ABD-İran Savaşı: Küfür Tek Millet, Müslümanlar Tek Ümmettir!
Bakan Fidan'dan Gündeme İlişkin Açıklamalar
13 Nisan 2026Köklü Değişim Medya

Bakan Fidan'dan Gündeme İlişkin Açıklamalar

Oynat: Bakan Fidan'dan Gündeme İlişkin Açıklamalar
0:00

Anadolu Ajansı Editör Masasına konuk olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk dış politikası ve dünya gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

ABD-İran müzakerelerine değinen bakan Fidan, "Amerikalılar ve İranlılar evlerine gittiler, İranlıların özellikle Amerikalıların yaptığı teklifi değerlendirecekler, bir cevap verecekler diye düşünüyorum"dedi.

Bakan Fidan’ın satır başlıkları şöyle:

"İran’dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz. "İsrail’in Cumhurbaşkanımız karşısında kompleks içerisinde olduğu artık çok iyi dökümente edilmiş bir gerçeklik. Bölgede tonlarca olay oluyor ve Türkiye’nin denge çabası Türkiye’yi öyle bir yerde tutuyor ki İsrail, Türkiye'yi aşağıya çekecek bir hamle göremiyor. Bu onları ister istemez belli bir dengesizliğe itiyor."

"Diğer taraftan bizim Filistin meselesindeki söylemimiz, Lübnan meselesindeki söylemimiz ve İran savaşında ortaya koyduğumuz perspektif, bütün bunlar "İsrail"in yayılmacı politikasıyla taban tabana zıt durumda."

"Ancak Türkiye’nin sesi ve kullandığı metodolojik yöntem herkesten farklı olduğu için Cumhurbaşkanımızın dünya ölçeğindeki liderliği ve dünya liderleriyle olan ilişkisi, Türkiye’nin geliştirdiği iletişim ağı, İsrail biliyor ki illüzyon yaratmada kullandığı retoriği altüst eden bir husus."

"Tüm bunların üzerine, İsrail’in Türkiye’ye saldırması anlaşılabilir bir hale geliyor. İran’dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz."

"Sadece Netanyahu değil, muhalefette olanların da Türkiye’yi yeni düşman ilan etme arayışında olduklarını görüyoruz... Bu, bir devlet stratejisine dönüştürülmeye çalışılan bir husustur."

"Müzakere edilecek konu başlıklarına baktığınız zaman bunların, 15 gün içinde nihai bir imzalanacak bir belgeye bağlanması teknik olarak da çok fazla mümkün olmayabilirdi."

"Taraflar iyi giderlerse ilave bir ateşkes gündeme gelebilir, 45 gün, 60 gün"

"Bütün dünyanın istediği Hürmüz Boğazı, uluslararası geçişlere tamamıyla serbest olan yani hiçbir ülkenin burada herhangi bir para ödemeden geçmesi"

"Başkan Trump'ın yaklaşımı, ben burada uluslararası bir güç oluşturup, bu güç vesilesiyle herkesin ihtiyacı olan bir çözüm getirmeye çalışırken Avrupalılar burada bu konuya girmek istemiyorlar, burada ince bir çizgi var. Boğazın açık tutulmasını sağlamakla İran'a karşı yürütülen savaşın bir parçası olma gibi bir durum var. Hiçbir ülke İran'a karşı yürütülen savaşın bir parçası olmak istemiyor. Bunu Avrupalılar da açıktan söylediler, bizimde zaten resmi duruşumuz bu. Cumhurbaşkanımızın başından beri ortaya koyduğu politika, ülkemizi bu savaşından dışında tutma politikası. Ama diğer taraftan küresel piyasalarda çok ciddi etkisi olan Hürmüz Boğazı'ndaki durumun çözülmesi için elimizden gelen katkıyı yapıyoruz."

"Biz Türkiye olarak şimdi enerji güvenliği açısından Hürmüz Boğazı'na çok bağlı değiliz"

"Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın dolaylı yoldan etkisini hissediyoruz"

"Uluslararası silahlı bir barış gücüyle buraya müdahil olmanın çok fazla zorlukları var."

"Benim konuştuğum bölge ülkeleri, haklı olarak tek bir konuda endişeliler, burada savaştan önceki rejim neyse savaştan sonraki rejimin aynı olması konusunda istekleri var"

Lübnan-İsrail Müzakereleri

Esas itibariyle İsrail’in, güvenlik peşinde olmadığını, daha fazla toprak peşinde olduğunu ifade eden Fidan; "Burada aslında en başta dahil olarak algılandı, özellikle ben hem Pakistanlılarla hem de İranlılarla konuştuğumda. Pakistan'ın algısı burada referans noktasıdır, çünkü Pakistan arabulucu. Biz o esnada konuşurken dahildi. Fakat Netanyahu her zaman yaptığı gibi geldi, oyunu bozdu, limitleri zorladı ve Amerika da buna hiç ses çıkartmadı, bir şey diyemedi. Ama şöyle oldu; dikkat ederseniz bu ilk günkü yaygın çok sayıda sivilin ölümüne neden olan bombalamadan sonra, büyük taarruzların olmadığını, özellikle görüşme devam ederken bir saldırının olmadığını gördük. Orada da şunu anlıyoruz; Amerika resmi olarak dahildir demiyor hatta dışındadır demekle beraber gelen talepleri de "ben konuşurken sen vurma" gibi yaklaşım olduğunu da görüyoruz."

Bakan Fidan’ın Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile ilgili yaptığı değerlendirmede ise; "Yunanistan NATO üyesi... "(Yunanistan-GKRY-İsrail) Yaptıkları işbirlikleri daha fazla güven getirmiyor; daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorunu, savaşı getiriyor. Rum Kesimi Avrupa'nın desteğini almış durumda... Askeri birliği arayışlarının hangi akla hizmet ettiğini stratejik olarak bana izah edemiyorlar. Bu muhtemelen sipariş üzerine yapılan bir dayatma... Burada durayım ben" diyerek frene basması dikkatleri çekti.

NATO Toplantısına Büyük Önem

NATO'nun Ankara'da gerçekleşecek zirvesine de değindi. "NATO tarihinin en önemli ama en önemli zirvesi olacak" ifadesini kullanan Fidan, ABD Başkanı Trump'ın zirveye davet edildiğini söyledi. Dışişleri Bakanı, NATO'nun bu zirveyi fırsata çevirmesi gerektiğini vurguladı.