
Arap Rejimleri, Şam Kasabı İçin Devrede: Esed Rejmi, Arap Birliği’ne Kabul Edildi
ABD iş birlikçisi Arap yöneticiler, 12 yıldır Suriye halkını katleden Esed rejiminin Arap Birliği’ne dönüşünü kabul etti.
ABD’nin bölgedeki iş birlikçileri Mısır, Suudi Arabistan ve Irak yönetimlerinin öncülük ettiği katil Esed rejimine meşruiyet kazandırma çabaları Suriye’yi de vuran Kahramanmaraş depreminin fırsata çevrilmesi hız kazanmıştı.
Arap Birliği Sözcüsü, üye ülkelerin dışişleri bakanları tarafından yapılan toplantıda Suriye’nin birliğe geri dönmesi yönünde kararın kabul edildiğini bildirdi.
Irak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Sahaf da, Arap Birliği dışişleri bakanları toplantısında Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönüşü için onay verildiğini “Arap Birliği dışişleri bakanları toplantısında, Suriye’nin birliğe geri dönmesi konusunda anlaşmaya varıldı” ifadeleri ile duyurdu.
Sahaf, Irak’ın Suriye’yi Arap Birliği’ne geri getirmek için diyalog diplomasisi ve Arap entegrasyonu yönünde çaba yürüttüğünü sözlerine ekledi.
Arap Birliği’nin mevcut oturumuna başkanlık eden Mısır’ın Dışişleri Bakanı Samih Şukri de, toplantının açılış oturumunda yaptığı konuşmada, “Suriye krizinin aşamaları, askeri bir çözümün olmadığını ve çatışmada kazanan ya da kaybeden olmadığını kanıtladı” dedi.
Suriye’de bir anlaşmaya varmanın tek yolunun, dış diktalar olmadan, Suriye mülkiyetinde siyasi bir çözüm olduğunu vurgulayan Şukri, “Suriye’nin ıstırabı, siyasi bir çözüme ulaşılamaması nedeniyle daha da arttı” ifadeleri ile ihanetini örtmeye çalıştığı gözlemlendi.
Şukri, uluslararası toplumu ve Suriye krizinin tüm taraflarını Suriye ve halkına karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan da, Arap Birliği’nin Kahire’deki merkezinde düzenlenen Arap Birliği dışişleri bakanları istişare toplantısına katıldı.
Aralarında en başta dışişleri bakanını Pazar günkü toplantıya göndermeyen Katar olmak üzere, bazı nüfuzlu lig üyeleri Esed rejiminin Arap Birliği'ne kabul edilmesine karşı çıkıyordu. Birliğin 22 üye ülkesinden 13'ü dışişleri bakanlarını Kahire'deki toplantıya gönderdi.
23 milyon nüfusun yarısını yerinden eden Esed rejiminin de katılacağı Arap Birliği'nin bir sonraki zirvesi 19 Mayıs'ta Suudi Arabistan'da yapılacak.
Pazar günkü karar, Arap rejimlerinin ABD'nin de desteklediği BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı Kararı uyarınca ihtilafa siyasi bir çözüm bulmaya çalışma taahhüdünü de içeriyor.
ABD’nin Direktifleri İle Esed’e Meşruiyet Kazandırma Çabaları
Yüzbinlerce Müslümanı katleden ve milyonlarcasını yerinden eden Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için depremi de fırsata çeviren bölge ülkeleri Şam zorbası ile el sıkışmak için seferber olmuştu.
Ankara’nın yanı sıra Arap Birliği ve bölge ülkelerin destek verdiği bu çalışma tıpkı “İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarında olduğu gibi bir düğmeye basılmış gibi toplu bir hareketlenme söz konusu…
Daha önce Arap Birliği'ni temsil eden bir heyet katil Esed rejimine meşruiyet kazandırmak için Şam’a gitmişti.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, üst düzey Arap milletvekillerinin Esed rejimi liderliğindeki Suriye’yi yeniden Arap Birliği’ne katma konusunda görüşmek üzere ziyarette bulunduğu ifade edilmişti.
2011 yılında barışçıl halk gösterilerini bombalaması üzerine Arap Birliği’nden uzaklaştırılan Esed rejimi hala halkını katletmesine ve önceki katliamlardan sorumlu olmasına rağmen geri dönüş yolunun açılması dikkat çekiyor. Bu yöndeki çalışmalarda ABD’nin dost ve müttefikleri ciddi performans sarf ediyor.
6 Şubat'ta Türkiye ve Suriye'yi vuran depremi fırsata çeviren siyasiler, Esed rejimine meşruiyet için çaba sarf ederken Ankara, bu plana depremden çok önce dahil olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esed ile görüşmeye hazır olduğunu beyan ederken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Moskova’da Suriyeli mevkidaşı ile bir görüşme yapmıştı. Bu sürece tepki gösteren Suriye halkı ise protesto gösterileri düzenleyerek “Esed’le asla uzlaşmayacağız” sloganları atmıştı. Depremden sonra da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye halkının katiline bir taziye mektubu göndermişti.
Bilindiği üzere ABD’nin desteklediği BM’nin 2254 sayılı kararı gereği Esed’e meşruiyet kazandırılarak masada muhatap alınıyor ve resmi yönetici olarak tanınıyor. Ankara da BM’nin kararı doğrultusunda hareket ettiğini ifade ederek bir milyon Müslümanın katledilmesinden sorumlu Esed ile münasebetini legal olarak lanse ediyor.
“İsrail” ile “normalleşme” anlaşmalarını başlatan Washington, Esed rejimine meşruiyet kazandırma hedefi güden “normalleşme” anlaşmalarını ise perde arkasından yürütüyor. Bölgedeki tüm müttefiklerini harekete geçiren ABD, Baba Esed’den beri bölgede çıkarlarını koruyan Esed rejimini Rusya, Türkiye ve İran’dan oluşan “Astana Üçlüsü” ile ayağa kaldırırken, Cenevre süreci ile de meşruiyet kazandırmayı planlıyor.
Ankara, Esed rejimi ile görüşmeleri BM’nin 2254 sayılı kararına binaen yaptığını sık sık vurguluyor ve ABD’nin Suriye’de desteklediği çözüm olan 2254 sayılı karar doğrultusunda bu siyasete angaje hareket ediyor. “Siyasi süreç” de denilen bu çalışma ile Esed rejiminin meşru yönetim olarak tanınması, geçiş sürecini yönetmesi ve yeniden halka dayatılması amaçlanıyor.
Bu kapsamda Rusya, İran, Türkiye, Esed rejiminin muhatap alındığı masada 4’lü toıplantılar düzenliyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 10 Mayıs’ta Suriye halkının katilleri Rusya, İran ve Esed rejiminin dışişleri bakanlarıyla Moskova’da masaya oturacağını geçen hafta açıklamıştı. 4’lü toplantıların sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve katil Esed’in el sıkışması planlanıyor. Müslüman Türkiye halkının tepkisi nedeni ile el sıkışma seremonisinin 14 Mayıs seçimleri sonrasına bilerek ertelendiği düşünülüyor.
.

Hicri 1447 Ramazan Hilalini Gözetliyoruz

Ramazan Hilali Görüldü: Çarşamba Ramazan’ın İlk Günü

Cübbeli Ahmed, Selefi Provokasyonu İle Ekranlarda

Ankara’da 4 İslami Dernek Mühürlendi





