
ABD-İran Savaşında "Altyapıya Saldırı" Yeni Bir Strateji mi?
ABD ordusu, Başkan Donald Trump'ın ateşkesin bittiğini açıklamasından sonra İran'a yönelik şiddetli saldırılarda yedinci güne girilirken, altyapılar hedef alınmaya başladı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), güçlerinin "gözetleme mevzilerini, askeri lojistik altyapısını, yer altı silah depolarını ve denizcilik kabiliyetlerini hedef aldığını" duyurdu.
İran ise Kuveyt de dahil olmak üzere bölgedeki ABD müttefiklerini hedef alarak karşılık verdiğini duyurdu.
ABD üslerine ev sahipliği eden Kuveyt ise bir önceki gün benzer bir saldırının ardından bir başka enerji ve su santralinin daha vurulduğunu açıkladı.
Elektrik ve Su Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bir diğer elektrik ve su arıtma tesisi düşmanca bir saldırının hedefi oldu ve tesisin bir bölümünde yangın çıktı" denildi. Buna göre, saldırıda bazı enerji üretim üniteleri devre dışı kaldı.
Öte yandan işgalci ‘İsrail’e kalkan vazifesi gören ve ABD üslerini barındıran Ürdün ordusu da gece boyunca hava sahasına ateşlenen 10 İran füzesini engellediğini açıkladı. Herhangi bir hasar bildirilmedi. Bahreyn de hava savunma sistemlerinin İran saldırılarını engellediğini ileri sürdü.
CENTCOM birkaç saat süren saldırıların TSİ 21:30'da sona erdiğini duyurdu.
20 Köy Susuz Kaldı
İran Enerji Bakanı, ABD'nin Cask ilçesinin batısındaki Bunci deniz suyu arıtma tesisine düzenlediği ve 10 bin nüfuslu 20 köyün susuz kalmasına yol açan saldırıyı, "savaş suçu ve uluslararası hukuk ile insancıl sözleşmelerin açık ihlali" olarak nitelendirdi.
İran Enerji Bakanı Abbas Aliabadi yaptığı açıklamada, "Binlerce masum insanın içme suyu ihtiyacını karşılayan deniz suyu arıtma tesisinin hedef alınması, savaş suçu ve insanlığa karşı suçun açık bir örneğidir. Bu eylem yalnızca insani ilkelere ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olmakla kalmıyor, aynı zamanda Cenevre Sözleşmeleri ile bunlara ek protokollerin de açık ihlalini oluşturuyor." ifadeleriyle saldırıya tepki gösterdi.
Washington ile Tahran arasındaki gerilimin odak noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, çatışmaların şubat ayında başlamasının ardından İran'ın fiilen geçişi kapatmasıyla küresel enerji piyasalarında kritik bir dalgalanmaya yol açmıştı.
Küresel petrol ticaretinin beşte birinin karşılandığı su yolu büyük öneme sahip.
ABD bu bölgeyi egemenliği altına almak ve İran’ı tabii b ir devlet haline getirmek için ilk gün saldırılarında Ayetullah Ali Hamaney dahil yaklaşık 40 üst düzey kişiyi katletse de Devrim Muhafızları, ABD ile oturmaya hazır olan siyasi kanada adım attırmamıştı. Ancak imzalanan son mutabakat zaptı ABD ile diplomasinin yürütülmesi ve uydu devlet konumunda kalınması için bastıran siyasi kanat için büyük bir başarı olmuştu. Son saldırıların ardından tekrar gerilen ilişkiler şiddetli saldırılara dönüştü.
Uzmanlar, ABD’nin daha can yakıcı saldırılarla altyapıyı hedef alarak operasyonlarını sıklaştırdığını ve bu yolla istediklerini yaptırmak istediği üzerinde duruyor.

NATO'ya Sadakat, İslami Camiaya Barikat






