanını dökmeye ondan daha çok susamışlardır.”
Bugün ise Gazze Şeridi’ne saldırılar düzenlerek katliamlar gerçekleştiren gasıp Yahudi varlığına karşı İslam beldelerindeki yöneticiler kınamaya ve Filistin’i sömürgeci kafirlerin kontrolündeki BM’ye havale ederek ihanetlerini örtmeye çalışıyor.
“Son olarak bölgedeki yöneticiler arasında, bölgede pis bir tümör gibi yaşayan bu varlığın kökünü kazımak ve hatta caydırmak için çalışan hiçbir kimse yok. Dahası normalleşmek için yarışıyorlar! Bu nedenle o varlık, bekasına tehdit olarak gördüğü herhangi bir tehlikeyi bertaraf etmeyi ve sürekli genişlemeyi düşünmektedir. Bu tehlikeyi tek başına değil yöneticilerle iş birliğiyle ya da suskunlukları ile ortadan kaldırıyor! Bu varlık İslam toprağına, mübarek toprak Filistin üzerine kuruludur. Onunla ilişki savaş ilişkisi olmalıdır.” İfadeleriyle analizde “normalleşerek” işgal ve katliama meşruiyet kazandıran İslam beldelerindeki yöneticilerin duruşunu da yer verilmişti.
Kınayarak gasıp Yahudi varlığını cesaretlendiren İslam beldelerindeki yöneticiler, her zaman olduğu bu kez de katliamı BM’ye havale etti.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi








