"İSRAİL" SORUNU VE
FİLİSTİN'İN KURTULUŞU- 10 Maddede Çözümler -

Demokrasinin İflası: Laik Diktatörün Referandumuna Katılım Yüzde 25!
26 Temmuz 2022Köklü Değişim Medya

Demokrasinin İflası: Laik Diktatörün Referandumuna Katılım Yüzde 25!

Köklü Değişim Medya

Laik diktatör Kays Said’in Tunus’ta gerçekleştirdiği anayasa referandumuna katılım yüzde 27,5’ta kaldı. Müslümanların devrimini Raşid Gannuşi liderliğindeki muhafazakar El Nahda partisinin laiklere teslim etmesiyle başlayan ihanet, demokrasinin bir yalan olduğu gerçeğinin ortaya çıkma ve iflas sürecini hızlandırmış oldu.

Tunus halkı, Cumhurbaşkanı Kays Said'e daha fazla yetki veren yeni anayasa referandumu için pazartesi günü sandık başına gitti. Sigma Konsai tarafından yapılan ve sonuçları devlet televizyonunda yayınlanan ankete göre yeni anayasayı referanduma katılanların yüzde 92,3’ü onayladı.

Muhalefet partilerinin boykot ettiği referanduma katılım oranının yüzde 25 olduğunu gösterdi. Ancak Yüksek Seçim Komisyonu, ilk sonuçlara göre, seçmen katılımının yüzde 27,5 olduğunu açıkladı.

Yeni anayasa, kabul edildiği takdirde, 17 Aralık'ta yapılacak erken milletvekili seçimlerinden önce, başkanlık sistemiyle yeni bir yönetimin kurulmasının önünü açıyor.

Seçim Komisyonunun referandumun resmi ön sonuçlarını Salı günü açıklaması bekleniyor.

Sigma Konsai direktörü Hasan el-Zerkuni, AFP'ye verdiği demeçte, “Seçmen katılımının son yıllarda düşmeye başladığı göz önüne alınırsa yüzde 20'yi aşan katılım oranı iyi bir sonuç olarak kabul edilebilir” dedi. Zerkuni, Zeynel Abidin rejiminin devrilmesinin ardından 2011 milletvekili seçimlerinde yüzde 53 olan seçimlere katılım oranının 2019 milletvekili seçimlerinde yüzde 32 seviyesine gerilediğine dikkat çekti.

Seçimlere katılımdaki gerileme demokrasiye olan inancın yavaş yavaş yok olduğunu ortaya koyuyor.

Arap Baharının Başladığı Yer: Muhafazakâr Demokrat Nahda, Devrimi Laiklere Teslim Etti

Tunus'ta 17 Aralık 2010'da üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulamadığı için seyyar satıcılık yapan Muhammed Buazizi de, polisler seyyar tezgahına el koymasından sonra kendisini yakarak intihar etmişti. Yaşanan olay 23 yıllık Zeynel Abidin Bin Ali iktidarını deviren ve "Yasemin Devrimi" olarak bilinen geniş çaplı halk protestolarına yol açmıştı. Tunus'ta yaşanan bu olay daha sonra pek çok Arap ülkesine yayılmış ve 'Arap Baharı' hareketinin de başlangıcı sayılmıştı.

Devrim, kapitalist laik demokratik nizamın zulmüne karşı bir başkaldırı olmasına ve Müslümanların omuzlarında yükselmesine rağmen hedefinde saptırıldı. Sorunun sadece yöneticilerde olduğu telkin edildi. Bu saptırma sürecinde halkın desteğini alan Raşid Gannuşi liderliğindeki muhafazakâr El Nahda hareketi kıytırık makamlar uğruna Müslümanların devrimini götürüp, laiklere teslim etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Said arkasına orduyu da alarak El Nahda hareketini kapı dışarı etti.

Bugün Tunus halkı bir sömürü düzeni olan kapitalist laik demokrasi ile yönetildiği için 2010 öncesi durumunu aynen yaşıyor. Sokaklarda halk açlık, sefalet ve nizamın zulmünü protesto ediyor.

Köklü bir değişim ve kapitalist zulmün sona ermesi için halkın yaktığı devrim ateşinin tüm saptırmalara rağmen hedefine ulaşacağı arayışların sürmesi ortaya koyuyor. Çözümsüzlük ve sefalet dışında bir şey vadetmeyen laik demokratik kapitalist nizam, isimleri ve hükümetleri değiştirerek ömrünü uzatmak istese de beyhude bir çabanın içinde olduğu gözlemleniyor. Son seçimlerde katılımın yüzde 50’nin altında kaldığı birçok İslam beldesinde halkın demokratik seçimlerle bir şeylerin değişmediğini asıl sorunun bozuk ve batıl nizam olduğunu kavradığına işaret ettiği görülebiliyor. Fransa'nın Kays Said'in arkasında İngiltere ile tutuştuğu iktidar çekişmesi tüm hararetiyle sürüyor.

Son olarak Tunus’taki referandumda katılımın yüzde 25 seviyelerinde kalması demokrasinin iflasını ilan eden bir gelişme olarak nitelendiriliyor.