loader
ÇÖZÜM İÇİN DİYARBAKIR CEZAEVİNİ DEĞİL İNCİRLİK ÜSSÜNÜ BOŞALTIN!

ÇÖZÜM İÇİN DİYARBAKIR CEZAEVİNİ DEĞİL İNCİRLİK ÜSSÜNÜ BOŞALTIN!

Köklü Değişim Medya

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 13 Temmuz 2021 Salı günü gerçekleştirdiği Haftalık Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda “Kürt Meselesi ve Çözüm Önerileri” konusu ele alındı. Toplantıda ayrıca “Srebrenitsa Katliamının Yıldönümü” ve “Camilerdeki Saf Düzeni” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, siyasi partilerin ne Kürt meselesinin kaynağı olan milliyetçilikten ödün verdiklerini, ne de terör sorununun asıl kaynağı olan Batılı devletlerle işbirliğinden geri durduklarını, hal böyle olunca da hem Kürt meselesi hem de terör sorunu konusunda nihai bir çözüm bulunamadığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti ve yaptığı açıklamaların önümüzdeki süreçte Kürt Meselesinin tekrar siyasetin ana gündem maddesi olacağına dikkat çeken Yıldırım, şöyle konuştu: “Ancak iktidar ve diğer siyasi partiler bu meseleyi gerçekten çözmek için mi gündeme alıyorlar dersek asla Hayır! Bunlar tamamen seçim sathı mahalline girilirken Kürt Meselesi üzerinden yeni ittifak arayışları, seçim ortaklıkları için yapılan siyasi hamlelerdir. Başka bir şey değil. Eğer Cumhurbaşkanı gerçekten Kürt Meselesini çözmek istese konuşmasında dile getirdiği bu yarayı kaşıyan sömürgeci Batı ile işbirliğine, ortaklığa devam etmezdi. Sorunun kaynağı olan ABD ile müttefiklik devam ederken soruna çözüm bulamazsınız Sayın Erdoğan! Kürt Meselesi ve Terör Sorunu öyle Diyarbakır Cezaevini boşaltarak kültür merkezine çevirmek gibi nostaljik adımlar ile çözüme kavuşmaz. Çözüm için, Diyarbakır Cezaevi değil İncirlik Üssü’nün boşaltılması lazım.”

Hizb-ut Tahrir Türkiye’nin, “Kürt Meselesi ve Terör Sorunu”nun çözümüne ilişkin 2016 yılında başlattığı “Sömürgeciler Gitsin, Terör Bitsin” başlıklı uzun soluklu kampanyayı hatırlatan Medya Bürosu Üyesi Muhammed Emin Yıldırım, çözüm önerilerini şöyle dile getirdi:

“Bu kapsamda bugün terör meselesinin çözümüne yönelik atılması gereken adımları bir kez daha hatırlatıyoruz.

1-Laiklik ve sınırsız özgürlük yalanları ile insanlığı aldatan demokrasi gibi tüm beşeri sistemlerden yüz çevrilmeli yerine yeniden İslami bir sistem olan Raşidi Hilafet kurulmalıdır.

2-Toplumu, bir binanın tuğlaları gibi birbirine bağlayacak tek bağ kuşkusuz İslâm akidesidir. Öyleyse vakit geçirmeden İslâm akidesi, hayatın tüm alanlarında hâkim pozisyona yükseltilmelidir.

3-Teröre destek veren sömürgeci ülkelerle ilişkiler kesilmelidir. İngiltere ve ABD büyükelçilikleri olmak üzere Türk-Kürt ayrışmasını destekleyen, körükleyen devletlerin tüm elçilikleri kapatılmalıdır.

4-Müslümanların aleyhine olan tüm anlaşmalar yok hükmünde sayılmalıdır. Boğazların, sınırların, yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin kullanım haklarını dahi yasaklayan bu tür anlaşmalar var olduğu sürece bağımsızlıktan, siyasi iradeden ve çıkarlarımızdan bahsetmek abesle iştigaldir.

5-Sömürgecilerden bağımsız olan sahih bir ekonomik sistem geliştirilmeli Doğu ve Güneydoğu bölgesine iktisadi yatırımlar hızlandırılmalıdır.

6-Müslümanlar arasında İslam kardeşliği yeniden tesis edilmeli, ulus ve Milliyetçilik üzerinden yürütülen düşmanlaştırma politikasına son verilmelidir. 

7-Ayrımcı politikalar, zorunlu ve doğal göç, terör örgütünün tek muhatap kabul edilmesi gibi hatalardan dönülmeli ve bir daha tekrar edilmemelidir.

Sonuç olarak her meselede olduğu gibi bu sorunun da köklü çözümü, İslam’da ve İslami bir hayatı başlatacak olan İslami bir yönetimdedir. Ecdadımız İslam ile üç kıtaya hükmetmiş ve yeryüzünde adaletin temsilcisi olmuştur. Öyleyse İslam’ı hayatımıza hâkim kılacak olan Raşidi Hilafet devletinin yeniden tesis edilmesi gerekmektedir. Yeniden Allah’ın indirdikleri ile hükmedilmesi gerekmektedir. Bugün güce ve kuvvete sahip olanlar için en büyük hayır, bunun ikamesi için çalışmak olacaktır.”

-------------

Gündem Değerlendirme Toplantısı’nın tamamını okumak için tıklayın.

SON HABERLER