
Hizb-ut Tahrir Türkiye: ABD Efsanesi Çökmüştür!
Hizb-ut Tahrir Türkiye tarafından ABD-İran savaşıyla ilgili bugün bir basın toplantısı düzenlendi.
Amerika ve beslemesi Yahudi varlığının İran’a karşı başlattığı sömürgecilik savaşı 26. gününü geride bıraktı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla dünya enerji krizi ve küresel enflasyon sorununa sürüklenirken, İslami beldelerde Haçlı-Siyonist ittifakının nasıl durdurulacağı konusunda değerlendirmeler yapılmaktadır.
Konu ile ilgili Hizb-ut Tahrir Türkiye tarafından önceki gün kamuoyuna duyurusu yapılan “Küfür Tek Millettir, Müslümanlar Tek Ümmettir” başlıklı basın toplantısı, bugün Köklü Değişim Medya’nın İstanbul ofisinde gerçekleştirildi.
Saat 15.00’te başlayan ve birçok sosyal medya platformundan canlı yayınlanan toplantıda, Müslümanların İran’a karşı girişilen bu savaşı nasıl okuması gerektiği ve İslam beldeleri yönetimlerinin atması gereken adımlar hakkında önemli tespit ve değerlendirmelere yer verildi.
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu üyesi Muhammed Emin Yıldırım’ın kısa giriş konuşmasıyla başlayan toplantıda, 10 maddeden oluşan basın metni Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar tarafından okundu. Köklü Değişim yazarlarından Remzi Özer de sunuma iştirak ederek toplantı sonrası soruları cevapladı.
Basın metninde öncelikli olarak, İran’ın uzun yıllar ABD yörüngesinde hareket ederek kendi çıkarlarını sağlamayı benimseyen siyasetinin acı faturasıyla yüzleştiği hatırlatılarak, ABD ile işbirliğinin mutlaka hüsranla sonuçlanacağı hakikatine vurgu yapıldı. Diğer taraftan, İran’ın direnişi seçmesiyle birlikte ABD ve Yahudi varlığının çıkmaza girdiği ve yenilmez olmadıklarının açığa çıktığı ifade edildi.
Metnin sonunda, asıl sorunun Müslümanların parçalanmışlığı olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Hilâfet’in yıkılması ile ortaya çıkan parçalanmışlık, bugün hem işgalci Yahudi varlığı karşısında hem de küstah ABD saldırıları karşısında İslam ümmetinin elini kolunu bağlamıştır. Oysaki kâğıttan kaplan olan bu varlıklara karşı Müslümanlar, yeterli güç ve birikime sahiptirler. İslam ümmetinin donanımlı orduları, yeterli silahları, şehadet ve cihat arzusu ile yanıp tutuşan milyonlarca genci vardır. Askerî güç ve donanım olarak hiçbir eksiği bulunmamaktadır. Tek sorun, bu devasa gücü bir araya getirecek, suni sınırlara itibar etmeyecek ve tek bir ümmet olarak bu orduları harekete geçirebilecek liderliğin olmamasıdır.”
Toplantı metninin içeriğini oluşturan 10 maddenin ana hatları şu şekilde özetlendi:
1- ABD’nin amacı, uydu devlet olan İran’ı ulusal çıkarlarından vazgeçirip Amerikan çıkarlarına tam teslim olmuş tabi bir devlet hâline getirmektir.
2- ABD efsanesi çökmüştür. Müslümanların başındaki yöneticiler, maalesef bu gerçeği görememekte ve bu çöküşü doğru bir şekilde analiz edememektedir.
3- Beldelerimizdeki ABD ve NATO üslerinin derhâl kapatılması, tüm faaliyetlerinin sonlandırılması ve yabancı askerlerin topraklarımızdan kovulması şer’î ve siyasi bir zorunluluktur.
4- Çözümü, sorunların gerçek müsebbibi olan sömürgecilerin masasında ve kurumlarında aramak basiretsizlik ve büyük bir aymazlıktır.
5- Dünya, Siyonist çete ve Epstein rejiminin oyuncağı hâline gelmiştir. Onlardan hukuka riayet etmelerini ve anlaşmalara bağlı kalmalarını beklemek siyasi gaflettir.
6- İran’a yönelik saldırı, Müslümanlara ait bir toprağa saldırı olarak görülmelidir. Sömürgeci kâfirler ile yürütülen mücadele İslam-küfür mücadelesidir. Küfür tek millettir, Müslümanlar ise tek ümmettir.
7- Kâfirler, İslami beldelere saldırırken Şii-Sünni ayrımı yapmamakta, topyekûn İslam’ı ve Müslümanları hedef almaktadır. Böyle bir zamanda mezhep kavgalarını gündeme getirmek, onların ekmeğine yağ sürmekten başka bir şeye yaramaz.
8- İşgalci varlığın Mescid-i Aksâ’nın kapılarına kilit vurması, Aksâ’yı tamamen ele geçirmek ve Yahudileştirmek amacıyla yürütülen sistematik saldırganlığın çok tehlikeli bir safhasıdır.
9- İslami camialar başta olmak üzere tüm Müslümanların, sömürgeci kâfirler ile işbirliği yapan ve böylece ümmetin vahdetini engelleyen ulus-devlet yöneticilerini muhasebe etmeleri zaruridir.
10- İslam ümmetini yeniden bir araya getirecek olan şey, tüm Müslümanların siyasi liderliği ve İslam’ın yönetim sistemi olan Raşidî Hilafet Devleti’nin kurulmasıdır. Raşidî Hilafet bir tercih değil; hem aklen, hem siyaseten hem de şer’an bir zorunluluktur.
Basın metninin okunmasının ardından soru-cevap kısmına geçildi. Köklü Değişim yazarı Remzi Özer, ABD’nin hedeflerini gerçekleştirmede başarılı olup olamadığı sorusunu yanıtlarken; Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar ise Haçlı-Siyonist saldırıya karşı Müslümanların takınması gereken tavra dair soruya cevap verdi.
Ardından katılımcı ve izleyicilere teşekkür edilerek toplantı sona erdi.




Hicri 1447 Şevval Hilalini Gözetliyoruz

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara İftarımızda “Ümmet Olma” Çağrısında Bulunduk

Hizb-ut Tahrir Türkiye: ABD Efsanesi Çökmüştür!

Aksa Kapalı, Yöneticiler Kör, Sağır ve Dilsiz

ABD'den İran'a 15 Maddelik Ateşkes Anlaşması



