"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Gazze’de Katliam: Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 20’ye Yükseldi
11 Mayıs 2023Köklü Değişim Medya

Gazze’de Katliam: Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 20’ye Yükseldi

İşgalci “İsrail” ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği katliamlarda içinde çocuk ve kadınların da bulunduğu 20 Müslüman vahşice katledildi.

Hakkındaki yolsuzluk davalarından sıyrılabilmek için kamuoyunun dikkatini farklı yöne çekerek ülke içindeki protestoları bertaraf etmek isteyen Netanyahu, Gazze ve Batı Şeria’daki katliamlara hız verdi.

Köklü-Değişim,Gazze’de-Katliam,-Hayatını-Kaybedenlerin-Sayısı-20’ye-Yükseldi-1.jpg

“İsrail”in Gazze'ye bombardımanında ölenlerin sayısı son saldırıda 3 Filistinlinin hayatını kaybetmesiyle 20'ye, yaralı sayısı 48'e çıktı. Mısır devlet televizyonu ateşkes sağlandığını iddia ederken, “İsrail” Başbakanı saldırıya devam ettiklerini açıkladı.

“İsrail”in önceki gün Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 15 Filistinli hayatını kaybetmiş, 22 Filistinli yaralanmıştı. Saldırılarda yaşamını yitirenler arasında İslami Cihad Hareketi'nin askeri kadrolarından 3 kişi ve ailelerinin de bulunduğu açıklanmıştı.

“İsrail” Ordusu, 53 Ayrı Noktayı Vurdu

“İsrail” Ordu Sözcülüğünden yapılan açıklamaya göre, savaş uçakları ile saldırı helikopterleri Gazze Şeridi'nde salı gecesi İslami Cihad'a ait 53 ayrı noktada 104 ayrı hedefi vurdu. Her ne kadar askeri hedeflerin vurulduğu ileri sürülse de bunlardan çoğunun sivil yerleşim bölgeleri olduğu medyaya yansıyan fotoğraflarla teyit edildi.

“Hamas Değil İslami Cihad Hedef Alınıyor”

“İsrail” Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, yerel basına yaptığı açıklamada, ordunun "Hamas değil İslami Cihad'a ait noktaları hedef aldığını" belirterek, "Roketleri ateşleyenler İslami Cihad. Eğer ki diğer gruplar da çatışmaya katılırsa onlara da karşılık veririz" tehdidinde bulundu.

Taraflar arasında ateşkes görüşmelerine ilişkin haberleri değerlendiren Hagari, "ateşkes olduğu resmen duyurulana kadar İslami Cihad hedeflerine saldırılarının devam edeceğini" açıkladı.

Öte yandan, “İsrail” Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın yaptığı güvenlik değerlendirme toplantısının ardından ülkenin güneyindeki olağanüstü hal bölgesinin 40 kilometre alandan 80'e genişletilmesi teklifini hükümete sunduğu belirtildi.

Gazze’den “İsrail” Saldırılarına Roketlerle Misilleme Yapıldı

Öte yandan, “İsrail” ordusunun katliam gerçekleştirdiği Gazze Şeridi'nden misilleme olarak yüzlerce roket atıldı.

“İsrail”in Demir Kubbe hava savunma sisteminin roketleri etkisiz hale getirmekte başarısız olduğu ve bazı bölgelerin isabet aldığı objektiflere yansıdı. Roket atışlarının ardından Netanyahu’nun istediği gibi sokaklar boşaldı ve şehirler sığınaklara çekildi. Bilindiği üzere uzun zamandır Netanyahu’nun yolsuzluk dosyalarından kurtulabilmek için çıkarmak istediği “yargı düzenlemesi” nedeniyle sokaklarda geniş katılımlı protestolar düzenleniyordu.

İİT ve İslam Beldeleri Kınamaya, “İsrail” Katlima Devam Ediyor

Öte yandan “İsrail”in Gazze Şeridi'nde katliamları sürerken, İslam beldelerindeki yöneticiler ve İslam İş Birliği Teşkilatı (İİT) “normalleştikleri” gasıp Yahudi varlığını kınayarak ihanetlerinin üzerini örtmek için çaba sarf ettiler.

İslam İş birliği Teşkilatı (İİT), İsrail'in işgal altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği ve 13 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı şiddetle kınadığını bildirdi. Ayrıca “İsrail”e karşı ciddi bir adım atmadığı bilindiği halde uluslararası topluma “İsrail”e hesap sorulması için çağrıda bulundu. 57 İslam beldesinin ortasında yer alan “İsrail” ile “normalleşip” elini sıkarak katliam ve işgale meşruiyet kazandıran bu rejimlerin kınama mesajları halkları nezdinde bir ihanet olarak nitelendiriliyor.

Netanyahu Saldırılarla Yolsuzluk Dosyalarından Sıyrılmaya Çalışıyor

Hizb-ut Tahrir, 10 Mart 2023 tarihinde “ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları” başlıklı siyasi analizinde, Netanyahu’nun yolsuzluk dosyalarından kurtulabilmek için çıkarmayı düşündüğü “yargı düzenlemesi” nedeni ile başlayan geniş katılımlı kitlesel protestoları bertaraf edip, kamuoyunu arkasına alabilmek için İran’a bir saldırı başlatmayı ciddi ciddi düşündüğüne yer vermişti.

İran’a geniş çaplı bir saldırı başlatmayı düşünen Netanyahu’nun önünü kesmek isteyen ABD, iki üst düzey askeri yetkiliyi (ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ve ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley) “İsrail” ile görüşmek için Tel-Aviv’e göndermişti. ABD böyle bir saldırıda "İsrail"i mecburen desteklemek zorunda kalacağı için saldırıyı önceden görmüş ve engellemek için üst düzey yetkilileri göndermiş ve uyarılarda bulunmuştu.

Biden yönetimi, Rusya ve Çin’e odaklanmışken “İsrail” ile İran arasında Netahyahu’nun hırsı ve iktidarda kalmak için çıkarabileceği bir savaşı istemediğine ve Biden yönetimine yakın partilerle koalisyon kurmadığı için Netanyahu’ya karşı Yahudi muhalefetini ve protestoları desteklediği siyasi analizde ortaya koyulmuştu.

ABD’deki Cumhuriyetçi partinin iktidarda olmaması nedeniyle desteğinden mahrum kalan Netanyahu’ya Biden’ın randevu vermediği ve aşağıladığı biliniyor. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı McCarthy’nin, “Biden, görmezden gelmeye devam ederse Netanyahu'yu Washington'a ben davet edeceğim” açıklamasında bulunması, Biden yönetimindeki Demokrat Parti’nin bu boykotunu doğrulamıştı.

Ayrıca Biden liderliğindeki ABD, Çin arabuluculuğuna gerçekleşen Suudi Arabistan-İran anlaşması ile de Netanyahu'ya sert bir tokat indirerek önünü kesmişti.

İran’a saldırmaktan ümidini kesen Netanyahu’nun alternatifleri ise siyasi analizde şöyle ifade edilmişti:

“Filistin arenasını daha da kızıştırmaktan veya Gazze Şeridi ya da Lübnan’ı vurmaktan başka çaresi kalmayabilir. Çünkü iktidar takıntısı var ve iktidarı bırakmayı da düşünmüyor. Sağcı partiler ve Yahudi dini sağcılardan oluşan bir koalisyon kurmuştur ve bunlar, her yerde Müslüman kanını dökmeye ondan daha çok susamışlardır.”

Bugün ise Gazze Şeridi’ne saldırılar düzenlerek katliamlar gerçekleştiren gasıp Yahudi varlığına karşı İslam beldelerindeki yöneticiler kınamaya ve Filistin’i sömürgeci kafirlerin kontrolündeki BM’ye havale ederek ihanetlerini örtmeye çalışıyor.

“Son olarak bölgedeki yöneticiler arasında, bölgede pis bir tümör gibi yaşayan bu varlığın kökünü kazımak ve hatta caydırmak için çalışan hiçbir kimse yok. Dahası normalleşmek için yarışıyorlar! Bu nedenle o varlık, bekasına tehdit olarak gördüğü herhangi bir tehlikeyi bertaraf etmeyi ve sürekli genişlemeyi düşünmektedir. Bu tehlikeyi tek başına değil yöneticilerle iş birliğiyle ya da suskunlukları ile ortadan kaldırıyor! Bu varlık İslam toprağına, mübarek toprak Filistin üzerine kuruludur. Onunla ilişki savaş ilişkisi olmalıdır.” İfadelerinin de yer aldığı detaylı siyasi analizi okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz…

“ABD’li Üst Düzey Askeri Yetkililerin Yahudi Varlığına Yaptıkları Ziyaretlerin Amaçları”