"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Erdoğan, İsveç’in Üyelik Yolunu Açıp, Topu Meclis’e Attı
13 Temmuz 2023Köklü Değişim Medya

Erdoğan, İsveç’in Üyelik Yolunu Açıp, Topu Meclis’e Attı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen NATO zirvesinin ardından düzenlediği basın toplantısında İsveç'in üyeliğine ilişkin, “İsveç'ten mutabakata varılan maddeler konusunda somut ilerleme göreceğimize eminim. Onay makamı Meclis'tir. Bir an önce sürecin bitmesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yapıldığı Litvanya'da, LITEXPO Sergi ve Fuar Merkezi'nde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Konuşmasının başında dünya çapında gerçekleşen olaylar ve Türkiye’nin yakinen çözümüne dahil olduğu sorunlara uzun uzun değinen Erdoğan, “dost ve stratejik” olarak nitelediği NATO müttefiklerini teröre verdikleri desteği kesmeye çağırdı.

Erdoğan’ın açıklamaları ışığında elle tutulur bir kazanım sağlanamadığı ve yurda eli boş döndüğü gözlemlenirken, F-16’ların teslimi ve İsveç’ten istenenlerin gerçekleşmesi ise temenniden öteye geçemedi. Erdoğan’ın açıklamalarında İsveç’in üyeliğinin bir an önce gerçekleşmesi için süreci hızlandırdığı ve Meclis’ten çıkacak kararı onaylayacağı taahhüdü öne çıkıyor. Bu konuda ABD Başkanı Biden da sürecin bir an önce tamamlanması için açıklamada bulunmuştu. Biden-Erdoğan görüşmesi sonrası gelen açıklamalar bir birine paralel ve Ankara’nın Washington’ın hedeflerine angaje hareket ettiğini gösteriyor.

Zirvenin ikinci oturumuna Asya-Pasifik ortakları, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore Devlet ve Hükümet Başkanlarının da katıldığını söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

İsveç’in NATO’ya Üyelik Süreci

NATO'nun açık kapı politikasına ilişkin, "Türkiye, NATO'nun açık kapı politikasını daima desteklemiş bir ülkedir. Şimdiye kadar hiçbir ülkenin ittifaka girmesine keyfi sebeplerle engel çıkarmadık." diyen Erdoğan, ittifak tarihine bakıldığında, sırf anayasal isminden dolayı tam 17 yıl kapıda bekletilenlerin görüleceğine işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Aynı şekilde, Avrupa Birliği üyelik sürecimizde yarım asırdan fazla süredir karşılaştığımız çifte standartlar herkesin malumudur. Biz, haksızlığa, hukuksuzluğa maruz bırakılsak da başkalarına haksızlık yapmadık. Ne tutamayacağımız sözler verdik ne de bize verilen sözlerin kulak arkası edilmesine rıza gösterdik.

Finlandiya'nın üyeliği, NATO ilkelerine riayet eden, müttefiklik hukukunu içselleştiren ülkelere yönelik tavrımızı teyit etmiştir. Türkiye, ittifakın genişlemesine verdiği ilkeli desteği böylece bir kez daha ortaya koymuştur."

İsveç'in NATO'ya katılımı meselesinin gündemlerinde yer aldığını belirten Erdoğan, zirvenin hemen öncesinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile üçlü formatta bir araya geldiklerini hatırlattı.

Bu toplantıda, Türkiye'nin beklentilerini, üçlü muhtırada kayıtlı hususları, bugüne kadar İsveç'in taahhütlerini yerine getirme noktasında güncel durumunu değerlendirdiklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yaptığımız ortak açıklamayla İsveç'in üyelik süreciyle ilgili önümüzdeki dönemde atılacak adımları tespit ettik. Buna göre ‘Üçlü Daimi Ortak Mekanizma'nın yanı sıra İsveç'le bakan düzeyinde kurulmasına karar verilen ‘İkili Güvenlik Mekanizmasıyla’ terörle mücadelede işbirliğini artıracağız. İsveç, tüm terör örgütleriyle mücadele başta olmak üzere Üçlü Muhtıra'da kayıtlı hususların uygulanmasını içeren bir yol haritası sunacak.

Ayrıca İsveç, ülkemizin Avrupa Birliği üyelik sürecine, ekonomimiz açısından kritik önemi haiz Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesine ve vize serbestisine birlik üyesi sıfatıyla aktif destek verecek. Türkiye'ye uygulanan özellikle savunma sanayi alanındaki kısıtlamaların kaldırılması noktasında İsveç, üzerine düşeni yapmayı sürdürecek. Bu temel üzerinde yapılacak mütalaalara göre biz de İsveç'in katılımıyla ilgili sürecin bir sonraki safhasına geçeceğiz."

İsveç'te Kur'an-I Kerim'e Yönelik Saldırılar

Erdoğan, Kur'an-ı Kerim'e yönelik yapılan alçakça saldırı sonrasında, İsveç hükümetinin saldırıyı tasvip etmediklerine dair beyanlarını not ettiklerini belirterek, "Dünya genelindeki 2 milyar Müslüman'ı öfkelendiren ve rencide eden nefret suçlarına müsaade edilmemelidir." dedi.

Cenevre BM İnsan Hakları Konseyinin bugün, Kur'an-ı Kerim'i yakma eylemini dini nefret suçu olarak tanımlayıp kınadığını dile getiren Erdoğan, söz konusu karardan memnuniyet duyduklarını söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Konsey üyeleri içinde bu tasarıya ret oyu veren ülkelere, özgürlük ve insan hakları anlayışlarını gözden geçirmelerini tavsiye ediyoruz. İnsanların kutsallarına saldırmak fikir hürriyeti değil, barbarlıktır, ilkelliktir, bir nevi terör eylemidir. Sadece İsveç'in değil, İslam düşmanlığının yükseldiği diğer ülkelerin de bu konuda kararlı tedbirler alması gerekiyor. Bu beklentimizi görüşmelerimizde dile getirdik."

İsveç’in Üyelik Süreceinde Önünü Açan Erdoğan Topu Meclis’e Attı "İsveç'in NATO'ya katılım protokollerini onaylayacak merci, milli iradenin temsilcisi TBMM'dir. Bizim gibi milletvekillerimiz de süreci yakından takip edecek." diyen Erdoğan, İsveç'ten, mutabakata varılan maddelerde somut ilerlemeler göreceklerine inandığını söyledi.

Soru-Cevap

Karabağ Meselesi

Daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus askerlerinin Karabağ'da bulunmasına ilişkin düşüncesinin sorulması üzerine, "Bildiğiniz gibi buradaki anlaşma 2025'e kadar Rusya'nın bu belirlenen yerlerde kalmasıdır. 2025 yılında ise Rusya buraları terk edecektir, anlaşma bu istikamettedir. Ben de Rusya'nın bu anlaşmaya sadık kalacağına inanıyorum. İlham Aliyev de bunu zaten yakından takip ediyor” yanıtını verdi.

Rusya-Ukrayna Arasında Arabuluculuk

"Rusya ve Ukrayna arasında yapılabilecek olan bir görüşmede sizin ara bulucu olabileceğinizden bahsediliyor. Eğer koşullar müsaade ederse böyle bir ara buluculuğa nasıl bakarsınız?" sorusu üzerine Erdoğan, şu cevabı verdi:

"Taraflar eğer bizim ara bulucu olmamızı teklif veya kabul ederlerse bizler memnuniyetle böyle bir ara buluculuğu kabul ederiz. Buna yönelik potansiyele zaten Türkiye olarak biz sahibiz. Bildiğiniz gibi tahıl koridoru konusunda İstanbul nasıl bir merkez olduysa bu tür adımlarda da bizler ara bulucu olmaya her an hazırız, böyle bir teklifin gelmesi halinde. Çünkü gerek Rusya'yla gerek Ukrayna'yla şu anda görüşebilen liderlerden herhalde bir tanesi biziz. Ama böyle bir teklif henüz gelmiş değil."

İsveç’in Üyelik Takvimi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç'in NATO üyeliği sürecindeki takviminin nasıl işleyeceğinin sorulması üzerine, şunları kaydetti:

"Şu anda tabii bir yol haritası mevcut ve İsveç makamları pazartesi akşamı yaptığımız görüşme çerçevesinde bu yol haritasını bize sunacaklar. Bu yol haritasını bize sunduktan sonra biz de bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunacağız. Çünkü bir draft pazartesi akşamı ortaya çıktı ve bu 7 maddelik draftı bizler Meclisimize göndermek suretiyle, açıldığı zaman süratle Meclis Başkanımızın inanıyorum ki uluslararası sözleşmelerde öne çıkaracağı sözleşme bu olacaktır. Tabii ki onay makamı birinci derecede Meclis'tir. Meclis'ten geçtikten sonra da benim onayıma gelir ve bunları da bizler yakın takipte takip edeceğiz. Bir an önce bu sürecin bitmesini de istiyoruz, isteyeceğiz."

"TBMM, İsveç'in NATO'ya katılım sürecine ilişkin kararını ekim ayında alabilir mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "2 aylık bir Meclis tatili var. Tabii ekim ayında bu tatilden çıkma durumu söz konusu değil. Zira birçok uluslararası sözleşmeler var, birçok görüşülmesi gereken yasa önerileri var. Bunların önem sırasına göre bu attığımız adım da burada yerini alacak ama mümkün olduğu kadar kısa zamanda bu işi bitirmek bizim hedefimiz." yanıtını verdi.

AB’ye Üyelik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği'ne üyelik konusunda yeni bir aşamaya geçilip geçilmeyeceğine ilişkin sorusu üzerine, "Biz bunu bütün liderlerle görüştük. Gerek gümrüklerle ilgili güncelleme gerekse vize serbestisi, en son Von der Leyen ile de bu konuyu görüştük ve kendilerinden olumlu bir yaklaşımı bekliyoruz. Bu konuyla ilgili de şu anda Büyükelçim Çağatay Bey bu işin takipçisi, görev onda. Temenni ederim ki yarın Brüksel'de yapılacak görüşmelerde tekrar bu ele alınacak" yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, "NATO'da İsveç'e onay verdiniz. Bu, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımı için de bir yolculuğun başlangıcı mıdır?" sorusu üzerine, "Ben ağzın bal yesin diyeyim. Temennim odur ki aynen senin umutlandığın gibi biz de umutlanalım." ifadelerini kullandı.

Biden’la Görüşme ve F-16 Konusu

Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile ikili görüşmesine ve görüşmede F-16 konusuna değinilip değinilmediğine ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

"Sayın Başkan'ın özellikle bizlere ifade ettiği konu, onlarda da Kongrenin bağlayıcı olduğunu söylüyorlar. Kendisi elinden gelen her şeyi yapacağını bizlere söyledi, Takipçisi olacağım ve umutluyum dedi. Ama aynen işte bizde de nasıl Parlamentodan geçmesi gerekiyorsa orada da Kongreden geçmesinin gerektiğini ve zaman zaman Demokratlardan bazen Cumhuriyetçilerden engel çıktığını ifade ettiler. Fakat gerek Sayın Başkan gerek Dışişleri Bakanı bu konuyla ilgili takipçisi olacağını bizlere söylediler. Temennimiz odur ki bu süreç içerisinde olumlu bir neticeyi alırız. Her zamankinden ben de daha umutluyum."

Azov Taburu’nun Ukrayna’ya Teslimi

Azov Taburu komutanlarının serbest bırakılmasının Putin ile ilişkileri nasıl etkileyeceğine yönelik soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu aslında Rusya ve Ukrayna arasındaki bir görüşme neticesinde bize yansımıştı. Bizler de cuma gününe kadar olan süreçte bunlara ev sahipliği yaptık ve bu ev sahipliğimizin neticesinde de bu talep gelince biz de talebe karşı aslında olumlu bir istikamette yaklaşım sergileyelim dedik ve 6 Azov komutanını kendilerine teslim etmiş olduk. Önce tabii Rusya'dan bazı açıklamalar oldu. Ama daha sonra onlar da bazı durumları öğrenince durum olumlu istikamete dönüştü. Ağustos ayı içinde Sayın Putin'le bir yüz yüze görüşmemiz olacağı kanaatindeyim. Orada da bunları tekrar yeniden ele alacağız."

Miçotakis İle Görüşme ve F-16’ların Kullanımı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile görüşme yaptıklarını aktararak, şöyle devam etti:

"Bizim düşman kazanmak gibi bir derdimiz yok. Erdoğan'ın hedefi düşmanları artırmak değil, dostları artırmaktır. Bizim hedefimiz budur ve bugüne kadar da biz hep bunu yaptık. Bugünkü görüşmemizde de bu dostluğumuzu nasıl daha fazla perçinleyeceğiz, nasıl bu dostluğumuzu daha da güçlendireceğiz, onun görüşmelerini yaptık. Bugünkü görüşme adeta bunun temellerinin yeniden atıldığı bir görüşme oldu. Asla F16'ların bu istikamette kullanılması diye bir şey söz konusu olamaz, bugüne kadar olmadığı gibi."

Türkiye, İstediğini Elde Etti mi?

Türkiye, İsveç ve NATO'nun üçlü görüşmesinin ardından uluslararası medyada yer alan "Türkiye'nin istediklerini elde ettiği" yorumlarına ilişkin değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu yorumlar gayet güzel ama biz tabii bunu uygulamada görmek istiyoruz. Uygulamada bunun neticelerini alırsak onu zaten Türkiye medyasıyla da dünya medyasıyla da paylaşırız. Temennim odur ki, bu beklentileri biz de yaşayalım, görelim. Çünkü dünya artık hele hele siyasiler için de menfaatlerin üzerine kurulu. Ne kadar menfaat elde ederlerse o kadar kendilerini başarılı kabul ederler. Biz de tabii attığımız adımları hep buna göre atıyoruz. Halkımın menfaatini ne kadar artırabilirsek kendimizi o kadar başarılı addederiz."

NATO zirvesi dolayısıyla Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak "TC-TUR" ile Türkiye'ye hareket etti.

Erdoğan, sosyal medya hesabından zirveye ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

"Bugün başarıyla tamamladığımız Vilnius Zirvesi, NATO'nun caydırıcılığını artırma yanında, terörizmle mücadele, Avrupa Birliği üyelik sürecimiz ve ülkemize yönelik yaptırımların kaldırılması noktasında yeni başlangıçlara, kritik kararların alınmasına vesile olmuştur. Yapacağımız hamlelerle elde ettiğimiz bu kazanımları, inşallah daha da sağlamlaştıracağız. Ülkemizin çıkarlarını, milletimizin hak ve hukukunu her platformda çok güçlü bir şekilde savunmaya devam edeceğiz. Yakın gelecekte yaşanacak her gelişmenin Türkiye'nin rolünü, ağırlığını ve etkinliğini daha da artırdığını hep birlikte göreceğiz."